Gündem Haberleri

    İzmir’in akciğeri tükenmek üzere

    Hürriyet Haber
    28.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Deniz SİPAHİİZMİR'İN akciğeri, kalan tek yeşil bölgesi olarak Narlıdere, Balçova'daki denize paralel alanlar gösteriliyor.Karayolları Çeşme otobanını bu narenciye bahçelerinin tam ortasından geçirerek; bu bölgede adeta iki farklı görüntü yarattı.Otobanın kara tarafında İzmir'in en modern binalarının yapıldığı yeni bir yerleşim alanı planlanıp yüksek rantlar sağlanırken; deniz kıyısında da portakal ağaçlarının arasından fırlamaya başlayan modern villalar çıkmaya başladı.Ama tüm olumsuzluklara direnip toprağını koruyan yerli halk sıkıntıya düştü.Hafızalarımızı biraz zorlayıp geçmişe bir bakalım.İzmir 1 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korumu Kurulu 1 Temmuz 1999'da 8049 sayılı kararı ile Narlıdere sınırlarındaki İzmir - Çeşme otoyolu ile deniz arasında kalan, doğuda Balçova sınırına dayalı, batıda İstihkam Okulu'na uzanan toplam 346 hektar yani 3 milyon 460 bin metrekarelik bölgeyi birinci derece doğal sit alanı ilan etti.Narlıdere Belediyesi'nin açtığı, İzmir 3. İdare Mahkemesi'nin kurul kararının iptali istemli davada yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dava konusu kurul kararıyla ilgili yürütmenin durdurulması kararı verildi.*NARLIDERE sınırları içerisindeki bu 346 hektarlık alanın sahil evlerinde denize paralel 14.5 metrelik yol ile deniz arasında kalan 65 hektarlık kısmında, 1981 yılında onaylanan imar planı uyarınca A - 2 nizamlı konut alanları bulunuyor.Bu alan yüzde 80 - 90 oranında yapılaştı.Bu imarlı alanın dışındaki 14.5 metrelik yolun güneyi ile otoyol arasında kalan 281 hektarlık kısım ise 1973 yılında hazırlanan 1 / 25000 ölçekli nazım imar planına göre tarımsal niteliği alan olarak gözüküyor.Bu alanda maksimum yüksekliği 6.80, toplam inşaat alanı 250 metrekare, ifraz şartı 3 bin metrekare olacak şekilde yapılaşma koşulları bulunuyor.Uzun yıllar narenciye tarımı yapılan bu alana gerekli sulama suyu eskiden beri Ilıca deresi, Ali Onbaşı deresi ve taban suyundan sağlanıyordu.Son yıllarda metropol kentlere yoğun göçlerin getirdiği hızlı kentleşme ve yapılaşmalarla alanı sulayan derelerin önüne baraj ve bendlerin yapılması sonucunda, tarımsal alanı besleyen su kaynakları yetersiz hale geldi.*TABAN suyu azaldı, mevcut kuyulardaki sular da borlanmış ve tuzlanmış gözüküyor.Narenciye tarımı ile uğraşan arazi sahipleri gübre ve ilaç takviyesiyle ürün almaya çalıştılar ancak üründen elde ettikleri gelir yaptıkları masrafı karşılayamaz oldu.Bu durumda arazi sahipleri tarımdan ailelerini geçindiremeyince bahçelerini satmaya başladılar, kentin yoğunluğundan ve karmaşasından kaçmak isteyen yeşili ve doğayı sevenler de bu arazileri satın alarak bu yapı koşullarında binalar inşa ederek bu alana yerleşme başladılar.Tarımsal alanın yarısı bu şekilde yapılaştı ancak genelde ağaçlar ve yeşil dokuyu korudular.Tarımsal alanı baltalayan, üreticiyi arazisini satmaya zorlayan su sorununun çözümü için Narlıdere Belediyesi ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İZSU arasında yapılan toplantılar sonucunda Ali Onbaşı deresinin sulama suyunun kullanım ve tasarrufu İZSU tarafından Narlıdere Belediyesi'ne devredildi.Belediye de bu suyun kullanım hakkını narenciye üreticisi arazi sahiplerinin sulama suyunu temin etmek için kurulan Sulama Kooperatifi'ne devretti.Tarımsal alana gerekli suyu sağlamak için İzmir Valisi Alaaddin Yüksel'in koordinatörlüğünde toplantılara başlandı ve Ilıca deresi üzerindeki Balçova barajının bu alana su verilmesi için gerekli çalışmalar yapılıyor.Ancak sağlanan su yine de yeterli değil.Projenin hızlandırılıp hayata geçirilmesi gerekiyor.Yoksa herşey için çok geç olacak.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı