"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Jenerik ilaç 10 dakika erken etkiledi 200 bin Euro anında çöpe gitti

DÜZENLEDİKLERİ “Kat Kat Değer Kat” yarışmasının aralarında yer aldığım bazı jüri üyeleriyle birlikte Bilim İlaç’ın, Gebze’de 120 milyon Euro yatırımla 1.5 yıl önce devreye aldığı üretim tesislerindeyiz.

Bilim İlaç Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karaağaç, Genel Müdür Erhan Baş ve İşletme Direktörü Cengizhan Nas’la birlikte 30 bin metrekaresi üretime dönük, toplam 55 bin metrekare kapalı alana yayılan Türkiye’nin en büyük ilaç tesisini geziyoruz.
Abdi İbrahim, Novartis ve Sanofi’nin ardından 10-11 milyar dolarlık Türkiye pazarında 4’üncü olan Bilim İlaç’ın Gebze tesislerinde öncelikle laboratuvar ve Ar-Ge merkezine yöneldik. Cengizhan Nas, hemen bir noktanın altını çizdi:
- Laboratuvar ve Ar-Ge merkezine ayrılan toplam alan 4 bin 500 metrekare. Türkiye’deki bazı ilaç fabrikalarının toplam büyüklüğünün bu kadar olduğunu hatırlatmak isterim. Ar-Ge’ye bir fabrika alanı kadar yer ayırmış durumdayız.
- Kaç kişi Ar-Ge’de çalışıyor?
- Gebze’deki 450 personelin 110’u Ar-Ge’deki arkadaşlarımızdan oluşuyor.
Cengizhan Nas, ardından fabrikada kullanılan suya vurgu yaptı:
- Şebeke suyunu her türlü maddeden arındırıp, gerçek anlamda “saf” hale getirmek için 2 milyon Euro’luk yatırım yapıldı.
Tesisleri gezerken Karaağaç, Baş
ve Nas’tan sıklıkla “jenerik”, diğer
adıyla “benzeri” ilaç deyimini
duyunca, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Derneği Başkanı Ömer Sarıoğlu sordu:
- Nedir bu jenerik ya da benzeri ilaç?
Erhan Baş yanıtladı:
- Orjinal ilacın benzeri anlamına geliyor. Yani, uluslararası ilaç devleri bir ilacı geliştiriyor. Patentini alıp, piyasaya sürdükten sonra bir koruma dönemi (genellikle 6 yıl) söz konusu. Koruma süresi bitince, bizim gibi şirketler o ilacın içeriğini çözüp, aynısını üretiyor.
- O ilacın daha iyisini üretmek mümkün değil mi?
- Aynısını üretmek durumundayız. Benzeri ilaç için de orjinalle aynı prosedür uygulanır, tüm deneylerden geçer, Sağlık Bakanlığı’ndan izinler alınmasının ardından piyasaya girer.
Bülent Karaağaç, araya girip yaşadıkları bir örneği aktardı:
- Bir ilacı ürettik. Daha izinlere başvurmadan orjinaline oranla 10 dakika erken etki gösterdiğini belirledik. Bunun üzerine iptal edip yeniden çalışmaya başladık.
Araya girip sordum:
- Size ne kadara mal oldu bu iptal?
- 200 bin Euro’ya...
Erhan Baş, bir ekleme yaptı:
- Benzeri ilaç, elbette orjinalle aynı özellikleri taşımak zorunda. Ancak, bir de “süper jenerik”ler var.
- O nedir?
- Örneğin günde üç kez alınan ilacı, tek doza indirmek gibi.
Bilim İlaç’ın Gebze tesisleri, yerli üreticilerin ulaştığı nokta açısından hepimize gurur verdi...

‘İlaç takip sistemi’ 1 Ocak’ta başlıyor

BİLİM İlaç Genel Müdürü Erhan Baş, paketleme bantları arasında dolaşırken, bir cihazı gösterdi:
- Bu bilgisayar, banttan her geçen ilaç kutusuna barkod benzeri bir veri yüklüyor.
- Ne işe yarıyor?
- Sağlık Bakanlığı, “sahte ilaç”ın önüne geçmek için “ilaç takip sistemi” oluşturulması kararı almıştı. Bu karar çevrevesinde biz de paketleme bantlarımıza bu cihazı yerleştirdik.
- Uygulama ne zaman başlıyor?
- 1 Ocak 2010’dan itibaren devreye girecek.
- Sağlık Bakanlığı, banttan çıkan her ilaçtan haberdar olabilecek mi?
- Üretim bantlarındaki tüm bilgiler Sağlık Bakanlığı’na iletilecek.
Erhan Baş’ın aktardığı verilere göre, Türkiye’de
300 dolayında ilaç şirketi faaliyet gösteriyor. Bunlardan 42’si üretim yapıyor. İlk 20’deki ilaç üreticileri ise sektörün yüzde 75’ini oluşturuyor.
Göz önündeki üreticilerin “ilaç takip sistemi”ne girmesi, sahte ilacı önlemeye yetecek mi?
Birçok alanda olduğu gibi, ilaçta da “merdiven altı üretim” engellenebilecek mi?

Cirosu 420 ihracatı 30 milyon dolar

BİLİM İlaç Genel Müdürü Erhan Baş, cirolarının 420 milyon dolar, ihracatlarının da 30 milyon dolar olduğunu vurgulayıp, ekledi:
- Kendi ilaçlarımızın yanı sıra uluslararası ilaç şirketlerine de fason üretim yapıyoruz. Hedefimiz ihracatımızı daha yukarılara taşımak.
Baş, son 5 yılın en fazla büyüyen ilaç şirketi olduklarının altını çizdi:
- Ayrıca Ar-Ge’ye çok önem veriyoruz. Cironun yüzde 5’i
Ar-Ge’ye gidiyor. 8 personelimiz patent işleriyle uğraşıyor.

Tablet üretimi süresi 2 günden 3 saate indi

ÇERKEZ-KÖY’de de bir fabrikası olan Bilim İlaç’ın Gebze’deki tesislerinde yöneldiğimiz bölümlerden biri de “tablet üretim bölümü”ydü.
İşletme Direktörü Cengizhan Nas, sadece koridorlardan görebildiğimiz bölümde üretimde ulaşılan noktaya dikkat çekti:
- Bir tabletin oluşumu daha önce 2 gün sürerdi. Bu tesiste süre 3 saate kadar indi.
250 milyon kutuluk üretim kapasitelik fabrika, 2009 yılını 90 milyon kutuyla geride bırakacak. Ancak, pazar büyüdükçe, ihracat arttıkça fabrikanın üretim kapasitesi de 350 milyon kutuya kadar çıkarılacak.

İş emniyeti nefes gibi almayı unutma

BİLİM İlaç’ı gezerken, üretim bantlarının bulunduğu bölümlerdeki “iş emniyeti” uyarılarından ikisi dikkatimi çekti:
· İş emniyeti nefes gibidir, almayı unutma.
· Gözlüğümü takarım, kulağımı tıkarım, ben işimi sağlıklı yaparım.
İş emniyetine “nefes” benzetmesi, bana oldukça ilginç geldi...

4.3 milyon Euro’yu 38 metre yüksekliğindeki insansız depoya yatırdı

BİLİM İlaç’ın Gebze’deki tesisinde uğradığımız son bölümlerden biri, 4.3 milyon Euro’ya mal olan 38 metre yüksekliğindeki “insansız depo” oldu.
Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Karaağaç, heyecanla anlattı:
- Bundan 15 yıl önce Almanya’da bir tesis gezerken böyle “insansız depo” görmüş, gıpta ile bakmıştım. Şimdi artık bizim de iddialı bir depomuz var.
Genel Müdür Erhan Baş’a sordum:
- Bir ilaç fabrikasının bu kadar iddialı depoya ihtiyacı var mı?
- Günde 400 bin, ayda 11-12 milyon kutu ilaç üretimimiz var. Dolayısıyla bu boyutlarda depo bizi çok rahatlattı. 9-10 personelin yapacağı işi, bizim depoda robotlar yapıyor. Bu depoda 11 bin 500 paletlik kapasite var.
- Hiç yanılma, yanlış bölümlere götürme olmuyor mu?
- Test aşamasında karışıklık oldu. Sistemi kuran Alman şirketin uzmanları geldi, “Ortam tozlu, bu karışıklık ondan kaynaklanıyor” tespiti yaptı. Arkadaşlarımız “Alman’ın gözüne çapak kaçtı” diye espri yaptı.
- Sorunu nasıl çözdünüz?
- Depoyu tozlardan tümüyle arındıracak havalandırma sistemi kurduk...

X