"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

İzmirli Papatya ile evlenen Yorgo, Girit’in tek Türkçe rehberi

İzmirli Papatya’nın eşi Giritli Yorgo Papadopoulos bu haftaki konuğum...

Her ikisi de üniversite öğrencisiyken internetten tanışarak evlenip, önceleri İzmir’de yaşayan çift şimdi Maya ve Dario adındaki çocuklarıyla Girit Kandiye’de oturuyor. Yorgo, Girit’te Türkçe bilen tek rehber olmasından dolayı Türk turistlere adayı gezdirdiğini, Türklerin Girit’ten göç etmiş ataları nedeniyle duygusal anlar yaşadığını anlatıyor. Eski arkadaşım Papatya ve eşi Yorgo ile İzmir’e geldiklerinde buluşup sohbet ettik.

- Giritli misiniz?
- Evet, doğma büyüme Giritliyim ama babamın babası, dedem Kayseri’nin bir köyünde doğmuş ve büyümüş. Ana dili Türkçe’ydi.
- Çocukluğunuzda Türkiye hakkında nasıl fikirleriniz vardı?
- Çocukluğum boyunca dedemden Türkler hakkında hep barış ve anlayış dolu sözler duyardım. Bundan dolayı Türkiye hakkında olumlu bir önyargıya sahiptim.

İNTERNETTEN TANIŞTIĞIM İZMİRLİ PAPATYA İÇİN TÜRKİYE’YE GELDİM

- Türkiye’ye ilk gelişiniz nasıl oldu?
- 1990’da üniversitedeyken ilk defa İzmir’e geldim. İnternet üzerinden tanıştığım Papatya’yla şahsen tanışmak için tek başıma yola çıktım.
- İnternet’ten mi? Nasıl oldu bu?
- O zamanlar yalnızca üniversitelerin birbirine bağlandığı, internet öncesi bir bilgisayar ağı vardı. O dönemde e-mail bile yoktu. Bilgisayar ağını kullananlar, hiçbir şey ifade etmeyen kullanıcı isimleriyle mesajlaşıyorlardı. Papatya, Ege Üniversitesi’ndeyken ben de Girit Üniversitesi’ndeydim. Tamamen şans eseri birbirimizi bulduk. Bir süre mesajlaştıktan sonra normal postayla mektuplaştık, birbirimize fotoğraflarımızı gönderdik. İlk fırsatta da onu görmeye gittim.

AİLELERİMİZ TEDİRGİNDİ AMA VAZGEÇMEYİNCE İKNA OLDULAR

- Evlilik kararınıza aileleriniz nasıl tepki verdi?
- Başlangıçta ailelerimiz oldukça tedirgindi. Ama zamanla alıştılar ve bizi vazgeçiremeyeceklerine ikna oldular.
- Türkiye’de yaşadınız mı?
- 1995’te İzmir’de evlendik. 4 sene kadar da İzmir’de yaşadık.
- Peki, neden Yunanistan’a gitmeye karar verdiniz, Girit’i seçtiniz?
- İzmir’de tatminkâr bir iş bulamayınca ikinci memleketimiz olan Girit’e taşınıp turist rehberi olmaya karar verdim. Çünkü o zamana kadar adada Türkçe rehberi yoktu.
SINIRLI SAYIDA GELEN OLDUĞU İÇİN DİĞER DİLLERİ DE KULLANIYORUM

- Girit’teki tek Türkçe bilen rehber olmanız nasıl bir fark yaratıyor?
- Adadaki tek Türkçe rehberi olmam sanıldığı kadar büyük bir avantaj olmadı. İşimin en büyük kısmını diğer dillerle yapıyorum. Çünkü ne yazık ki Türkiye’den sınırlı sayıda gruplar geliyor.
- Girit nasıl bir ada, en çok hangi ülkelerden turist geliyor?
- Girit, Yunanistan’ın en büyük adası. Avrupa’nın her yerinden turist geliyor. En çok kuzey Avrupa’nın, Fransa’nın ve Rusya’nın tercih ettiği bir tatil yeridir.
DEDELERİNİN EVLERİNİ ARIYOR YA DA MEZARLARI İÇİN TOPRAK GÖTÜRÜYOR

- Girit’te Türklere nasıl bakıyorlar?
- Girit’te çok sayıda İzmir ve civarından gelmiş mübadil aileler var. Giritlilerin çoğunun soyunda İzmirlilik olduğundan Türkiye’den, hele İzmir’den gelenlere hep sempatiyle bakarlar.
- Girit’e gelen Türkler nerelere gidiyor, neler yapıyorlar? Atalarını arayanlar oluyor mu?
- Hem gruplar halinde, hem de münferit, her kesimden gelenler oluyor. Çoğunlukla eskiden ailelerinin oturduğu şehirleri, köyleri, hatta evleri görmek istiyorlar. Adada halen ayakta kalan Osmanlı eserleri ilgilerini çekiyor.
- İlginç bir anı ya da hikaye var mı?
- En ilginç olaylar Girit kökenli ailelerin ziyaretlerinde yaşanıyor. Bazen dedelerinin evlerini buluyor, şu anda orada yaşayan Yunanlı aileler tarafından ağırlanıyorlar, duygusal anlar yaşanıyor. Bazıları artık hayatta olmayan Giritli büyüklerinin mezarları için buradan toprak götürüyorlar.

PAPATYA PAPADOPOULOS

İNTERNET BİZİM ZAMANIMIZDAKİ GİBİ GÜVENLİ DEĞİL
- Yorgo’yla şahsen tanıştıktan sonra internetten tanıdığın kişiden farklı mı buldun?
- Yorgo, İzmir’e benimle tanışmaya gelinceye kadar aslında onun hakkında çok şey biliyordum. O kadar çok yazışmıştık, o kadar çok şey paylaşmıştık ki belki de yıllarca tanıdığım arkadaşlarımdan daha çok. Birbirimizin fotoğraflarını da görmüştük. O yüzden hiç yabancılık çekmedim bir gün onu karşımda bulduğumda. Ama çok önemli bir detay var ki, o zamanlar internet sınırlı sayıda insanın elindeydi ve itiraf etmeliyim ki çok daha seviyeliydi. Şimdi erişim kolaylaştı ama biraz daha emniyetsiz, güvensiz bir ortama dönüştü.

YORGO’NUN DEDESİNİN ANA DİLİ TÜRKÇE OLDUĞUNDAN ÖZEL BİR BAĞIMIZ VARDI

- Yorgo’nun ailesinin sana yaklaşımı nasıl oldu?
- Ailelerimizin beklediği ve kolaylıkla kabul ettiği bir şey değildi. Başlangıçta onaylamasalar da zamanla bizi daha yakından tanıdıkça ikna oldular. Yorgo’nun Kayserili dedesiyle çok özel bir bağımız vardı. Dedenin ana dili Türkçe olduğu için, her ne kadar artık kulaklarının duymadığını iddia etseler de, ben Türkçe ne söylersem söyleyeyim gayet iyi duyuyor ve anlıyordu beni. Hatta Türkçe onun için o kadar özel bir şeydi ki ölünceye kadar Yorgo’nun Türkçe öğrendiğini kabul edemedi. “O nereden bilecek?” derdi. Onunla ölmeden önce tanışıp konuşabildiğim için kendimi şanslı hissediyorum.

GİRİT İZMİR’DEN ÇOK FARKLI DEĞİL

- Girit’te yaşamak sana neler hissettiriyor?
- Girit aslında kültürel olarak İzmir’den çok da farklı değil. Yediklerimiz, içtiklerimiz, pazar yerleri, kahvehaneler, insanların sıcakkanlılığı, misafirperverliği bizimkine çok benziyor. O yüzden hiç yabancılık çekmedim, çok kolay uyum sağladım. Buradaki yaşamla ilgili deneyimlerimi zaman zaman www.greekturkish.com/         turkish adresli blogumda paylaşıyorum.
- Senin ailenin Girit ile bir ilgisi var mıydı?
- Ailem Girit kökenli değil. Ama tesadüf ki benim de hem anne, hem baba tarafından büyüklerimin hepsi Yunanistan’ın çeşitli şehirlerinden gelme mübadiller. Anneannem Selanikli, dedem Prevezeli, babamınkiler de Karaferya’lı. Annemle babam ise İzmirli.

UYGUN İŞ OLSA TÜRKİYE’YE DÖNMEYİ DÜŞÜNEBİLİRİZ

- Şu anda Yunanistan’ın içerisinde bulunduğu ekonomik kriz sizleri de etkiledi mi? Halk neler düşünüyor?
- Etkilenmemek mümkün değil. Turizm de bu global krizden etkileniyor. İngilizce, Fransızca, Türkçe ve Yunanca dahil 4 dilde rehberlik yapmama rağmen; eskiden kalabalık gruplar halinde gelen, gezilere katılan turistler artık kendi tatillerini kendileri planlamayı tercih ediyor. İnternet üzerinden otelini, uçuşunu hatta gezeceği yerlerdeki rehberini bile önceden kendileri ayarlıyorlar. Bu şekilde bana web sayfam olan www.privatetourscrete.
com ulaşan turistlerin sayısında artış olmasına rağmen turizmden kazancımız her sene azalıyor. Bu açığı burada Yunanlılara verdiğim Türkçe dersleriyle kapatmaya çalışıyorum. Yine de öyle bir noktaya geldik ki, geçimimizi sağlayacak uygun bir iş olsa tekrar Türkiye’ye geri dönmeyi bize düşündürüyor.
- Yunanlılara Türkçe de mi öğretiyorsunuz?
- Evet, hem de 15 yıldır. Öğrencilerin Türkçe dilbilgisine online ulaşabilecekleri sağlam bir kaynağın olmadığını keşfedince 2007 yılında tamamen kendi çabamla oluşturduğum, “Yunanlılar için Türkçe Dil Bilgisi” web sitesini şimdi günde 500-700 arası kişi ziyaret ediyor. http://www. tour
kika.com şu anda Türkçe dilbilgisi konusunda internetteki en kapsamlı Yunanca site. Yunancası bu kadar ilgi görünce, bu yıl sitenin İngilizcesini de oluşturduk. http://turkish tools.tourkika.com/

X