Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Judo yap devir

    Hürriyet Haber
    28.07.2001 - 15:30 | Son Güncelleme:

    Harvard İşletme Okulu öğretim üyeleri David B. Yoffie ve Mary Kwak 'Judo'yu yönetime uyguladılar, 'Judo Stratejisi' adlı bir kitap yazdılar. Kitaplarında, judoyu, her yöneticinin, strateji geliştirmek için kullanabileceğini ortaya koydular. İşin özünde 'rakibinizin gücünü ya da momentumunu kendi avantajınıza kullanmak' yatıyor. Pepsi'nin Coca Cola'ya, Palm'in Microsoft'a, Drypers'in P & G'ye karşı kullandığı bu yöntem, özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerde başarı getiriyor. Capital Dergisi Ağustos sayısında 'Judo Stratejisi'ni anlattı.

    ‘‘Düşmanınız geldiğinde onu hoş karşılayın ve gittiğinde, bırakın yoluna devam etsin.‘‘ Judo sporunun yaratıcısı Jigoro Kano'nun en ünlü sözlerinden biri... Bu deyiş, aslında aynı zamanda judonun felsefesini de ortaya koyuyor.

    Judo, ince zekanın ve pratik yaklaşımların yer aldığı bir spor. Pek çok insan bu sporu yaşam felsefesi olarak benimsiyor. Sessiz ve sakin kalarak, kazanmak!

    Harvard İşletme Okulu Strateji Bölümü Başkanı David B. Yoffie ve Mary Kwak, bu düşüncelerden yola çıkarak judonun bildik tekniklerini iş dünyasına uyguladı. Yoffie ve Kwak, çalışmalarının sonunda 'Judo Strategy-Judo Stratejisi' isimli bir kitap yazdılar... İlginç bir yaklaşıma sahip olan kitap, iş dünyasına önemli mesajlar veriyor.

    Capital Dergisi, Kwak ve Yoffie ile görüştü. İkili, judo stratejisini detaylarıyla anlattı. Kwak ve Yoffie, judo stratejisini her şirketin ve her yöneticinin uygulayabileceğini belirtiyorlar. Bu nedenle, şimdi, lütfen ayakkabılarınızı çıkarın, judoginizi giyin ve mindere çıkın...

    Judo stratejisi nedir?

    Büyüklük veya güçten çok beceriye dayalı bir rekabet yaklaşımı. Judo stratejisini üç seviyede ele alıyoruz. Birincisi, kafa kafaya mücadeleden kaçınan bir düşünce şekli. İkincisi, şirketlerin yönetimlerinde baz alması gereken 3 prensip: Hareket, denge ve sonuç almak için kullanılan kuvvet. Üçüncüsü, yöneticilerin, prensiplerini uygulamak için kullanabilecekleri bir araç kutusu.

    Judo stratejisi ne zaman kullanılabilir?

    Judoda kazanmak için güçlü ve büyük olmanız yeterli değildir. Rakibinizden daha güçlü ve daha büyükseniz ve aynı zamanda judo tekniklerinde de daha iyi durumdaysanız büyük ihtimalle kazanan siz olursunuz. Şunu da belirtmekte fayda var; judo stratejisi sadece 'yeni ekonomi' şirketleri için geçerli değil. İnternet zamanında rekabet etmek hız ve esneklik gibi judo için büyük önem taşıyan stratejik becerileri 'hayati ve görülür' kıldı. Fakat, judo stratejisi her sektörde, endüstride kullanılabilir.

    Judo stratejisi nasıl ortaya çıktı?

    Judo stratejisi hakkında ilk olarak 1997'de çalışmaya başladık. 'Judo stratejisi' düşüncesi, David'in, Netscape hakkındaki kitabı 'Competing on Internet Time' (İnternet Zamanında Rekabet) için söyleşiler, araştırmalar yaptığı dönemde oluştu. Söyleşilerden birinde Netscape'te bir teknoloji yöneticisi, Microsoft ile nasıl rekabet etmeleri gerektiğini sorulduğunda ilginç bir yanıt verdi. Yönetici, 'Microsoft'un operasyon sistemlerine ya bir 'değer' ya da Microsoft'u yavaşlatan bir 'engel' olarak bakabilirsiniz' dedi. Bize ilk fikri veren bu oldu. Diğer şirketlerin de karşılarındaki şirketin gücünü ona karşı nasıl kullanabileceğini düşünmeye başladık. Bu, judonun özünü oluşturan düşüncedir.

    Judo tekniklerini iş dünyasına nasıl taşıdınız? Bağlantılar neler?

    Rakibinizin gücünü ya da momentumunu kendi avantajınıza kullanabilirsiniz. Bu kavram daha çok küçük firmalar için ilgi çekici geliyor. Çünkü, daha yeni kurulmuş bir start-up'ın bile büyük firmalarla baş edebileceği anlamına geliyor.

    Ama aynı zamanda her büyüklükteki şirket için daha verimli bir rekabet yöntemi sunuyor. 'Verimli rekabet kavramı' judoda ana prensiplerden biridir.

    Bu stratejinin ana prensipleri nedir?

    Judo stratejisi üç ana prensibe dayanır. Hareket, denge ve sonuç almak için kullanılan kuvvet. Biz bunların 'beraber' çalıştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Şu şekilde; Şirketler oyunun başında hareketi daha güçlü bir pozisyona gelmek için kullanırlar. Denge ise daha güçlü rakiplerin ve saldırıların karşısında hayatta kalmalarını sağlar. Son olarak, kuvvetleriyle rakiplerini alt edebilirler.

    KÜÇÜK DRYPERS DEV P & G'Yİ DEVİRDİ

    Judo Stratejisi adlı kitapta küçük bir firma olan Drypers'ın judo stratejisiyle yarattığı başarı anlatılıyor. Drypers 'dengeyi' kullanarak endüstrinin 400 kiloluk gorili Procter & Gamble'dan gelen saldırılarla başa çıkmayı başarmış. Şirket, çocuk bezi üretiyor. Teksas'taki pazara girmeye çalıştığında, karşısına P & G çıkıyor. P & G tüm eyalette 2 dolarlık indirim kuponları dağıtarak saldırıya geçiyor. Drypers'in, kupon basacak ve dağıtacak parası yok. Şirketin CEO'su o dönemde bir judo kitabı okuyor ve yaratıcı bir judo stratejisi geliştiriyor. Kuponlar dağıtarak kafa kafaya mücadele yerine, Drypers'in, P & G'nin kuponlarını kabul edeceğini açıklıyor. Drypers daha ucuz olduğundan, üzerine kuponları da kabul edince müşteriler sıraya giriyor. Kısa süre sonra Drypers tam kapasite çalışmaya başlıyor. Judo'daki 'itildiğin zaman çek' tekniğini zekice uyguluyorlar. P & G'nin gücünü ona karşı kullanıyorlar.


    JUDO STRATEJİSİNİ UYGULARKEN

    İşinizin özüne derin bir şekilde odaklanın. Odak judo stratejisinde anahtar bir kavramdır.

     Sürekli saldırabilir pozisyonda kalıp, yine de ani ve vahşi saldırılardan uzak durun.

     Gelecek için plan yapın. Zamanı geldiğinde manevra yapamaya hazır olmalısınız.

     Son darbeyi vuracak kuvveti ararken, kullanırken yaratıcı olmalısınız. Judo stratejisi, çoğu zaman güçlü sezgiler ve sınırların dışında düşünme gerektirir.

     Kaybedilen bir savaşta tıkanıp kaldıysanız kapanış müziğiyle yüzleşin. Ayağınızı sürüye sürüye devam etmeyin. Gerektiğini anladığınız anda iş modelinizi değiştirin ve daha sonra dönüp saldırıya devam edin.

    PEPSI, COCA COLA’YI ‘ŞİŞELEDİ’

    Pepsi ve Coca-Cola arasında 1930'larda yaşanan kanlı mücadele, judo stratejisi için iyi bir örnek... O dönemlerde, Pepsi oldukça zayıftı. İkinci kez iflasın eşiğinden dönmüştü. Coca-Cola ise hemen hemen ulusal bir tekel olmuştu.

    Pepsi'nin başkanı, Coca-Cola'nın hayati değerlerini -şişe ağını?- yaratıcı bir yöntemle ona karşı kullanmayı başardı. O zamanlar, küçük boy Coca-Cola 5 sente satılıyordu.

    Pepsi büyük boy şişeyi aynı fiyata satmaya karar verdi. Bu oldukça basit bir hareket gibi görünüyor. Ancak, Coca-Cola buna karşı bir şey yapamadı.

    Altı onsluk şişelerin üretimi için milyonlarca dolar harcamıştı. Bütün donanımı buna göreydi. Bütün bu yatırım ortadan kaldırılamazdı. Coca-Cola için Pepsi'nin yaptığına karşılık harekete geçebilmek yıllar aldı. Bu arada Pepsi bütün ülkede yayılmıştı bile...

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı