Gündem Haberleri

    İzlenimler

    Hürriyet Haber
    01.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:


    <ı>İsmet SOLAK

    Bu CHP, alıştığımız CHP değildi

    CHP Kurultayı eski dönemlere göre coşkusuz ve çok heyecansızdı. Salon dışında alışılmış o seyyar satıcılar ve meraklı kalabalıklar bile yoktu. ‘‘Köfte ekmek, sıcak sıcak’’ diye bağıran seslere hasret kaldık.

    Salon doluydu. Ama sauna gibi sıcaktı. Bol bol ter attık! Eski bir CHP'li, PM üyesi Erol Tuncer'e yaklaşıp, ‘‘Erol Bey, içerden ne sonuç çıkar?’’ diye sordu. Tuncer, gülerek yanıt verdi:

    ‘‘İçeriyi Deniz Bey rahat kazanır. Ama dışarıyı kaybetmiş, halk yok!’’ Bu ilgisiz ve heyecansız manzara delegeleri bile etkiledi. Ahmet Güryüz Ketenci gibi yılların siyaset adamı dayanamayıp, ‘‘İçimi kararttı bu durum, karamsarım arkadaş’’ diye mırıldandı. Hacı Turan ise mantıklı konuştu: ‘‘Bu krizde bu gelenler bile çok. İşi olan biriyim, vallahi zorlandım.’’

    * * *

    Ön yargımız yok. Ulusal çöküntüyü yaşadığımız bir dönemde, Baykal ile kavga edecek bir lüksümüz de zaten olamaz. Üstelik, Deniz Bey çok da güzel konuştu. Teşhis ve tespitlerinde haklıydı. Ama, al-benisi yine yoktu. Neden bilmem. Fakat gerçek buydu. Herkes, sanki mucize bekliyordu. Ama olmadı.

    Salona önce Ertuğrul Günay girdi. Umduğundan fazla alkışlandı. Mehmet Sevigen'in Deniz Bey'in rakibini anons etmesi CHP'de olumlu bir aşamaydı. Deniz Bey'in deyimi ile salonda, ‘‘Birbirlerinden nefret eden, sürekli kavga eder görünen’’ CHP'liler yoktu.

    Eleştirilere rağmen, ‘‘Anadolu Solu, İktidar yolu’’ pankartları her köşede göze çarptı. Bu söylem, bence haksız yere eleştiriliyor. Olaya, Enis Tütüncü'nün, ‘‘Anadolu Solu Nedir?’’ adlı tezindeki gibi bakmak gerekiyor: ‘‘Anadolu Solu'nun özü Kemalizm'dir. Kemalizm ilerleyerek, yenileşerek, değişerek günümüzde çağdaş sosyal demokrasiyle bütünleşmiştir. Anadolu Solu da insan odaklı felsefe sisteminin Kemalizm'le ete kemiğe bürünmesidir.’’

    * * *

    Günay ve muhaliflerin itirazı kurultaya damgasını vurdu. Son gün gündeme giren tüzük değişikliği, kuşkuları da artırdı. Genel Başkan'ın önerisi ile Bilim ve Kültür Platformu'ndan 12 üye PM'ye girecek. Yani yeni kota. 15 de kadın kotası, 27 eder. 20 MYK üyesini ekleyin, eder 47; işte lider sultası!

    Altan Öymen'in kurultay konuşması, genel başkanlık döneminde yaptığı konuşmalardan çok daha etkili ve içerikliydi. Acaba, Öymen de kopacak mı?

    CHP, parlamento dışında kalmaması gereken bir partiydi. Kaldı ve ülkenin durumu şu hale geldi. Hazine arazileri satılacak, 5 dakikada yasa çıkıyor. Cumhuriyetin 78 yılda yarattığı değerler, Meclis'te doğru dürüst tartışılıp görüşülmeden, ‘‘Kabul edenler, etmeyenler’’ denilip yok ediliyor. Şeker ve tütün yasaları bunun en çarpıcı örnekleri oldu. CHP olsaydı, bu yasalar meclisten takır takır geçebilir miydi? Asla, asla!

    Türk halkı, CHP'ye ihtiyacı olduğunu anladı. Ama halka dönerek ısrarla, ‘‘Hata ettin, hata ettin’’ diye tempo tutmak da yakışık almıyor. Halkın ne kadar CHP'ye ihtiyacı varsa, CHP'nin de kopup gidenlere olduğunu Deniz Bey artık görmelidir.

    Eğer bunu kabul edebilirse, kurultay amacına ulaşır. Parola, ‘‘İçerde kavga etmek yerine, dışa karşı mücadele’’ olmalıdır.

    Dünkü CHP, alıştığımız CHP değildi. Salt delegelerle olmaz, halk lazım!

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı