Dünya Haberleri

DÜNYA

    Judo siyaseti

    Emre KIZILKAYA
    10 Ekim 2008 - 00:00Son Güncelleme : 09 Ekim 2008 - 22:22

    Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in judo tutkusu, hobinin ötesinde, bir yaşam biçimi.

    Uzmanlara göre, Rus liderin iç ve dış politikada aldığı kararlar, uyguladığı taktikler ve oluşturduğu stratejiler, judonun temel ilkelerine dayanıyor:
    Pozisyonunu iyi ayarla ve rakibinin gücünü kullanarak onu alt et.

    RUSYA Başbakanı Vladimir Putin, ülkesinde fiziksel ve siyasi gücün simgesi olarak görülüyor. Önceki gün tanıtımını yaptığı "Putin ile Judo Öğreniyorum" adlı spor eğitim DVD’si ise, "maço lider" için halkının gözünde idolleşme amacından daha fazlasını ifade ediyor. Zira 56 yaşındaki Putin’in bütün hayatı ve özellikle de bugünlerde izlediği dış politika, kelime anlamı "nazik yol" olan judo sporunu esas alıyor gibi.

    Judoyu "hobi değil, bir yaşam biçimi" diye tanımlayan Putin’in de bu ilkeleri tüm kariyerinde uyguladığı, "imkansız pozisyonlarda" görülmesine rağmen "akılcı hamlelerle" sonuca gittiği görülüyor. Üstelik her seferinde, rakiplerinin gücünü kullanarak galip geliyor. Onları bir yerlerinden yakalayıp, darbe kullanmadan hataya zorluyor. Ya ring dışına itiyor, ya sıkıştırıp nefeslerini keserek veya yere zımbalayarak etkisiz hale getiriyor.

    Ağır ağır yükseldiği KGB kariyerinin ardından 1991’de St Petersburg Belediyesi Dışilişkiler Komitesi Başkanı olan Putin, sadece bir yıl sonra, 93 milyon dolarlık hayali ihracata imza attığı belirlendiği halde görevde kalmıştı. Bu işten zararlı çıkan, Putin değil, onu suçlu bulan komisyon oldu.

    Boris Yeltsin’in 1999’da halef gösterdiği Putin, ismi daha önce hiç bilinmemesine karşın, siyasi rakiplerini de benzer yöntemlerle saf dışı bıraktı.

    Çeçenistan’da uyguladı

    Asayiş için mücadele eden, isimsiz ama güçlü lider imajını kullanan Putin’in bu dönemde başlayan yükselişi, Çeçenistan’da canlanan savaşla hız kazandı. Putin’in buradaki müdahalesi de, judo prensiplerine uygun şekilde oldu. Tıpkı tam 9 yıl sonra Gürcistan’da yapacağı gibi, Rus lider önce rakibinin "dengesiz bir hamlesini" bekledi. Bir grup Çeçen’in Kuzey Kafkasya’daki Dağıstan’ı ağustos ayında işgal etmesini bahane ederek harekete geçti.

    Putin, aynı yılın aralık ayında Yeltsin’in hastalığı nedeniyle fiilen devlet başkanlığını yürütürken, Çeçenistan’daki Rus birliklerine sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. 2003’te yaptırdığı tartışmalı referandumla, bu ülkeyi Rusya’ya bağladı ve ABD’nin Irak’ta yıllardır yapamadığını başarıp, parlamento seçimlerinin ardından Çeçenistan’a istikrar kazandırdı.

    Putin’in şimdi Gürcistan’da da bir judo müsabakasını andıran hamlelerle zafer kazandığı söyleniyor. Rusya şimdilik kendisinden güçlü olan Batı’yı da Gürcülerle birlikte yendi. Peki ya bir gün Putin de, ülkesinde tavana vuran iktidarına kanıp, uluslararası judo minderinde (tatami) nafile bir güç gösterisi yaparak dengesiz yakalanırsa?

    İşte Rus liderin siyasette uyguladığı judo ilkeleri

    Rakibin seni ittiğinde, sen onu çek. Rakibin seni çekiyorsa, sen onu it.

    Önemli olan, oluşan bu kombine gücü nereye ve ne zaman yönlendireceğindir.

    İtmek veya çekmek mümkün değilse, bütün vücudunu kullanarak rakibi yerden kaldır ve dengesini boz.

    Rakibinin seni yere indiremeyeceği bir duruş almaya çalışma. Çünkü sürekli bu pozisyonda olmalısın.

    Gevşek kal, böylece esnekliğini korursun. Kuvvet, sadece gerekli olduğunda hazır edilmelidir.

    Hücum ve müdafaa ayrı şeyler değildir. Her saldırı savunmaya dönüşür. Her savunma aslında saldırıdır.

    40 yıldır dövüşen 6’ncı ’dan’ üstat

    14 yaşından beri judo yapan ve "6’ncı dan" seviyesine ulaşan Putin, 1975’te "üstat" oldu. St. Petersburg’daki judo okulu Yawara Dojo’nun başkanlığını hala sürdüren Putin’in, Rusça ve İngilizce’de yayımlanan "Vladimir Putin ile Judo" adlı bir kitabı da var. Putin, Gürcistan ile imzaladıkları ateşkes anlaşmasını hazırlayan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’e de yakında judo dersleri vereceğini söyledi.

    Sportif uzman yorumu

    Harai Goşi’yi çok iyi yapıyor

    TÜRKİYE’ye, halter ve güreşten sonra üçüncü bir branşta ilk altın madalyasını 2000 yılındaki Sydney Olimpiyatları’nda 66 kiloda kazandıran judo şampiyonumuz Hüseyin Özkan, Çeçen asıllı bir sporcu. 20 yaşında Türkiye’ye göç eden Özkan’a göre, Vladimir Putin’in dövüş tekniğindeki en belirgin özellik, "Harai Goşi" hareketini çok iyi yapması. Bu hamlede, rakibi üstünüze çekiyor, kalçanızı kullanıp çelmeyle takla attırarak onu yere seriyorsunuz. Özkan, "Türkiye’ye gelmeden önce Rus genç milli takımlarındaydım. Üç ay önce Dünya Kulüpler Şampiyonası’nda Büyükşehir Belediyespor adına yarıştım. Putin de şeref tribünündeydi" dedi.

    Judo ve Kuraş Derneği Asbaşkanı Cüneyt Yeşilnur ise, "Judonun kurucusu olan Kano Jigoro da, Putin gibi hafif biriydi. Zaten judo, kendinizden iri kişileri yenmenizi sağlıyor. Amaç, karındaki ağırlık merkezinin (hara) aşağısına inip, kaldıraç kuvvetiyle rakibi altetmek. Burada rakibi tanımak, bu merkezi bulabilmek önemli. Eski bir istihbaratçı olan Putin için bu zor değildir" ifadesini kullanıyor.

    Eski milli judocu Gündüz Atik de, aynı zamanda bir ekonomi doktoru. Pazarlama sistemleri konusunda seminerler veren Atik, KGB üyelerinin tamamının uzakdoğu sporlarıyla ilgilendiğini belirterek, "Putin, televizyondan izlediğim kadarıyla ciddi bir judocu. Tekniği çok iyi" diyor.

    Siyasi uzman yorumu

    Gürcistan’ı hataya zorladı

    WASHINGTON Enstitüsü’nün Türkiye Programı Direktörü Soner Çağaptay, Vladimir Putin’in "judo siyasetini", Gürcistan’daki son savaş bağlamında, Hürriyet’e değerlendirdi. Çağaptay’a göre, Rusya aslında bir "süpergüç" değil, "konjontürel bir enerji devi." Nitekim devasa enerji sektörünü çıkardığınızda, aslında Rus ekonomisi, nüfus itibariyle ikiye katladığı Türkiye’nin ekonomisinden bile küçük. "Bu nedenle Rus dış politikası, Rus enerji sektörünün bir enstrümanı haline geldi" diyen Çağaptay, Moskova’nın, öncelikle rakiplerinin "yanlış hamleler" yapmasını beklediğini, hatta onları bu yönde manipule ettiğini söylüyor.

    Gürcistan’da yaşanan da böyle bir "judo müsabakası" idi. Putin, Gürcistan’ı, önce, ayrılıkçı Güney Osetya’yı silah zoruyla zaptetmesi için tahrik etti ve üzerine çekti. Gürcü lider Mihail Saakaşvili buna kandı. Putin, Güney Osetya’ya çullanan hasmının hatasından faydalanıp onu alaşağı etti. Bu karşılaşmadan, hiç şüphesiz Moskova galip ayrıldı ve bölgenin "efesi" olduğunu dünyaya gösterdi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı