"Ayçe Dikmen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Dikmen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Dikmen

İzmirli’nin en büyük zaafı konformist olması, BAŞARI İÇİN ACI ÇEKMEMESİ

ALDIĞINIZ tüm yeni yıl mesajlarında ‘sağlıklı, mutlu ve başarılı bir yıl dilerim’ deniyor ya...

Sağlık ve mutluluk size kalmış ama başarının formülü konusunda belki yardımcı olabilirim. Nasıl mı? Uzun yıllardır ‘Başarı’ üzerine çalışan ve uzmanlaşan Mümin Sekman’a sorarak...
‘Başarı Düşünürü, Konuşuru, Yazarı’ olarak tanımlanan Mümin Sekman’ın kişisel gelişim ve sosyal başarı üzerine yazdığı 9 kitabı toplam 1,5 milyon kişiye ulaşmış. Bizimki gibi az okuyan bir ülkede, kısa zamanda, bu rakamlara ulaşabilmesi başarısının en büyük kanıtı.
Tüm çalışmalarını başarı ve başarmanın yollarını anlatmak üzerine yapan Mümin Sekman ile fotoğraf çekimimiz bile başarı odaklıydı. ‘Şimdi başarı merdivenlerini çıkıyor olalım’ ya da ‘ Klasik başarmış insan pozu verelim’ gibi esprili yaklaşımları bile başarıyla ilgili olan Sekman’ın söylediği her kelime öyle anlamlıydı ki, neredeyse hiç firesiz yazmak sorunda hissettim kendimi...


Üniversiteye hazırlanırken irade, adanmışlık ve ‘yapamazsın’a rağmen yapabilmeyi öğrendim.

Çocukluğunuzda başarılı bir öğrenci miydiniz?
İlk ve ortaokulda teşekkür, takdir alırdım ama sınıf birincisi değildim. Lisede bir ara boşladım, not ortalamam çok düştü. Ama üniversiteye hazırlanırken, yani lise sonda iradem devreye girdi. 10 ay boyunca günde 10 saat ders çalışıp üniversite sınavında yüzde 1’lik dilime girdim. 

Nereyi kazandınız?
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım. Benim başarıyla ilgili algılarımı değiştiren üniversiteye hazırlandığım dönemdir.

Neler öğrendiniz bu dönemde?
Azmin, kararlılığın, konsantrasyonun, bir amaca adanmış olmanın ne demek olduğunu öğrendim. Hemen sonuç alamasan da uzun süre bir amaç için çabalamanın nasıl bir şey olduğunu gördüm.

Başarının bedelini bir dönem ödemeyenler, başaramamanın  bedelini bir ömür boyu öderler

Geçmişinizde sizi başarma yönünde hırslandıran travmatik bir olay var mı?
Geriye sardığımda birçok neden bulabilirim. Ama aslında bu nedenler herkes için geçerliydi. O yüzden tek bir nedene bağlamak doğru değil. Açıkçası içimden çıkan bu başarı canavarı beni şaşırttı. 

Nasıl yani?
Bazen canım hiç ders çalışmak istemiyordu ama iç hakimiyetimle, otokontrolümle iç zaferimi kazandım. Kendimi disiplin etmek için ‘Başarının bedelini bir dönem için ödemeyenler, başaramamanın bedelini bir ömür boyu öderler’ sözünü benimsemiştim.

Bunu algılamak da bir başarı değil mi zaten?
Bunu algılamaya idrak denir ama gereğini yapmak irade gerektirir. Ben insanların iradeleri kadar başarılı olduğuna inanıyorum. İrade gücü her şeydir.
Başarının yollarını inceleyip paylaşarak entelektüel Robin Hood’luk yapıyorum

Başarıda uzmanlık nereden aklınıza geldi?
Üniversiteyi kazandıktan sonra etrafımda kazanamayan kişiler için bir şeyler yapmaya karar verdim.  Nasıl başardığımı onlarla paylaşmak istedim, notlar hazırlayıp fotokopiyle çoğaltıp dağıttığım oldu. Sonra başarılı insanların nasıl başarılı olduklarını incelese, herkesle paylaşsa yani entelektüel Robin Hood’luk yapsa derken ben yapmaya karar verdim.

Peki hangi noktada mesleğinizi yapmamaya karar verdiniz?
Okulu bitirdikten sonra ya hâkim, avukat, savcı, noter olacaktım ya da bir kariyeri yoktan var edecektim. Ben 2. yolu seçtim ve başarı hakkındaki bildiklerim doğruysa zaten başarılı olurum diye düşündüm.

Nasıl başladınız?
Halk Eğitim Merkezi’nde eğitimci oldum. Bir ilkokul sınıfında 20 kişilik bir topluluğa elimde tebeşirle ‘Öğrenmeyi Öğrenme Semineri’ veriyordum. Büyük hayalleriniz küçük imkânlarınız varsa başlangıçta zorlanmanız normal. Bir ideal için yapılması gereken neyse, onu yapmalı.

Başarılı insanlarıın ortak noktaları var

Başarılı insanların hayatlarına bakınca ortak bir nokta var mı?
Öne çıkan bazı noktalar var. Mesela genç yaşta ne istediğini belirleyen daha çabuk yol alıyor. Sonra azimli bir yapıda olmaları, başkaları ‘yapamazsın’ dese de kendi motivasyonlarını oluşturuyorlar. Görüş alıyorlar ama derin yargılarına dönük bir inançları var. Analiz ve mantık kaliteleri yüksek. Başarılı olmaya değer veriyorlar.

Yaşlarla başarının nasıl bir ilişkisi var?
10-20 yaşta insanlar her şeyi yapabilirmiş gibi düşünüyor. Yani hem golcü futbolcu, hem de Nobel ödüllü yazar olabilir sanıyor. 20-30 yaş arası, bunun doğru olmadığını anlamalı, ya golcü futbolcu ya da Nobel ödüllü yazar olmayı yani alanını seçip, o alanda bir yerlere monte olmalıdır. 30-40 arası, neyi yapamayacağını ve sınırlarını öğrenme ve buna katlanma dönemi. 40-50 arası, olanı koruma ve konformist olma dönemi. 50’den sonra da telafi etmeyle geçebilir. Mesleğimize 17-20 civarı karar veriyoruz, kim olduğumuzu 30-40 yaş arası öğreniyoruz.

Başarılı olma aşka, kalma evliliğe benzer

Başarılı olanlar hayatları boyunca başarılı kalıyorlar mı?
Onların hayatları genelde T harfi gibi. Tepeye çıkma ve tepede kalma. Yani başarılı olma ve başarılı kalma süreci. Başarılı olma dönemi bir keşfetme olduğundan daha coşkulu ve heyecanlı geçer. Ama başarılı kalma sürecinde bazıları sıkılabiliyor. Şöyle de söyleyebiliriz; başarılı olma süreci aşka, başarılı kalma süreci evliliğe benziyor.

Sizin için bu süreç nasıl geçiyor?
İlk başta başarıyı araştırıyorum, nasıl başarılı olunur bilgisini kitap ve konferansla 1 milyon kişiye ulaştıracağım demiştim. Bunu 50 yaş civarımda yaparım derken, her şey planladığımdan iyi gitti. Şimdi ben de daha başka ne yapabilirimin peşindeyim.

Ne yapabilirsiniz?
Yazdığım bildiğimin yüzde 10’u. Daha yazılmamış yüzde 90 var. İlk yapmam gereken bu. Bir de yurtdışından gelen çeviri talepleri var. Genelde daha doğu ülkelerinden gelen isteklerle akıl ihracatı yapmak istiyorum.
İnsanlar mutlu hissetsin diye değil başarılı olsun diye yazıyorum

Sizi en çok mutlu eden birilerinin hayatını değiştirmek mi?
Ben ancak, birisi kitabımda anlattıklarını hayatına uygulamış ve sonuç almışsa mutlu olurum.

Başarının en büyük düşmanları rutinler ve konfor alanı

Başarının bir formülü var mı?
Başarının bir sırrı yok ama sistemi var. Bu sistematik bilgiyi bilirseniz aynı zaman ve çabayla kesinlikle daha başarılı olursunuz. Ama yine de kendi olabileceğinizin en iyisi kadar başarılı olursunuz. Neyi yanlış yapıyoruz kadar neyi yeterince doğru yapmıyoruz sorusu da önemli. Ben herkesin bir çekirdek becerisi olması gerektiğini düşünüyorum. Seçtiğimiz meslek ya da beceri için her gün üzerine çalışmalı, antrenmanı yapılmalı.

Siz ne yapıyorsunuz bunun için?
Başucumda bir ajandam var. Her gün yatmadan oraya, ‘Bugün başarı üzerine şunu öğrendim’ diyerek bir tespit yazmak zorundayım. Ayrıca kendimi geliştirmek için 5 yılda bir, 1 yıl ya da 6 ay yurtdışında yaşıyorum. Başarının en büyük düşmanları günlük rutinler ve konfor alanını kaybedememek.
Hayatınız sizi daraltıyorsa kendi Samsun’unuza çıkın ve Kurtuluş Savaşı’nızı başlatın

Herkes kendini yeniden oluşturmak için bir müddet uzaklaşmalı mı?
Ben bunu Atatürk’ün Samsun’a çıkmasına benzetiyorum. İstanbul’da her şey net görülemiyordu. O, Samsun’a giderek duruma dışarıdan baktı ve farklı bir bilinç seviyesine ve yeni bir düşünme perspektifine geçti.  Bence insan, hayatının kuşatma altında olduğunu ve çemberin gittikçe daraldığını, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini düşünüyor ise o zaman kendi  Samsun’una çıkma zamanı gelmişti. Yeni ben tanımlayarak, Kişisel Kurtuluş Savaşı’nı ancak kendisi başlatabilir.

Bölgesel başarı kıstasları ya da davranış şekilleri mevcut mu? Mesela, İzmir ve İzmirlilerin başarı konusundaki yaklaşımlarını değerlendirir misiniz?
Türkiye’nin farklı şehirlerinin başarı davranışları arasında farklılıklar var. İzmirlilerin başarı potansiyellerine baktığımda, en güçlü yönleri özgüvenleri ve prezentabl olmaları. En büyük zaafları ise konformist olmaları ve ileride elde edecekleri sonuçlar için uzun süreli acılar çekemeyecek olmaları. Kısa vadeli sonuç görme eğilimi ve anı yaşamaya yatkınlık, maraton tipi uzun vadeli başarılarda İzmirlilerin işini zorlaştırıyor.

X