İzmir Alzheimer Derneği maddi imkansızlıklar nedeniyle kapanabilir

İZMİR’de sağlık dernekleri maddi imkansızlıklar nedeniyle bir bir kapanmaya başladı.

Haberin Devamı

Geçen yıl parasızlık nedeniyle kapısına kilit vurulan Ege Obez Hasta Derneği’nin ardından, şimdi de Alzheimer Derneği İzmir Şubesi benzer durumla karşı karşıya kaldı. Çeşitli kurumların desteğiyle ayakta durmaya çalışan derneğin kasasında altı aylık giderlerini karşılayacak parası bulunuyor. Katkı gelmemesi halinde bu büre sonunda derneğin kapanması söz konusu.
Alzheimer hastalığı ve diğer demans sendromlarıyla ilgilenen sağlık personeli, hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler tarafından kurulan dernek, hastalık bilincinin geliştirilmesi, hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması, hastaların ve yakınlarının desteklenmesi, kendi kendilerine yardım için zemin hazırlanması, daha iyi bilgilenme ve bakım sağlanması, bu konudaki bilimsel çalışmaların artırılması ve desteklenmesi gibi çalışmalar gerçekleştiriyor.
6-7 bin hasta var
Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Başkanı Dr. Aysel Gürsoy, faaliyetlerini bağışlarla sürdürdüklerini belirterek, “Derneğe ait bir mülkümüz yok. Dolayısıyla gelen bağışlar kiraya gidiyor. Bu nedenle maddi imkansızlıklar nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıyayız” dedi.
Derneğe ait bir yerin olması halinde dayanışma ve gündüz bakımevi olarak faaliyetlerine devam edebileceklerini söyleyen Dr. Gürsoy, “İzmir’de 6-7 bin civarında alzheimer hastası var. Bu kişilere ve yakınlarına yardımcı olabilmek için destek bekliyoruz” diye konuştu.
Aylık gider 2700 lira
Dr. Aysel Gürsoy, “Bakım süreci rehberliği, dayanışma ve bir günlük bakım programı uyguladığımız dernek binasında beş yıldır kiracıyız. Kira, stopaj, elektrik, su, yakıt ve iletişimin yanında personelle birlikte aylık 2 bin 700 TL giderimiz var. Yıllık toplam giderimiz de 32 bin 400 TL. 2006’da kiramızı CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam verdi. 2007’de de Buca Belediye Başkanı Cemil Şeboy’un eşi Sadberk Hanım bir yardım yemeği düzenledi ve gelirini bize bağışladı. Üç senedir de ilaç firmalarının bağışlarıyla ayakta duruyoruz. Bu yıl da hayırsever Şenay Ansari yardım yemeği düzenleyerek 15 bin TL’lik bağış yaptı. Şu anki bütçemizle altı aylık giderlerimizi karşılayacak durumdayız. Onun için katkıya ihtiyacımız var” dedi.

Haberin Devamı

ALZHEİMER NEDİR

Haberin Devamı

Alzheimer hastalığı hakkında da bilgi veren Dr. Aysel Gürsoy, “Geri dönüşü olmayan ve ilerleyen bir hastalık. Zaman içinde hastaların zihin ve bellek kapasiteleri azalır. Mantıklı düşünme, öğrenme, iletişim kurabilme gibi yetenekleri bozulur. İleri aşamada hastalar basit günlük işlerini bile yapamaz ve kendi bakımlarını gerçekleştiremezler” dedi.

Çocukta obezite hipertansiyonu tetikliyor

ENDOKRİNOLOJİ, metabolizma ve iç hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Ayşin Öğe, çocuklardaki obezitenin (aşırı kilo) hipertansiyon ve şeker hastalıklarını tetiklediğini dile getirdi. Obeziteyle birlikte hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının artık çok genç yaştaki bireylerde de görülmeye başladığına dikkat çeken Doç. Öğe, “Bu durumda acil olarak obezitenin yaratacağı hasarın farkında olarak, bundan korunmak için gerekli önlemleri almak gerekiyor. Vücuttaki yağ oranı normalde kadınlarda  yüzde 20-30, erkeklerde ise yüzde 12-20’dir. Obezite pratik olarak kadınlarda yüzde 35’in, erkeklerde de yüzde 25’in üzerine çıkmasıyla tanımlanıyor” bilgisinin verdi.

Haberin Devamı

Güzel havalar sonrası grip virüsüne dikkat

ENFEKSİYON hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Münir Büke, güneşli havaları takip eden yağışlı ve soğuk havaların solunum yolu enfeksiyonlarını tetiklediğini aktardı. Soğuk ve rutubetli havalar sonrasında özellikle solunum yoluna yerleşen viral enfeksiyonlar konusunda uyaran Prof. Büke, soğuk algınlığıyla grip virüsünü birbirinden ayırt etmek gerektiğini dile getirdi, şöyle dedi:
“Soğuk algınlığı daha çok burun akıntısı, boğazda yanma, ateşsiz ama halsizlik ve bitkinlikle kendini gösterir. Grip ise üşüme, titreme, ateş, şiddetli baş, kas ve eklem ağrılarıyla ileri derecede yorgunlukla kendini belli eder. Bu gibi durumlarda vatandaşlar, maalesef antibiyotik kullanımını kurtarıcı olarak görüyorlar. Soğuk algınlığı durumlarında ateş düşürücü parasitamol içeren ilaçları da kullanmamak gerekiyor.”

Yazarın Tüm Yazıları