Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İtiraf eder, ayrıca da özür dilerim.

Babama:

 

Bir gün  bir gençlik dergisi almak için bakkala giderken, sormadan cüzdanından aldığım sana özel Turgut Özal tarafından imzalanan beş lirayı harcayan bendim, Ayça değil… (Allahtan çabuk fark etmiştin de gidip geri almıştım.)

 

İngiliz Hükümeti’ne:

 

Ülkenizde okuduğum yıllarda ehliyetim olmadığı halde sahte ehliyetle araba kiralayan, kiraladığım arabanın mazotla çalıştığını bilmediğimden, arabaya yanlışlıkla benzin koyup arabanın içine edip, ortalıktan sıvışan bendim.

 

Ajda Pekkan’a:

 

Yaklaşık yirmi sene evvel geçirdiğiniz bir estetik operasyon sonrasında, hastaneyi arayıp eski sevgilinizi  “Semiramis’im” diye kandıran, Londra’da olduğundan  çok meraklandığını söyleyip bir saat boyu tüm bilgileri alan da bendim…. (Ama valla kimselere bir şey söylememiştim.)

 

Recebiye Hanım’a:

 

Lise hayatım boyunca hocası olduğunuz beden dersinizden sıvışmamı sağlayan, beden derslerinden muaftutulmamı yazan doktor raporunun altındaki imza bana aitti.

 

Gül Taksi’ye:

 

On üç ve on beş yaş aralıklarında yaklaşık üç sene günün gecenin farklı saatlerinde araçlarınızı sahte adreslere gönderenbendim. Çılgınlıktı, affedin…

 

Cleveland Hastanesi altıncı kat hemşireleri ve Dr.Wilkoff’a:

 

Pil operasyonum sonrası hastanede yatmaktan afakanlar bastığından, saat başı ağızdan yaptığınız ateş kontrolleri öncesi, buz çiğnedim, sizleri kandırdım.. (Allah acıdı da başıma bir dert gelmedi.)

 

Türk Hava Yolları pilotuna ve yolcularına:

 

1989 yılındaki bir İstanbul-Londra uçuşunda tam kalkmaya hazırlandığınız sırada, Londra’ya gitmek istemediğimden, sahte panik atak numaraları çekip kendimi yerden yere atıp, uçuşunuzun rötar yapmasına ve  kendimin de evime dönmeme sebep olan davranışımdan dolayı da özür dilerim.

 

İtiraf eder, ayrıca da özür dilerim.

 

Tüm halka açık tuvalet kuyruğunda bekleyen hanımlara:

 

İç karnım geniş olduğundan, istediğim her an karnımı dokuz aylık hamile şekline sokabildiğimden, her seferinde ben hamileyim diye sıranızı aldığımdan ötürü kusuruma bakmayın. (Zaten artık ünlenmeye de başladım, bir süre sonra bu numarayı yapamayacağım.)

 

Polis memuru Ahmet’e:

 

Emlak şirketim olduğu günlerde, araba park etmek yasak olan bölgeye arabamı park etmeme izin vermiş, beni bir şey sandığından karşılığında da tayininin Zonguldak’a çıkması için benden yardım istemiştin. Oha yani nerede bende o güç? Birkaç gün sonra Zonguldak’a tayinin tesadüfen çıktığında elinde çiçekler ve üzerimde adım yazan bir halıyla ofisime gelmiştin. O an nedense itiraf edememiştim, şimdi ediyorum. İşte o ben değildimmmm …

 

Hastane ve ambulans personeline:

 

Gecenin bir vakti, “Doğuruyorum yetişin” diye arayıp, sonradan gaz sancısı olduğunu anlayıp vakitlerini aldığım için özürler dilerim…

 

İlkokul arkadaşıma:

 

Doğum günü 23 Nisan olan sınıf arkadaşımı, o gün yapılan tüm kutlamaların, onun doğum gününü kutlamak için yapıldığına inandırdığım için...

 

Mahalledeki süpermarkete :

 

Aldığım ürünün, aslında istediğim ürün olmadığını, eve gelince anlamam üzerine, poşetini biraz yırtıp, "Bu kullanılmış ürünü bana nasıl satarsınız?" diye çıngar çıkardığım için...

 

Not-1: Az manyak değildim. Hala da düzelmiş değilim. Sadece artık sınırlarımı biraz daralttım. Bunlar eskiyip zaman aşımına uğradığından yazabildim. Şu sıralar yediğim haltları da üstlerinden biraz geçsin, bir ara yazarım..

 

Not-2: Sizler de itiraflarınızı yazsanıza bana …..

 

İtiraf eder, ayrıca da özür dilerim.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI