İzmir’in tek kadın inşaat işçisi

Hayatını gerçekten taştan çıkaran bir kadın İzmirli Pınar Karabulut. Taş taşıyor, duvar örüyor, tüm erkekleri hayrete düşürüyor.

Haberin Devamı

İzmir’in tek inşaat işçisi olduğunu söyleyen Karabulut’u iş başında yakaladık.
Yürüyüş yaparken rastladım ona. Direniş esnasında zarar görmüş İzmir Fuarı’nın Lozan Kapısı’nı onarıyordu. Yanına yaklaştım ve inanamadım. Güzel yüzlü, genç bir kadındı. Ve gerçekten inşaat işçisiydi. Peşini bırakmadım, aradım, sordum. Sonra babasının inşaat mazzemesi dükkânında buldum Pınar Karabulut’u (37). Karşıma İzmir’in tek kadın inşaat işçisi çıktı.
Karabulut beş çocuklu bir ailede doğmuş. Ancak henüz çocuklukta eğitim hayatının önü kapanmış. Çünkü dedesi seçimi yapmış, “ablan okuyacak” diyerek.

BABAM PARAYI YEDİ

Ablasını okutmak için ailece çalıştıklarını anlatıyor Pınar Karabulut. “12 yaşımdan beri çalışıyorum. Bu yüzden ilkokuldan sonra okuyamadım. Ama ablam liseyi bitirip evlendi. Kardeşlerimin hepsini okuttum, evlendirdim. Şimdi de anneme, babama bakıyorum.”
Çalışmaya tekstilde başlamış. Ama babası üç kez felç geçirince onun işlerini devam ettirmiş. İş çıkışından sonra ek gelir olsun diye hâlâ tekstil işlerine gidiyor, yine asma tavan, köşebent yapıyor, hurda topluyor.
Bu kadar erken yaşta iş yaşamına girmesinde babasının müsrifliği de rol oynamış. Çünkü babasının çeyrek biletine 1986’da Milli Piyango’dan büyük ikramiye çıkmış. Ama İzmir’in zenginleri arasına giren babası o parayı kısa sürede bitirince Pınar Karabulut’a da çalışmak düşmüş.

Haberin Devamı

İNŞAATTA EŞİTİZ

İzmir gibi kadınların ön plana çıktığı bir şehirde bile inşaatta kadın işçiyi görenler çok şaşırıyor. Hatta ona “Eşime kötü örnek oluyorsun” diyenlerin de olduğunu anlatıyor: “Takdir eden ‘Helal olsun, ilk defa ekmeğini taştan çıkaran bir kadın görüyorum’ diyenler var. Ve gerçekten ekmeğimi taştan çıkarıyorum. Başka yeri bilmem ama İzmir’de tek örnek olduğumu sanıyorum. Bu iş gerçekten çok zor. En çok da sırtımda harç ve mermer taşırken zorlanıyorum. Erkek işçilere bile ağır geliyor. Üstelik herkes kendi başının çaresine bakıyor. Kadınsın diye yardım etmiyorlar.”
Elbette bu ağır işin yol açtığı sağlık sorunları da var. Karabulut dört yıldır inşaat işinde ve son dönemde bazı sorunlar yaşamaya başlamış: “Geçenlerde belimde ağrı oldu. İğnelerle ayağa kalktım. Fıtıktan korktum ama önemli bir şey çıkmadı. Bu işte tek beklentim babamın bir kere ‘Allah senden razı olsun’ demesi. Bütün borçlarından kurtardım onu. Ama bir kez bile böyle bir söz duymadım. Bir de hayırlı biri karşıma çıkarsa evlenmek istiyorum.”

Haberin Devamı

İşte erkek, sokakta kadınım

İşten sonra ne yapıyorsunuz?
- Hiç oturmak istemiyorum. Çünkü oturunca yorgunluğumu hissediyorum. Çok sevdiğim üç arkadaşım var. Ev işlerine, temizliğe gidiyorlar. Birbirimize destek oluyoruz. Üçümüz birlikte hayaller kuruyoruz.

Nasıl hayaller kuruyorsunuz?
- Çok zengin de olsan hayal kurarsın. Okumayı çok isterdim. En büyük hayalim anaokulu öğretmeni olmaktı. Çünkü bir kadının yapabileceği en güzel meslek. Bir de hayalsiz yaşanmaz. Son model bir otomobilim olsun istiyorum. Doğru, diğer kadınlardan farklıyım. Çünkü baba parası, koca parası yemiyorum. İstesem en lüks ayakkabıyı alıp giyerim. Ama ona vereceğim parayla evin eksiğini alırım. Annem, babam ‘Lüks telefon kullan’ diyorlar. Ama ben almıyorum. Çünkü bu telefon da işimi görüyor.

Haberin Devamı

Bu iş kadınlığını törpüledi mi hiç?
- İşyerinde erkek, sokakta kadınım. Beni Kordon’da, Alsancak’ta görenler tanıyamıyor. Demirci bir çocuk vardı. Beni bu halimle çok beğenmişti. Üç katlı evini yapıyordu. Ve ben inanamadım, ‘Bu halimle beni nasıl beğendi?’ diye merak ettim. O da bana ‘Önemli olan dış görünüş değil, ekmeğini taştan çıkarması’ diye haber gönderdi.

Ev işleriyle aran nasıl?
- Çok güzel ev işi yaparım. Mesela badana yaparım. Ama yemek dersen, en fazla makarna, patates kızartması. Başka da bir şey bilmem.

Yazarın Tüm Yazıları