Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Jan Nahum, tasarım ve nanoteknoloji ile iş dünyasında

    A.A.
    21.10.2007 - 11:22 | Son Güncelleme:

    Uzun yıllar otomotiv sektöründe üst düzey yöneticilik yapan Jan Nahum, ağabeyi ile birlikte kurduğu Hexagon Danışmanlık ile, otomotivde tasarım ve bunun tamamlayıcısı olarak gördüğü nanoteknolojiyle iş dünyasına geri döndü.

    Hexagon Danışmanlık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Jan Nahum,  şirkette kendisinin ve ağabeyi Klod Nahum'un yanı sıra, diğer çalışanların da iyi bir otomotiv tecrübesi bulunduğunu kaydetti.

    Türkiye'nin otomotivin değer zincirinde üretimin önündeki kısmı oluşturan tasarım, geliştirme, konsept, prototip, mühendislik konusunda artık bir aşama yapma durumunda olduğunu vurgulayan Nahum, “Fakat bunun bir kısmı eksik. Üretimi olmayan, yani bir üreticiye veya yabancı bir lisansöre bağlı olmayan, özerk bir otomotiv altyapısı varlığına ihtiyaç var. Biz ona soyunalım dedik.Yan sanayi, yabancı ortağı olmayan daha küçük otomotiv sanayi ile büyük şirketlerin darbesel dönemlerinde yükünü onlardan alan destekleyici bir tohum atalım istedik” şeklinde konuştu.

    Bu alanda katma değer yaratmak üzere işe giriştiklerini anlatan Nahum, “Nasıl bir vakitler Türk aracını Avrupa alır mı almaz mı konusunda tereddüt yaşandıysa, ancak şu anda bu alanda en iyisini yapıyoruz, şimdi acaba Türkiye'de tasarlanan olur mu olmaz mı tereddütü var. İnşallah bu, önümüzdeki 10 yılda kırılacak. 2020'lere girdiğimizde Türkiye'ye otomotiv tasarımı ve mühendisliğinde (tabii ki canım niye olmasın)ı getirmiş olacağız. Ama onu getirene kadar da akla karayı seçeceğiz” dedi.

    Hexagon'un çıkış noktasının özgün tasarım yapmak, tasarım noktasında destek, mühendislik, prototip, master model, konsept model gibi alanlar olduğunu belirten Nahum, farklı alanlardaki çalışmalarıyla adım adım halkaları büyüttüklerini vurguladı.

    “ULUSLARARASI ŞİRKETLERE ALT YÜKLENİCİ OLARAK YAPILANDIK”

    Jan Nahum, bunları yaparken ister istemez teknolojiyle flört edildiğini, şu andaki dönemin de nanoteknoloji olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
    “Dolayısıyla bu defa bütün her şeyi etkileyen nanoteknolojiden bir tek otomotive bakacağım diyemiyorsunuz, hepsine bakıyorsunuz. Yeni teknoloji ile otomotivin kesişme noktası, nanoteknolojiyle ilgili. Bizim Hexagon olarak ana çıkış noktamız otomotivde tasarım, nanoteknoloji ise bunun tamamlayıcısı. Bu, öyle bir tamamlayıcı ki, sadece otomotivi değil tüm endüstrileri yatay olarak kestiği için sadece otomotiv kısmıyla ilgileniyoruz. O yetkinliği yarattığımız an bunu başka alanlara da taşıyacağız.

    Şu anda yan sanayi ile çalışıyoruz ama önce küçük parça tasarımından, sonra varolan projelerin bir kısmına girerek, ardından daha büyük projelere dahil olarak adım adım ilerleyeceğiz. Ondan sonra çıkacağız ve (biz şimdi komplesine müdahale ediyoruz) deme iradesini göstereceğiz. Bu arada hedef, sadece içeriye hizmet etmek değil. Hedef, uluslararası alanda güçlü olmak. Dolayısıyla uluslararası şirketlere de alt yüklenici olarak yapılandık ve bu konuda çalışıyoruz. Bizim İtalya'daki iki şirketle anlaşmamız var. Bana sorsanız sizin gönlünüzde yatan ne? Ben 10 yıl sonra dünyanın en iddialı otomotiv ve ulaştırma sahalarına odaklanmış tasarım şirketlerinden biri olarak Türkiye'den marka çıkarmak istiyorum. 2020'de dünya üstünde iddialı 10 tane tasarım şirketi mi var? Bir tanesi biz olmak istiyoruz.”

    “BÜYÜK KURUMLARIMIZ UCUNU GÖRMEDİKLERİ TÜNELE GİRMEYE ALIŞKIN DEĞİL”

    Nanoteknolojiyi, maddeyi meydana getiren moleküler yapıyı yöneten bir ilim olarak tanımlayan Nahum, nanoteknolojinin 2000'li yıllarda gittikçe hız kazanmaya başladığını ve önümüzdeki yıllarda her şeye nanoteknolojinin gireceğinin öngörüldüğünü belirterek, “Bu o kadar güçlü bir konu ki, rekabetçilik adına bunu elinde tutanlar kendilerine daha çok katma değer sağlayacaklar, tutamayanlar ise lisans ve benzeriyle bunu almak isteyecekler” dedi.
    Dünyada ABD, Almanya, İtalya, Çin, Rusya, Tayvan, Kore gibi birçok ülkenin bu konuda yarış içinde olduğuna ve bu alandaki hakimiyetlerini artırmak için çok büyük kaynak ayırdıklarına dikkat çeken Nahum, “Türkiye'de ise nanoteknolojiye ayrılan kaynağın miktarı, devlet olarak Türkiye'yi, bu yarışta en önde gidenlerden bir tanesi yapmaya müsait değil” görüşünü aktardı.

    Nahum, Hexagon olarak ABD'de nanoteknoloji konusunda üniversitelerin ne yaptığını araştıran ve neler yapıldığını kataloglandıran Lux Research adlı şirketle işbirliğine gittiklerini, bu şirketin nanoteknoloji alanında ABD'nin devlet olarak geri kalmasını engellemek için yılda milyar dolar seviyesindeki kaynağın üniversitelere ve araştırma kurumlarına verilmesi gerektiği konusunda lobicilik yaptığını söyledi.

    Hexagon olarak ilk etapta Türkiye'de büyük şirketlere ve önemli kurumlara giderek bunları Lux Research ile biraraya getirmeyi istediklerini, ancak Türk endüstrisinin buna çok da fazla açık davranmadığını ifade ede Nahum, “Bizim büyük kurumlarımız bilinmeyene, karanlığın içine, ucunu görmedikleri tünelin içine girmeye alışkın değiller. Onun için nanoteknolojiye çok fazla yatırım yapmıyorlar. Ama dünya buna çok süratli yatırım yapıyor” diye konuştu.

    “ABD'DE TRİLYON DOLARLAR CİVARINDA GELİR BEKLENİYOR”

    Gittikleri büyük şirketlerin yaklaşımının bekledikleri gibi olmadığını, bunun üzerine çalışma modelini değiştirdiklerini ifade eden Nahum, Hexagon olarak nanoteknoloji konusundaki fırsatları değerlendirmeye, pazarlamaya veya yatırımı yapmaya odaklandıklarını, ancak fiziki araştırmayı yapmadıklarını, başkalarının gerçekleştirdiği araştırmaları faydalı ürüne dönüştürmede katalizörlük, yatırımcılık görevi üstlendiklerini aktardı. Nahum, Hexagon olarak şu anda 5 konuda 5 ürünün takibini yaptıklarını bildirdi.

    Nahum, “Meşhur 2023 belgemiz vardır. 2023 yılında hangi teknolojiler Türkiye için önemlidir diye koymuşuz. Bunlardan biri nanoteknoloji... Böyle giderse 2023'te nanoteknolojide iddialı olamayız. İddialı olabilmemiz için şimdi milyar dolarları koymamız lazım ki, 15-20 milyar dolar yatırım yaparsak 2023'lerde onlarla (diğer ülkelerle) aşık atabiliriz. Biz bu prosesi hızlandırmak istiyoruz. Nanoteknoloji fırsatı şu anda var. Türkiye'nin diğer ülkelere (siz bekleyin 2023'te hazır olacağız, sizinle o zaman aşık atarız) diyecek hali yok” şeklinde konuştu.

    Nanoteknolojiye büyük yatırım yapan ülkelerin gelir beklentilerinin de büyük olduğuna dikkat çeken Nahum, “Örneğin ABD'de akılları durduracak boyutlarda, önümüzdeki yıllarda trilyon dolarlar civarında gelir bekleniyor. 5-10 yıldır birçok devlet buna korkunç yatırım yapıyor. Çin, Rusya, Almanya, Fransa, İtalya, ABD, İngiltere, Hindistan, Tayvan'ı yakalamamız şu anda zor. Ancak bir yerden başlamamız lazım” diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı