"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

İzmir kalkınma ajansı modelinde öncü olsun

EGE Ekonomiyi Geliştirme Vakfı’nın kurucu Başkanı Uğur Yüce’ydi.

Yüce, bölgesel kalkınma ve kümelenme modelleri üzerine epey çalıştı.
Çalışmakla kalmadı; neredeyse tüm Türkiye’yi yerelden kalkınma konusunda ikna etti.
Kalkınma ajansları konusunda birçok şey konuşulurken, Uğur Yüce’nin de fikirlerini almamak olmazdı.
Uğur Yüce şunları söylüyor:
“İZKA konusunda da pek çok konuda olduğu gibi amaçlarla araçlar birbirine karışmış durumda. Kalkınma ajanslarının kuruluşunun temel amacı, Türkiye’nin 73 milyon nüfusu ve 81 vilayetiyle merkezi olarak Ankara’dan yönetilmesinin artık mümkün olamadığı gerekçesidir. Öncelikle planlama çalışmalarının bölgesel olarak yapılmasını sağlamak gerekiyor. Bu sayede bölgelerin mukayeseli üstünlüklerini, rekabet avantajlarını kapsayan bir kalkınma planının tüm bölge dinamiklerini harekete geçirecek şekilde oluşturulmasını sağlamalıyız. Bu kalkınma kurulları için ekonomik amaçtır. Tabii ki bunun arkasında politik bir amaç daha vardır. Ülkenin karar süreçlerine mümkün olduğu kadar fazla katılımı sağlayarak Türkiye’nin demokratikleşme sürecini hızlandırmak...”
Tartışmaları bir zemine oturturken, şunu bir kez daha söylemekte fayda var.
Kimse kalkınma ajanslarının varlığını tartışmıyor, eleştirilen ayrıntılar işleyişine yönelik...
Bu konuda Uğur Yüce dikkat çekiyor:
“Kurul sivil toplum örgütleri ağırlıklı tasarlanmıştır. Ama Türkiye’de sivil toplum örgütleri kanunla kurulmuş olup, mali güvencesi olanlar dışında sürekli fon yaratma ve faaliyetlerini sürdürmek için kaynak bulma sıkıntısı içerisindedir. Mali destek programlarının amacı, sivil toplum örgütlerinin ve bölge ekonomisine olumlu katkısı olan kuruluşların projelerine kaynak aktararak destek olmaktır. Bunun için de amaç, sağlıklı bir kalkınma programı için tüm bölgedeki kuruluşların kalkınma kuruluyla bir iletişim içinde olmasını sağlayarak katılımcılığı teşvik yoluyla artırmak şarttır. Araç da mali sıkıntılar nedeniyle gelişemeyen sivil toplum kesimin ve kaynak sıkıntısı çeken kurumların faaliyetlerini özendirmek ve desteklemektir.”
İZKA’nın son toplantısında yapılan eleştirilerin neden kaynaklandığını da Uğur Yüce şöyle yanıtlıyor:
“Şikayetlerin en büyük bölümü kanun ve yönetmeliklerden kaynaklanıyor. Gerek sekreteryanın gerek yönetim kurulunun mevcut yasalar doğrultusunda son derece özverili bir çalışmayı başarılı bir şekilde yürüttükleri çok defa dile getirildi. Mali destek programlarında her zaman bazı eksiklikler ve yanlışlıklar olacaktır. Önemli olan iyi niyetli, dürüst ve saydam bir yönetim olmasıdır. Dünyada herkesi yüzde 100 mutlu edecek bir mali destek programı henüz icat edilmemiştir. Daima haksızlığa uğradığını düşünen ve şikayet edenler olacaktır. Kasıt ve kötü niyet yoksa yanlışlar düzeltilir. Kalkınma kurulunda eksik olan husus, kurulun artık gerçek bir meclis statüsüne kavuşmasını sağlamak, yaptırım gücünü ve denetleme gücünü arttırmaktır.”
Peki bu nasıl olacak? Uğur Yüce’nin önerisi nasıl...
“DPT’nin ilk başlangıçta şart olan ağırlığını ve yetkilerini makul bir zaman süresi içerisinde ve yumuşak bir geçişle merkezden bölgelere ve kurul meclisiyle yönetim kurullarına aktarılması sağlanmalıdır. Yönetim kuruluna seçimle gelen meclis üyesi adedini artırmak meclis, yönetim kurulu çalışmalarının daha sağlıklı yürümesini temin edecektir. Kalkınma kurulları ülkenin geleceği için son derece önemlidir. 45 yıla yakın bir sürede yapılan dokuz planın ve merkezi anlayışın ülkemizde ne kadar verimsiz olduğunu hepimiz biliyoruz. Bence biz her zaman olduğu gibi İzmirliler olarak bu konuda da öncü olmalıyız. Kalkınma kurullarının daha demokratik ve etkin olabilmesi için DPT, bakanlık ve hükümetimiz nezdinde talepkar olup tüm gücümüzle bu doğal hakları elde etmek için çalışmalıyız.”
Uğur Yüce’nin önerileri böyle...

Final için şimdiden hazırlanın

Arkasspor, başarılara bizi alıştırdı.
Önce üst üste gelen Türkiye şampiyonlukları, ardından Challenge Cup Avrupa Şampiyonluğu...
İzmir için de ilk, Türkiye için de...
Takım bu yıl da fırtına gibi esiyor.
Arkasspor, Rus temsilcisi Fakel’i nefesleri kesen bir maçtan sonra eleyerek yarı finale adını yazdırdı.
2009’daki final maçında yaşanan stresin bir benzeri yaşandı.
Tribünlerde kimse oturamadı, nefes almakta zorlandı.
Beni sevindiren...
Arkas’lı voleybolculara tüm İzmir’in sahip çıkması...
Karşıyakalısı da tribünde, Göztepelisi de, Altaylısı da...
Hatta Fenerlisi, Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı...
Bunu sağlayabilmek herkese nasip olmaz.Elbette bunda üst üste gelen başarıların da büyük katkısı var.
İzmirliler bu takımın kıymetini bilmeli...
Ve final için şimdiden hazırlanmalı...

X