Gündem Haberleri

    İzmir Körfezi'nde koli basili sıfırlandı

    İZMİR (DHA)
    25.01.2012 - 12:39 | Son Güncelleme:

    İZMİR Körfezi’ndeki değişimi 2001 yılından bu yana sürekli kontrol altında tutan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin her ay İZSU Genel Müdürlüğü Laboratuvarı’na yaptırdığı analiz sonuçları, Körfez’deki iyileşmeyi net bir şekilde gözler önüne serdi. Körfez’de son yapılan ölçümlerde koli basilinin sıfıra indiği açıklandı.

    11 noktadan alınan numunelerde yapılan tahliller, Körfez’deki su kalitesini belirlemek için kullanılan askıda katı madde, koli basili ve bulanıklık verilerinin, son iki yıldır "Avrupa Birliği Yüzme Suyu Yönetmeliği" sınır değerlerinin çok altında olduğunu ortaya koydu.

    BÜYÜK KANAL PROJESİ VE ARITMA TESİSİ

    İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile İZSU araştırma sonuçlarına göre, 1997 yılında yapılan ölçümlerde Körfez’de 100 mililitrede 3 milyonun üzerinde olan koli basili miktarı, Büyük Kanal Projesi’ni takiben Güneybatı Atıksu Arıtma Tesisi’nin işletime alındığı 2001 yılında farklı noktalarda 2 binin üzerindeydi. Büyük Kanal Projesi ve Körfez’in temizlenmesi için yürütülen çalışmalar sonrasında koli basili değerleri, özellikle 2005 yılından sonra giderek düştü. Büyük Kanal Projesi’nin revizyonu ile birlikte son iki yılda ise "0" değerinin görüldüğü istasyon sayısı arttı ve koli basili değerleri, Avrupa Birliği Yüzme Suyu ve Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nin çok altına indi. Askıda katı madde (deniz suyunda çökmeyen kimyasal maddeler, çürüyen planktonlar) değerleri ise sınır değer olan litrede 30 miligramın oldukça altına kaldı.

    KUŞ VE BALIK SAYISI ARTTI

    Tüm çalışmalar, Körfez’deki ekolojik çeşitliliğin gelişmesine de katkı koydu. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi çıkış suyunun denize boşaltıldığı bölgede kuş popülasyonu artarken, Seferihisar Arıtma Tesisi’nin çıkış suyunun bırakıldığı Kocaçay ise katlanarak artan balık sayısıyla adeta yeniden doğdu.

    KÖRFEZ MAVİ RENGİYLE BÜTÜNLEŞTİ

    1960’lı yıllardan itibaren İzmir Körfezi giderek kirlenmeye başladı, her türlü atık arıtmaya tabi tutulmadan Körfez’e aktı. Bu süreç 2000 yılına kadar devam etti. 2000 yılında devreye giren Büyük Kanal Projesi ile tüm atık sular arıtma tesislerinde arıtılarak Körfez’e deşarj edilmeye başlandı. Ragıp Paşa Dalyanı’nın yıkılması, Meles Deltası’nın ıslahı, endüstriyel kuruluşlara arıtma tesislerinin yaptırılması ve ıslah çalışmaları bunu izledi. Dere yataklarının içine kanal hatları iptal edilerek dere kenarlarına alındı, derelerin sadece yağmur suyunu Körfez’e taşıması sağlandı. Böylelikle İzmir, atık su alt yapısı ile gelişmiş ve çağdaş metropollerle yarışır bir konuma ulaştı. Can çekişen Körfez, eski yıllarda olduğu gibi mavi rengiyle tekrar bütünleşti.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı