Gündem Haberleri

    Jane'in Zaferi

    Hürriyet Haber
    06.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Amerikan ordusunun en sert sınıfı ve içlerinde güzel bir kadın. Bir kadının maçolardan daha maço ve sert olabileceğinin tek örneği. Tabii ki karşınızda Demi Moore.

    G.I.Jane (Jane'in Zaferi), başrollerini Hayalet, Striptiz, Taciz gibi birçok filmden tanıdığımız Demi Moore, Drama Eleştirmenleri Ödülü sahibi Viggo Mortensen ve Oscar, Tony ve Emmy ödülleri sahibi Anne Bancroft'un paylaştığı, Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne kabul edilen ilk kadın askerin yaşadığı zorlukları anlatan bir film. Filmin yönetmeni Ridley Scott, yapımcıları ise Roger Birnbaum, Demi More, Suzanne Todd ve Ridley Scott.

    Cesareti ve yetenekleriyle tanınan teğmen Jordan O'Neil(Demi Moore), Amerikan Deniz Kuvvetleri'nin gizli operasyonlar ekibinde yer alan ilk kadın askerdir. Bu birlikteki askerler, John Urgayle(Viggo Mortensen)'in yönetiminde hem psikolojik, hem de fiziksel anlamda çok zorlu ve yıpratıcı bir eğitimden geçmektedirler. Bu sebepten kadın askerlere yer vermeyen birlikte, erkeklerin bile yüzde 60'ı başarısızlığa mahkumdur. Yüksek rütbeli subaylar ve bürokratlar, hatta O'Neil'i tek destekleyen Senatör Lillian DeHeaven(Anne Bancroft) bile, bu ağır şartlar karşısında O'Neil'in pes edeceğini düşünmektedir. Eğitimin son günlerinde Ortadoğu'da bir göreve atanan birlik, O'Neil'in liderlik gücüne güvenmek zorunda kalır. O'Neil hem görevini tamamlamak, hem de Urgayle'in hayatını kurtarmak zorundadır.

    Yeni kadının idolü

    Filmin senaristi Daniella Alexandra, projenin kabul edildiği ilk günden beri teğmen O'Neil rolü için en uygun kişinin Demi Moore olduğunu düşünmüş. Senarist, Moore'u şöyle tanımlıyor. ‘‘Bence o yeni dünya kadınının idolüdür. Hiç kimse onun kadar cesur, gösterişsiz ve başarılı olamaz.’’ Şimdiye kadar oynadığı rollerden çok farklı bir karakterle izleyicinin karşısına çıkan Demi Moore'un görüşü ise şöyle: ‘‘Repertuarımda o kadar değişik roller vardı ki bu rolün benim için eski olmayan bir tip ifade etmesi gerekiyordu. Gerçekten de öyle oldu. Seyirci beni hiç bu kadar sert ve değişik bir karakterle görmemişti. Filmin benim için bir başka önemi ise filmin konusunun sadece bir kadına yönelmeyip tüm kadınların istediklerini başarabileceğine izleyiciyi inandırmasıydı.’’

    Senaryo çalışmaları devam ederken yönetmen ve yapımcılar da filmin gerçekçiliği açısından çok önemli olan yardımcı oyuncuları seçtiler. Senatör DeHeaven rölü için Anne Bancroft çok uygundu. Yapımcılara göre Bancroft, hem sert, hem de sempatik olmayı başarabilen ender oyunculardan biriydi. John Urgayle rolü içinse, düşünülen yeni yüz, Crimson Tide filminden de tanıdığımız Viggo Mortensen olarak belirlendi. Mortensen'ın bu filmdeki rolüyle, oyunculuk kariyerinde bir patlama yaşayacağına kesin gözüyle bakılmaya başlandı.

    Filmdeki askeri ekip ise daha önceden bu tip rollere alışık oyunculardan oluşturuldu. Ayrıca, bu kadro da, çekimler öncesi çeşitli dayanıklılık sınavlarından geçirildi. Diğer yandan, Demi Moore ise rolünü daha gerçekçi hale getirmek ve bir kadının gerçek hayatta böyle bir ekipte ne kadar yapabileceğini göstermek için, film öncesi hiç bir eğitim almak istemedi.

    Filmin yönetmeni Ridley Scott, filmde hem askeri eğitim safhasındaki zor şartları, hem de gerçek bir savaş ortamını başarıyla yansıtıyor. Filmde, Hugh Johnson'ın görüntüleri ve Trevor Jones'un müzikleriyle bütünlük başarıyla sağlanmış. Amerika'da gösterime girdikten sonraki üç hafta boyunca liste başı olan film, Demi Moore hayranlarını düş kırıklığına uğratmadı.

    Bir meleğe aşık oldum

    Mantıklı, kendi yeteneklerine güvenen bir kadın, varlığını kabul edemediği bir erkeğe aşık olursa ne olur?

    Melekler Şehri, Nicolas Cage ve güzel yıldız Meg Ryan'ın başrollerini paylaştığı ilginç bir aşk hikayesi.

    Yapımcılar filmi, bilimsel verilerle uğraşan bir doktorla, bir kadına aşık olup insana dönüşmeyi ve dünyaya karışmayı göze alan bir meleğin müthiş aşk hikayesi olarak tanımlıyorlar.

    Meg Ryan'ın bugüne kadar canlandırdığı bütün rollerin ortak yanı var. ‘‘Onlar kim olduklarını bilmeyen, bunu çözmeye çalışırken aşktan yardım alan karakterler’’ diyor Ryan... Dr. Rice, hayatı boyunca bilim ve bilimsel verilerle uğraşmış, mucizelere inanmayan, herşeyin bilimle açıklanabileceğini düşünen bir cerrah. Nedensiz bir şekilde ölen hastası kontrolünü kaybetmesine yol açıyor. Şimdiye kadar herşeyi kontrol edebileceğini düşünen Dr. Rice'ı bu uykudan bir melek uyandırıyor. Yapım ekibinin Seth karakteri için düşündüğü ilk isim Nicolas Cage olmuş. Oyuncu yüzü, vücut dilini kullanma ve role derinlik kazandırmadaki yeteneğiyle bir meleği başarıyla canlandırıyor. Cage aslında bir süredir macera filmi dışında bir filmde rol almayı istiyormuş. Bir melek ve doktor arasındaki aşk ve bu iki karakterin işlerinin tezatlığı oyuncuyu etkilemiş.

    Filmde, kendi özgün müziği dışında U2, Alanis Morissette, Peter Gabriel, Sarah McLaclan, Paula Cole ve Goo Goo Dolls gibi müzisyenler ve grupların müzikleri de kullanılmış. U2'nun If God Would Send His Angels baladı, grubun ilk önerdiği şarkı olmuş. Paula Cole'un Feeling Love ve Goo Goo Dolls'un film için yazdığı Iris, Melekler Şehri'nin diğer müzikleri arasında...

    Efsane teröristin hayatı

    Eoin McNamee'nin ilk romanı Resurrection Man ilk olarak 1993 yılında yayınlanmış ve çok iyi eleştiriler almıştı. İrlanda'nın yakın geçmişinde geçen bir gerilim olan Terörist'in (Resurrection Man) merkezinde acımasız bir katil olan Victor Kelly var. Filmde Kelly, bir katil çetesinin başı. Kendisine Cagney ve Dillinger'ı örnek alan Kelly, zalimliği ve şiddete olan düşkünlüğü sayesinde koruklan ve nefret edilen bir efsane haline dönüşüyor.

    Yayınlanmadan hemen önce kitabı okuma imkanı bulan yapımcı Andrew Eaton şöyle diyor: ‘‘Bu harika diyaloglarla dolu bir gerilim. Karakterler çok iyi çizilmiş. Bunun yanısıra hikayenin sizi ne olacağı konusunda sürekli rahatsız eden bir çizgisi var.’’

    Filmin çekimleri Manchester, Warrington ve Liverpool'da 6 hafta boyunca sürmüş. Filmin yönetmeni Andrew Eaton çekimlerin Belfast'ta yapılamamasının sebebini şöyle açıklıyor: ‘‘Hikayenin geçtiği yıllarda Belfast'ın merkezinde bir çok boş alan ve arazi vardı. Ancak artık yok... Manchester ve Liverpool, Belfast'ın o yıllardaki haline çok benziyor. Aradaki farkı söyleyebilmek neredeyse imkansız.’’

    Görüntü yönetmeni Pierre Aim, filme Amerikan film-noir tarzında bir görüntü vermeye çalışmış. Aktörlerin çoğu Kuzey İrlandalı'lardan seçilmiş. Filmde Stuart Towsend, James Nesbitt, Geraldine O'Rawe, John Hannah ve Brenda Fricker rol alıyorlar.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı