Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İzinden gaza eylem prosedürü

    Şehriban Oğhan
    09 Haziran 2013 - 00:00Son Güncelleme : 08 Haziran 2013 - 23:25

    En çok Gezi Parkı direnişinde polisin kullandığı orantısız güç tartışıldı. Peki polis ne zaman müdahale edebilir? Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mesut Bedri Eryılmaz toplumsal olaylarda eylemden müdahaleye giden yolu anlattı.

    Toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak isteyen 24 saat önceden bildirimde bulunur. Amaç; katılacak kişilerin o özgürlüğünü kullanmaları için uygun ortamı hazırlamak. Ama bazen bildirim yapılmaz, olaylar ani gelişir.

    “Sizin yüzünüzden perişanım” haletiruhiyesi

    1980 öncesi toplum polis amirliği de yapan emekli emniyet müdürü, Emekli Polisler Derneği Başkanı Cengiz Yusuf Karagedik, orantısız güç kullanan polisin ruh halini anlattı.

    ENDİŞELİ BEKLEYİŞ
    “Polisin mesai saatleri belirsizdir. Şimdi bu polis günlerdir ayakta. Psikolojik olarak diken üstündeler. Genç ve tecrübesi az olan çocuklar. Kalabalığın ne zaman ne yapacağı belli olmadığından endişeli bir bekleyiş içindeler. Bu haleti ruhiyeyle haşin davranabiliyorlar.”

    KAFASINA VURUYOR
    Hiçbir amir ‘coplarla kafasına vurun’ diye bir emir vermez. Kaba yerine vuracağına kafasına vuran arkadaşlarımız var. Bir taraftan yorgunluk, bitkinlik,  diğer tarafından ‘katil, faşist polis’ tahrikleri... “Siz burada olmasanız ben uykusuz kalmayacaktım” psikolojisi de var. Bu işi kişisele dönüştüren de mevcut. Bir de yaptığım yanıma kâr kalır zihniyeti var. Bugün karakola gittiğiniz zaman hangi polis sana yanlış davrandıysa onu tespit edersin ama o kalabalıkta hangi polisin vurduğunu tespit etmek zor.
    O da cesaret veriyor polise.

    Kamu düzeniyle ilgili bir problem yoksa kalabalıkların düşüncelerini açıklamalarına müsaade edilir.  Bu olay üç gün, beş gün, on beş gün sürebilir. İnsanlar sabah Taksim’e gelir akşam gider, tekrar gelir gider. Hükümet sadece bu kişilerin bu hakkını kullanmasını organize etmekle görevli. Eylemciler kimseye zarar vermiyorlarsa günlerce parkta oturabilirler.

    Kamu düzeni bozulmaya başladıysa polis, kalabalığın duyabileceği şekilde uyarı yapar. Makul bir süre bekler. Hükümet adına ilde vali, ilçelerde kaymakam kalabalıkların dağıtılmasını ister. Emir, il emniyet müdürüne, oradan ilçe emniyet müdürüne ve  alandaki amire gider. Başbakan bilgi almak için devreye girebilir. Yoksa ilin ne yapması gerektiğiyle ilgili talimat veremez. Hiçbir vali nasıl müdahale edileceğini merkeze sormaz, bunu demek acziyet ifadesidir.

    Megafonlarla sözlü uyarı yapılır. Beklenmeyecek bir durum, mesela şiddet varsa, kalabalık sağa sola taş atıyorsa bu durumda çok bekleyemezsiniz. Polisin böyle bir olayda müdahale etmeme alternatifi yok. Yasa ve anayasada barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüş hakkı düzenlenmiştir. Barışçıl değilse bu bir hak değildir. Taş atmak, birilerine hakaret etmek, küfretmek için kalabalıklar bir araya gelemez. Memmun olmadıkları şeyleri bağırıp çağırabilirler. Olay çıkarmadan dağılıp giderler. Şiddete başvurmamışlarsa kamu düzeni açısından ‘tehlike var mı yok mu’ ya bakılır.

    Trafik akışı engelleniyordur, ambulanslar geçemiyordur. Bu durumda kalabalık dağılmıyorsa güç kullanılır. Öfke çok iyi kontrol edilemediği için de copun önüne kim çıkarsa darbeyi o alır. Kural şu: En az zarar verecek yöntem tercih edilir. Polis onu içinde bulunduğu duruma göre kendisi seçer. Mesela elinde su, gaz, cop var.  Ne kullanılacağına toplu hareketlerde amiri, bireysel müdahalelerde memurun kendisi karar verir. Takdir yetkisini verdiğinizde de polis bu yetkiyi doğru kullanmayabilir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı