Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İzmir’in kültür gerçeği

HİÇ düşündünüz mü, “İzmir” deyince aklınıza “ilk” ne gelir? İlginç bir sorgulama olurdu doğrusu. Acaba nasıl bir yanıtlama dizisi çıkardı ortaya!

Ya İzmir dışındakiler nasıl bir yargıya varmaktadır “İzmir” söz konusu olunca?
Oluşmuş önyargılar var kuşkusuz, ya da çağrışımlar, kentlerimizle ilgili. “Adanalı” bir başka, “Konyalı” bir başka. “Erzurumlu”, “Diyarbakırlı” da öyle, bir başka yer etmiş algılarımızda.
Ya “İzmirli?”

* * *

Bir kentin kişiliğini oluşturan “kültür” ile başetmeye, hele ona yön vermeye kimin gücü yeter ki! Kültürün değiştirilmesi olanaksız ana değişkenleri “gelenek – görenek”, “inanç” yanında yıllar bir değişimi –suyun taşı delmesi gibi- usul usul nasıl aşılayabilir bir kente?
İzmirli’yi, “yaşamı kavrayışındaki çağdaşlık”ın kaynağını oluşturan yakın tarihindeki bağlarından nasıl bir “patlama” koparabilir ki?
Bırakın patlamayı, bir “kımıldama” olunca bile çağdaşlık değerlerine karşı, İzmir’in nasıl yerinden kalkıverdiği bilinmez mi!

* * *

Bir “parametre – değişken” var ki, kültürü oluşturan, işte ona gelip dayanınca konu, İzmir’in “kent kültürü” kaygılandırır durur.
“Sanat”...
İnsanın, daha mağaraya sığındığı çağlarda bile taşa çizip kendini anlattığı, doğaya karşı korkulu saygısıyle müziğe ve dansa vardığı, tanrılarını masallaştırdığı, kentleşmeye başladıkça açıkhava tiyatrolarını vazgeçilmez saydığı, mermere can verircesine heykeller yaptığı, renklerin sonsuz coşkusundan resim çıkardığı ve giderek edebiyatı yarattığı bir gerçekse, “sanat” nasıl ayrı tutulabilir “kültür” denen oluşumdan!
İzmir’in yanı yöresi hep bu gerçeği yüzümüze vurmakta.

* * *

“İzmir” deyince aklınıza “ilk” ne gelir dedim ya, bir şöyle sorsak:
“İzmir” deyince “sanattan yana“ aklınıza “ilk” ne gelir?
Doğrudur, sanat bir “üst yapı” kurumudur; alt katmandaki halkı pek ilgilendirmez. Ya “üsttekiler” ne denli ilgilidir kentlerindeki sanat gerçeği ile! Doğrudur, yaşantımızda “sanat”, çok gerisine düşer “ekmek”in. Ya “çağdaş” olmakla hangisi ilgilidir? Sanat mı, ekmek mi?
Yine de yargımda yanılgıya düşmüşümdür, kimbilir. İzmir’in sanat gerçeğini kavramakta gözlemlerim hiç de sağlıklı değildir belki. Biri ya da birileri çıkar mı acaba, ola ki, yanılgımın kanıtlarını dile getirir. Bakalım bir ses gelecek mi bir yerlerden. Gelse de, ben saptırmadan yazsam; anlasa ki okuyanlar, İzmir gerçekte bir “sanat kenti”dir.
“Acaba”larla ayrılalım şimdilik.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI