Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İzler...

Oya BERBEROĞLU

Kombassan'a mali koordinatör

Garip sermaye yapısı yüzünden SPK'nın defalarca uyardığı, tarikat sermayesini takip eden Genelkurmay Batı Çalışma Grubu'nun yakından izlediği Kombassan'da yönetim sessiz sedasız değişti. Eylül başında mali koordinatörlüğe getirilen Candan Karlıtekin ilk iş olarak SPK'nın istediği adresli ortak listesini geçen cuma günü teslim etti.

Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun olan, ABD'de lisansüstü çalışma yapan Karlıtekin eski bir bürokrat. Önce DPT İktisadi Planlama Başkanlığı'nda çalıştı. Recep Tayyip Erdoğan'ın 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinden sonra İştirakler Bölümü'nün sorumluluğunu üstlendi.

Refah iktidara gelince kadro arayışına girdi. Hem Erdoğan hem de Abdullah Gül'ün hararetle tavsiye ettiği iktisat doktoru Karlıtekin, Türkiye Kalkınma Bankası'nın başına getirildi.

Refah iktidardan düşünce Ekonomi Bakanı olarak atanan Güneş Taner de çevresinden Karlıtekin için hep övgü işitti. Hatta Karlıtekin'e görevine devam etmesini önerdi. Ancak Karlıtekin ayrılmayı seçti.

Önceki hafta Güneş Taner'den yardım isteyen Kombassan Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram da Karlıtekin'i transfer ederek Mali Koordinatör olarak atadı. Karlıtekin, göreve başlamadan hesapları inceledi. Kombassan'ın özellikle gayrimenkullerden oluşan mal varlığının borcunu karşılamaya yeteceğini görünce rahatladı.

Şimdi genç yönetici, Kombassan'ın SPK kararlarına harfiyen uyması için çaba harcayacak. Başarırsa Kombassan'a yatırım yapan binlerce küçük tasarrufçunun birikimleri güvence altına alınacak.

Cem Fas'a gitmeli

Araplar, buraları, ‘Batı’nın Adası-Jeziret al Maghreb' diye tanımlarlar. Bu topraklar Fas, Tunus ve Cezayir'dir. Türkiye, Fas'ı hedef pazar seçti. Ancak bu önemli pazara giriş o kadar da kolay değil...

Türk ihraç ürünlerinin tanıtımı etkinlikleri çerçevesinde 1 haftadır Fas'taydım. Fas ile ticarette tek başına işadamlarının çabasının yetersiz kaldığı apaçık ortadaydı. İlişkilerin siyasi bazda geliştirilmesi zorunlu.

Fas'da serbest pazar ekonomisi var. Ancak anayasal monarşiyle idare edilen bir ülke biliyorsunuz. Kral ne derse o oluyor. Türkiye'nin Rabat Büyükelçisi Şükrü Tufan, ticari ilişkileri canlandırmak için, Dışişleri Bakanı'nı bu ülkeye getirmeye çabalıyor. Tansu Çiller, Dışişleri Bakanı olduğu dönemde söz vermesine rağmen Fas'a gidememişti. Şimdi sıra İsmail Cem'de. Cem'in Fas'ı ziyareti, ticarete ivme kazandırabilir.

Elçi Şükrü Tufan, 1961'den beri ülkeyi yöneten Fas Kralı II Hasan'a, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in davet mektubunu sunduğunda, ‘‘Önce Dışişleri Bakanınız ülkemize gelsin’’ yanıtını almış. Türkler'e sempatinin olduğu bu ülkeyle ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerimizi güçlendirmek için Yılmaz Hükümeti'nin kıpırdanması lazım.

Refahyol döneminde, RP'li Devlet Bakanı Ahmet Demircan'ın Fas'ı ziyareti sırasında karşılıklı yatırımların teşvikine ilişkin anlaşma imzalanmıştı. Çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşma taslağında da mutabık kalınmıştı.

Fas'ta ilk kez Türk İhraç Ürünleri Fuarı açıldı. Türk-Fas İş Konseyi toplandı. Ama ne Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Işın Çelebi, ne de Fas'la İlişkilerden Sorumlu Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan oradaydı. Bir Bakan olsaydı, serbest ticaret anlaşması için de yol alınabilirdi. Görüşmelerde, Fas tarafından, ‘‘Evet de diyemeyiz hayır da’’ diye muğlak yanıt alınmazdı...Çelebi, ihracatın 50 milyar dolar seviyesine çıkacağını söylüyor. Ama ihracat lafla artmıyor...

Kral Hasan’ın ülkesinde Türk Fuarı

Kral II. Hasan'ın ülkesi Fas'ta, gizemli şehir Casablanca'da, Türk ihraç ürünleri sergilendi. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı, Rabat Büyükelçiliği, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Fas Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu, Fas Endüstri Geliştirme Merkezi'nin destekleriyle düzenlendi Türk İhraç Ürünleri Fuarı. Organizasyonu Ladin A.Ş. yaptı.

80 Türk firması, çadırda ürünlerini tanıttı. Bir balonu andıran, içeriye hava pompalanmasıyla ayakta duran bu dev çadırda, en büyük sorun sık sık elektriklerin kesilmesi ve sıcak havaydı. Çadır üzerine kurulan fıskıyeler gün boyu çalıştı ama verilen bu soğuk sular içerideki hava sıcaklığını ancak bir iki derece düşürebildi.

Türk İhraç Ürünleri Fuarı'nda dikkatimi, en önemli ihraç kalememiz olan tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin olmayışı çekti. Fas, kendi sanayiini korumak açısından Türk tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin sergilenmesine dahi izin vermemişti. (Fas tekstil sektörü, imalat sanayii çıktısının yaklaşık yüzde 20'sini üretiyor. Sektör ürününün yüzde 84'ü de ihraç ediliyor.) Bu arada Fas tarafı, Türk tarafı'nın, takas yöntemiyle, fosfat ithalatına karşı mal ihracına da sıcak yaklaşmadı.

Türk-Fas İş Konseyi Başkanı Tunç Uluğ, Fas pazarı açısından Türk işadamlarının en büyük sorununun nakliye ve yüksek vergiler olduğunu söyledi. Uluğ, ‘‘Türk devleti kapıyı aralamalı. İşadamlarına destek olmalı’’dedi.

THY'nın Fas'a sefer yapması gerekiyor. Eximbank'ın da Fas'a yönelik sigortayı 100-150 milyon dolara çıkarması isteniyor.

Fuar alanının Faslı bekçisi Türkiye'nin Sesi Radyosu'nu dinliyor. Standlarda çalışan Faslı genç kızlar, Tarkan'ın son kasetini istiyor. 4 Türk TV kanalı seyredilebiliyor. Bu potansiyel değerlendirilmeli. İki ülkenin yıllık ortalama 100-120 milyon dolar olan dışticaret hacminin büyütülmesi işten bile değil. Yeterki Türk Devleti, hedef pazar seçtiği Fas'a gereken ilgiyi göstersin ki Kara Afrikasına da açılabilsin...

Arçelik, Profilo ve Bay yüzde 10

Bir ülke ithalatının yüzde 10'luk bölümünün tek bir kişi tarafından yapıldığını duyunca şaşırmaz mısınız? Bu Faslı işadamını merak ettim. Neyseki Türk Fuarı'nda onunla tesadüfen tanıştım. Standları dolaşıyor, temsilcilik anlaşmaları yapıyordu. Adı Bounkit Said. Tabii bu ‘İthalat Kralı’ Fas'ın en zengin işadamı. Fas'ın, örneğin 1996 yılı ithalatının 9.5 milyar dolar (CIF bazında) olduğu gözönüne alınırsa, Mr. Said'in zenginliğini siz düşünün artık...

Bounkit Said, elektrikli ev aletleri üreten Arvanitakis ile Milano Cristal firmalarının sahibi.

Arçelik firmasının Fas'ta distribitörlüğünü yapmış. Şimdi de Profilo-Philco'nun temsilcisi. Türk Fuarı'nda da çok sayıda temsilcilik aldı. Benim şahit olduklarım, elektirkli ev aletleri üreten Em-Sa ile süt sağma makineleri üreten Çapar firmalarının temsilcilikleriydi.

Türk işadamlarının söylediğine göre Mr. Said, Fas'ta, Arçelik ile Profilo'yu birbirine düşürmüş. ‘Çok uyanık işadamı!’ olarak tanımlanıyor. Arçelik tarafı, Mr. Said'in ticari çalışmalarından memnun olmadığı için anlaşmayı fes etmiş. Şimdi bir Fransız temsilcileri var.

Mr. Said Profilo'nun Fas'taki satışlarını patlatmış... 50 yabancı marka buzdolabı arasında Profilo marka buzdolabı satışları bu sene bir numaraya çıkmış. 6 bin adet buzdolabı satışının 4 bin 800'ü profilo markaymış. (Nüfusu Tunus'a göre kat be kat fazla olan Fas'ta, alım gücünün düşüklüğü dolayısıyla beyaz eşya ve diğer elektrikli ev eşyası satışları az.) Profilo'nun ürünleri Mr. Said'in fabrikasında mantajlanarak, bölgedeki diğer ülkelere de pazarlanıyor...

Bounkit Said, Türkiye'de kablo yatırımı yapmayı planlıyor.

X