Ege Haberleri

    İzmir hizmet edenleri öğütüyor

    Hürriyet Haber
    17.05.2008 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kimdir? 1960 İstanbul doğumlu. 1983 yılında teğmen rütbesiyle İTÜ Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nden mezun oldu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda çeşitli görevlerde bulunduktan sonra, 2002 yılında binbaşı rütbesi ile emekli oldu.

    Bir süre serbest mühendislik yaptıktan sonra 2004 yılında Samsun Bölge Müdürü olarak Denizcilik Müsteşarlığında göreve başladı. Antalya Bölge Müdürlüğünün ardından Kasım 2004’ten Nisan 2008’e kadar İzmir Bölge Müdürlüğü görevinde bulundu. Denizspor ve Aliağaspor’da başkanlık, Altınordu’da ikinci başkanlık, Altay’da genel koordinatörlük görevlerinde bulundu. Sert, evli ve iki çocuk babası.

    HEP konuşuluyor ya İzmir ve deniz birlikteliği... Peki ne kadar faydalanabiliyoruz? Ne yapılmalı? Bu hafta denize ömrünü vermiş, İzmir’de uzun yıllar Denizcilik Bölge Müdürlüğü görevini yürütmüş ve geçtiğimiz günlerde emekli olup İstanbul’a yerleşerek yeni bir yaşama yelken açan Selçuk Sert’le söyleştik.

    İzmir ve Ege önemli bir sahil şeridine sahip olmasına rağmen denizden yeterince yararlanabiliyor muyuz? Önerileriniz?

    İzmir ve Ege doğanın armağanı eşsiz coğrafyası ile tarih boyunca denizciliğin en önemli merkezlerinden biri olmuş. Bu avantajlardan yeteri kadar faydalanabiliyor muyuz? Bu soruya iki yönden bakmak gerekir. İlki kara ülkemizin yarısı kadar (yüzde 48) deniz alanımız olduğu halde bu potansiyelden faydalanabiliyor muyuz? Deniz deyince görebildiğimiz sahil şeridini algıladığımız, ufkun ötesindeki ve denizin altındaki zenginliklerin farkında olmadığımız bir gerçek. Kara ülkemize gösterdiğimiz ilginiz bırakın yarısını, onda birini göstersek refah seviyemiz kat kat artacak. Ancak denizcilik bir kültür ve nesiller boyu sürdürülecek sabırlı politikalarla kazanılacak bir yetenek. İkinci konu ise İzmir ve Ege hangi konuda potansiyeline ve büyüklüğüne uygun bir konumda? Sporda mı? Sanayide mi? Turizmde mi? Bu tabloya baktığımızda denizden yeterince faydalandığımızı söylemek mümkün mü?

    İzmir’de uzun yıllar denizle iç içe yaşadınız, çeşitli görevlerde bulundunuz. Peki İzmir Limanı’nın, körfezin daha etkin kullanımı için neler yapılmalı?

    Denizciliği bir piramit gibi düşünürsek, bu piramidin büyümesi için tabanının genişlemesi lazım. Bu taban da amatör denizcilik. İlkokul çağındaki çocuklara denizi sevdirebilirsek gelecekte körfez de, liman da daha etkin kullanılabilir. Kısa vadede yapılabileceklere gelince limanın özelleşmesi önemli gelişme. Limancılık gibi zamana karşı yarışılan bir faaliyetin kamu mevzuatı ile yürütülmesi imkansız. Rekabetin ve kuralların uluslararası oluştuğu bu alanda, zaman para, para kaybı ise rekabette geri kalmak anlamı taşıyor. İzmirli’nin öncelikle kişisel hesapları bırakıp kent bilincini geliştirmesi gerekiyor. İçinde ben varsam, bana faydası varsa işler yürüsün; ben yoksam dursun mantığı devam ettiği sürece İzmir bir yere gelemez. İzmir önce sahip olduğu değerlere sahip çıkmalı, çünkü en önemli güç yetişmiş insan gücü.

    Ankara ve İstanbul ile rekabet yalnızca sloganlarla yapılamaz

    İzmir’den ayrılıp İstanbul’da bir göreve başladınız. Bunun nedenleri arasında kırgınlık var mı?

    Mesele ben değilim. Benim gibi niceleri var. 1990’da Deniz Kuvvetleri’nde iken İzmir’e geldim. 18 sene çeşitli görevlerde bulundum. Bunun son üç senesi Denizcilik Bölge Müdürü olarak geçti. Arada sadece 10 aylık bir sürede Samsun ve Antalya Bölge Müdürü olarak görev yaptım. Sarf ettiğim efora göre birkaç kat fazla iş yapabilmem gerekirdi. Ancak ekip çalışması yapmakta fevkalade zorlanıyoruz. Bireysellik ve umursamazlık üst düzeyde. İzmir yaşamak için dünyanın en güzel yeri, ancak iş yapmak da bir o kadar zor. 25 yıllık birikimimle genel kurul üyesi olduğum Altay kulübünde genel koordinatör olarak göreve başladım. Birinci gün sanki sokakta dolaşırken filancanın arkadaşı olduğum için o göreve gelmişim, benim hiçbir özelliğim yokmuş gibi bir hava estirildi. Bunun üzerine 1 Mayıs tarihinde yasayla kurulan Avrupa Kültür Başkenti İstanbul 2010 Ajansı’nda üst düzey yönetici olarak göreve başladım. Yine aynı yere geliyoruz. İzmir hizmet edenleri öğütürken İstanbul, Ankara onlara destek veriyor. Sonra sloganlarla o şehirlerle rekabet etmeye kalkıyoruz. Emin Önal üç büyük kulüpten birinde üç dönem yöneticilik yapabiliyor ama Altay başkanlığına adı geçtiğinde doğduğuna pişman ediyoruz. Denizcilikte çok önemli projelere imza atan Sayın Lütfü Sancar’ın İzmir’de yaşadığının kaç kişi farkında?

    Denizspor başarıdan başarıya koşuyor

    Sizin bir de sporcu yönünüz var. Denizspor’a katkılarınızdan, hedeflerinizden bahseder misiniz?

    Denizspor bir amatör futbol kulübünün nasıl yapılanmasını gerektiğini gösteren çok önemli bir proje. Yıllardır sıfır bütçe ile başarıdan başarıya koşan bir organizasyon. Paylaşılınca, ortak akıl devreye girince ve kapılarını geniş kitlelere açınca en küçük oluşumların dahi başarıya ulaşacağını gösteren bir model. Bu yapılanmada önemli katkılarım oldu. Ancak son iki, üç senedir onursal başkan olarak desteğimi sürdürüyorum. Bu yıl kat kat bütçeli takımlar arasından Süper Amatör Lige çıktı. Nerede olursam olayım ilgim devam edecek.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı