« Hürriyet.com.tr
MENÜ

İzmir iltimas dilencisi değil

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Durmuş ODABAŞIİZMİR'in kıdemli milletvekillerinden biri, bundan bir kaç yıl önce Hürriyet'e geldi. Elinde bir kaç satır yazılı bir kağıt vardı. Hoşbeşten sonra ‘‘Ben şu konuda, şu bakanın cevaplandırması istemiyle Millet Meclisi Başkanlığı'na soru önergesi veriyorum. Önergemin bir nüshasını da size getirdim...’’ dedi.BELLİ ki, daha soru önergesi gerçek adresine ulaşmadan, haber olmak üzere bize gelmiş.OLDUM olası, haketmeyene haketmediği değeri vermekte çok cimri davrandığım gibi, boş iltifatlarda bulunmaktan da kaçtım. Karşı fikirlerimin çoğunu da, bazılarının ‘‘sivri dilli’’ dediğinin de üzerinde bir ‘‘agresiflik’’ içinde dile getirdim.BU yüzden de, büyük gayret ve içtenlikle oluşturduğum fikirler agresif tavrımın altında kaldı. Ne dediğimden ziyade, nasıl söylediğime bakıldı.NEYSE, konuya gelelim.SAYIN milletvekiline;‘‘BURASI meclis başkanlığı değil... Önergenize aldığınız cevabı getirin, o zaman haber yapalım’’ dedim. O zamandan bu yana da kendisi ile hiç karşılaşmadık.* * *ÜZERİNDEN yıllar geçen bu olayı, bir kaç gün önce bir başka kıdemli İzmir milletvekilinin ‘‘En az iki İzmir takımı 1. Lig'e alınsın’’ diye, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü'ye yazdığı mektubun metnini bir basın toplantısı ile okuması üzerine hatırladım.SAYIN milletvekili, arkasına bir grup partiliyi alıyor, siyah bir torbaya koyduğu İzmir kulüplerinin rozetlerini Ünlü'ye gönderdiğini açıklıyor. Milletvekili, geçmişte küme düşen Ankaragücü'nün 1. Lig'e alındığı hatırlatıyor ve ekliyor: ‘‘İsterlerse bunu yaparlar. 1. Lig'in 20 takımla oynanması kararı alınabilir...’’ALINLARININ akıyla İzmir'i temsil eden kulüplerimizin rozetlerinin ‘‘siyah torba’’da ne işi var, anlamam mümkün değil.KIDEMLİ milletvekilinin, düşen İzmir takımlarının durumunu, Ankaragücü'nün 1. Lig'e çıkma durumu ile nasıl bağdaştırabildiğini de bilemiyorum. Ancak benim hiç bir benzerlik bulamamam, zeka geriliğimden olsa gerek.* * *İŞİN bu tarafını geçelim, bir de şekline bakalım.MİLLETVEKİLİNİN parlamento arkadaşı Bakan Ankara'da, kendisi İzmir'de... Bakan'la milletvekili mektuplaşıyor, İzmir basını da tanık gösteriliyor. Eğer bu konuda çok samimi olsa, İzmir'in 24 milletvekilini de yanına alır, Bakan'ın kapısını çalıp, ‘‘Şu gerekçelerle şöyle bir dileğimiz var, lütfen gereğini yerine getirin’’ der. Oradan alacağı olumlu ya da olumsuz cevabı da basın aracılığıyla kamu oyuna duyurur.AMA hiç de öyle olmuyor. Niçin böyle olmadığını da taktirlerinize bırakıyorum. Burada işi tamamen taktire bırakmayıp kendi görüşümü açık açık yazmıştım, ama biraz sert kaçtığını görünce silme gereği duydumHOŞ diyeceksiniz ki; Bu milletvekili böyle yaptı da diğer 23'ü ne yaptı?BİNLERCE taraftarlarını yasa boğarak düşen iki İzmir takımının başkanlarına birer telgraf çekip, ‘‘Geçmiş olsun.. İnanıyorum ki, bu güzide kulübümüz, güzide taraftarlarının da desteği ile önümüzdeki sezon 1. Lig'teki yerini alacaktır. Bu konuda ben de şu şu gayret içinde olacağım...’’ Dediler de benim haberim olmamışsa, diyenlerden özür diliyorum, sözlerimi demeyenlere yöneltiyorum.AMA bu olmadı. Başarısızlık kendilerine de bulaşır diye, kulüplerimizin semtine bile uğramadılar. Ya bu düşen takımlarımız şampiyon olsaydı... İnanıyorum ki o zaman 24'ü de kutlama, paylaşma, pay kapma yarışına girerlerdi.* * *KALDI ki; sayın milletvekilinin, bakana yazdığı mektup, tüm İzmir takımlarına sempati duyan bir İzmirli olarak beni rencide de etmiştir. Bizi ‘‘iltimas dilencisi’’ durumuna sokmuştur. İnanıyorum ki, İzmir kulüplerinin saygıdeğer yöneticileriyle, vefakár taraftarları da böyle bir istemin yanında olmayacaklardır.ONLAR, onurlarıyla düşmüşlerdir, onurlarıyla çıkacaklardır.BUNDA kararlı oldukları da zaten görülüyor.MİLLETVEKİLLERİNE gelince... İzmir'in haketmediği şeyleri İzmirli adına dilenmeyi bırakın da, hakettiklerini bir an önce almasının peşinde olun. Hatta alın...
Bunları da Beğenebilirsiniz