İTO Başkanı’na suç duyurusu

Hürriyet Haber
12.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

DEVLET Bakanı Recep Önal, bankacıların şikayeti üzerine İTO Başkanı Mehmet Yıldırım hakkında suç duyurusunda bulundu. Yıldırım, Bankalar Kanunu'na göre güven sarsıcı açıklamalarda bulunmakla suçlanıyor. Buna göre Yıldırım, para cezasına çarptırılabilecek.

İSTANBUL Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım'ın bankalara ilişkin açıklamaları yüzünden başı belaya girdi. ‘‘Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndaki 8 banka dışında 10 bankaya daha el konulacağını’’ iddia eden Yıldırım hakkında, Devlet Bakanı Recep Önal suç duyurusunda bulundu. Önal'ın suç duyurusunda bulunmasının nedeni ise, bankaların güven müessesine dayalı kurumlar olması ve İTO Başkanı'nın bu güveni sarsıcı açıklamalar yapması. Yasaya göre, Mehmet Yıldırım, 2 milyar liradan 4 milyar liraya kadar para cezasına çarptırılabilecek.

BANKACILAR ŞİKAYET ETTİ

Finans sektörü ve özellikle de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndaki bankalar konusundaki eleştirilerini sık sık dile getiren Mehmet Yıldırım, geçtiğimiz ayki İTO Meclis toplantısında yaptığı açıklama finans sektöründe tepkiyle karşılandı. Yıldırım'ın Meclis kürsüsünde yaptığı konuşma şöyleydi: ‘‘8 bankaya el koydunuz, 8 milyar dolar gitti. Şimdi 10 bankanın, 10 milyar dolar getirmesini mi bekliyorsunuz? Bu bankalar zaten devletin. Devletin garantisi olmasa bunlar mevduat toplayamazlar. Hükümet bu akşam mevduattan garantiyi kaldırmazsa, sadece 10 milyar limitine indirirse, bu bankalar yarın kendileri anahtarlarını getirip hükümetin kapısına koyarlar. Bu bankaları özel bankalar olarak kabul etmiyorum. Şu anda devletin bankalarıdır.’’

BAKAN'IN SUÇ DUYURUSU

Bu konuşma üzerine Türkiye Bankalar Birliği, İTO Başkanı'nın Bankalar Kanunu'na aykırı davrandığını savunarak, Devlet Bakanı Recep Önal'a başvurdu. Yıldırım'ın konuşmalarının Bankalar Kanunu'na göre suç teşkil ettiğine dikkat çeken Birlik, Bakan'dan gereğinin yapılmasını talep etti. Bankalar Birliği'nin bu başvurusunu değerlendiren Bakan Önal da, İTO Başkanı Mehmet Yıldırım hakkında ‘‘güveni sarsıcı’’ açıklamalar yaptığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Bakan'ın suç duyurusunda bulunmasının gerekçesi ise, 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun 22'inci maddesinin 6'ıncı fıkrası.

Aslında bu tür sorunlarla ilgilenmek artık 1 Eylül'de faaliyete başlayan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) yetkisinde. Ancak, Bakan Önal, Yıldırım'la ilgili suç duyurusunu BDDK'nın faaliyete geçmesinden birkaç gün önce yaptı.

4 milyar liraya kadar ağır para cezası var

MEHMET Yıldırım'ın suçlanmasına neden olan Bankalar Kanunu'nun 22/6 maddesinde şöyle deniliyor: ‘‘Bir bankanın itibarını kırabilecek ya da şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususta kasten sebep olan ya da bu yolda asılsız haberler yayınlayanlar için bir yıldan iki yıla kadar hapis ve bir milyar liradan iki milyar liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu fiilin 15.7.1950 tarihli ve 5680 sayılı Basın Kanunu'nda belirtilen ya da radyo, televizyon, video, internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri yayın araçlarından biri ile işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki milyar liradan dört milyar liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. İsimleri belirtilmese dahi bankaların güvenilirliği konusunda kamuoyunda tereddüte yol açarak bankaların mali bünyelerininin olumsuz etkilenmesine neden olabilecek nitelikte asılsız haberleri yukarıda belirtilen araçlarla yayınlayanlara iki milyar liradan dört milyar liraya kadar ağır para cezası verilir.’’

Güven sarsan açıklamayı Bakan yaparsa ne olur?

DEVLET Bakanı Recep Önal, İTO Başkanı Mehmet Yıldırım hakkında güven sarsıcı açıklamalar yaptığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunurken, bir başka bakan ise önceki gün yaptığı açıklamalarıyla Yıldırım'la benzer görüşleri dile getirdi. Finansal Forum Gazetesi'nde yer alan haberde Özelleştirilmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova'nın, Fon'a 16 bankanın alınması gerektiği yolundaki açıklamaları yer aldı. Haberde Bakan'ın görüşlerine şöyle yer verildi:

‘‘Sen kalkıyorsun 16 bankayı gözetim altına alman gerekirken 5'ini alıyorsun. Bu 5 bankaya da milyar dolarları akıtıyorsun. Akıtılan 8 milyar dolar. Maliyet şimdilik bu. Ben dedim ki, bunlardan ikisini bana verin, kapılarına 'Vakıfbank kuruluşudur' diye yazayım. Bakın neler oluyor diye. Ama kimse ciddiye almadı. Bu bankaların başına atanan müdürlerin de bir suçu yok. Adamlar ne yapsın, her gün içine para koyuyorlar, her gün gelen para gidiyor. Böyle yaparsan önünü alamazsın. Gelen gider. Yapılması gereken maalesef yapılmıyor.’’

Fon’daki bankalar açık pozisyon batağında

1994 yılında yaşanan ekonomik krizi ateşleyen bankacılık sisteminin açık pozisyonu alarm veriyor. Sistemin döviz pozisyonundaki açık haziran ayı sonunda 19.2 milyar dolarla rekor bir düzeye yükselirken, bu rakamın 5.7 milyar dolarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesindeki sekiz bankanın döviz açığından kaynaklandığı belirlendi. Böylece, fondaki sekiz banka tüm bankacılık sisteminin açık pozisyon miktarının yüzde 30'una sahip duruma geldi. Bu bankaların döviz açığı Haziran 1999'da 1.1 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.

Bankalar Birliği'nin hesaplamalarına göre, geçen yıl haziran ayı sonunda 10.1 milyar dolar olan, bankacılık sisteminin döviz pozisyon açığı, 12 aylık bir sürede 9.1 milyar dolar arttı. Bu gelişme bankacılık sisteminin yabancı para yükümlülüklerinin (borç), yabancı para varlıklarından daha yüksek bir hızda büyümesinden kaynaklandı. Sistemin yabancı para pasifleri yüzde 90 oranında büyürken, yabancı para aktiflerindeki büyüme yüzde 69'da kaldı. Bunun sonucunda da sistemin dövizdeki açığı önemli ölçüde büyüdü.

Özel sermayeli bankaların dövizdeki açıkları ise 11.5 milyar dolar olarak hesaplandı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı