İthal ete önlem geliyor

Hürriyet Haber
19.01.2011 - 12:41 | Son Güncelleme:

Tarım Bakanlığı, ithal ete iki önlem üzerinde çalışıyor. Bunlardan ilki gümrük vergilerinin yükseltilmesi, diğeri de kaba yeme destek vermek. Ayrıca sektörde, süt üretimin teşviki ve kayıt altına alınması için kg başına verilen süt primi, 2011 yılı için, inek-manda sütünde 4 kuruştan 6 kuruşa, koyun-keçi sütünde 10 kuruştan 15 kuruşa yükseltildi. Fazla sütün piyasadan çekilerek, süt fiyatlarının düşmesini önlemek amacıyla, bu yıl da süttozu teşviği uygulanacak, ithalata ise yasak getirildi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Hayvancılık Daire Başkanı Muhittin Eyimaya, bu yıl Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında süttozu ithalatına izin verilmeyeceğini, sanayicinin tüm ihtiyacını yurtiçi piyasadan karşılamasının sağlanacağını bildirdi. Eyimaya, sıfır faizli kredi kullanan toplam 48 bin yatırımcının büyük bölümünün, 100 bin liranın altında kredi kullandığını, 1 milyon lira ve üzerinde kredi kullanan yatırımcı sayısını çok az olduğunu söyledi.

İthalat nedeniyle yerli ve ithal karkas fiyatları arasındaki farkın giderilmesi, yerli üreticinin zarar etmesini önlemek için, ithal ette gümrük vergisi artırılması veya kaba yem desteği uygulanması alternatifleri üzerinde çalıştıklarını açıklayan Eyimaya, Ankara Üniversitesi (AÜ) Ziraat Fakültesi'nde dün düzenlenen “Süt ve Kırmızı Et Üretimi; Tamam mı, Devam mı?” konulu panelde yaptığı konuşmada, hayvancılık sektörüne, 17 ana başlık altında destek uygulandığını belirtti. Bunlardan biri olan ve kg başına ödenen süt teşvik priminin, 2011 yılı için, inek-manda sütünde 4 kuruştan 6 kuruşa, koyun-keçi sütünde 10 kuruştan 15 kuruşa yükseltildiğini açıkladı.

Piyasadaki fazla sütün çekilerek, fiyatların düşmesinin önlenmesi amacıyla, süttozu teşviğinin bu yıl da uygulanmasına karar verildiğini bildiren Eyimaya, şu bilgiyi verdi:

“DİR kapsamında süttozu ithalat izin belgesi olan sanayicilere, ithalat izni verilmeyecek. Bunların ihtiyaçlarını yurtiçi piyasadan karşılamasını sağlayacağız. İthalat maliyeti ile yurtiçi piyasa fiyatı arasındaki fark, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da devlet tarafından karşılanacak. Böylece 180 bin-200 bin ton sütün piyasadan çekilmesi, 18 bin-22 bin ton süttozunun üretimi sağlanacak. Bu sektörün ihtiyacının tamamını karşılayacak düzeyde. Bir miktar sınırlaması yok, daha fazla da olabilir.

Desteğin uygulanmasında, süttozu üreticisi sanayicinin, sütü üretici birliklerinden sağlaması şartı aranacak. Ayrıca, süttozu üreticisinin, DİR kapsamında ithalat izni bulunan sanayici ile satış sözleşmesi imzalaması gerekiyor. İthalat maliyeti ile yurtiçi fiyatı arasındaki fark, süttozunun kullanılıp, ihracatın tamamlanmasından sonra ödenecek.”

Eyimaya, söz konusu desteklere ilişkin bakanlar kurulu kararlarının imzalandığını da bildirdi.

48 BİN YATIRIMCI SIFIR FAİZLİ KREDİ KULLANDI

Hayvancılık sektörüne yönelik sıfır faizli kredi uygulamasından, şimdiye kadar 48 bin yatırımcının yararlandığını açıklayan Eyimaya, bu kredini orta ve büyük yatırımcılara gittiği yönündeki eleştirinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Eyimaya'nın verdiği bilgiye göre, üst limiti 7,5 milyon lira olan kredi kapsamında sadece 16 yatırımcı 5 milyon liranın üzerinde kredi kullandı. Toplam 48 bin yatırımcıdan 11 bini 25 bin liranın altında, 11 bin 290 yatırımcı 50 bin-100 bin lira arasında kredi kullandı. 500 bin lira ile 1 milyon lira arasında kredi kullanan yatırımcı sayısı 320. Sıfır faizle 1 milyon lira ile 2,5 milyon lira arasında kredi kullanan yatırımcı sayısı 109.

Kullandırılan kredilerin 1 milyar 230 milyon lirası büyükbaş hayvan besiciliğine yönelik ve 20 bin üretici yararlandı. Şu an itibariyle 460 binin üzerinde besi danası için kredi açıldı. Aynı krediden, damızlık süt sığırcılığı için 4.336, büyükbaş hayvan yetiştiriciliği için 7.794, damızlık sığır yetiştiriciliği için 65 kişi yararlandı.

Bu kredilerin, orta ve büyük işletmelere değil, küçük işletmelere gittiğini vurgulayan Eyimaya, şöyle devam etti:

“Kullandırılan krediler konusunda, yerinde ve çapraz şekilde 4 denetim yapılıyor. Kaba yem üretimini garanti altına almadıkça kredi vermiyoruz. Aşılama ve diğer kayıtlarına bakıyoruz ve kesimin nerede yapılacağına dair belge istiyoruz. Ayrıca, çiftliklere gidip, yerinde sayım ve kontrol yapıyoruz. Ben de haftasonu Amasya'daydım. Bizzat çiftliklere gidip, kulak küpesi bazında denetim yaptım ve besiye alınan 43 bin hayvan tespit ettim. Kamuoyunda, (bu krediler nereye gidiyor) endişesini gidermek için, bütün işletmelerde bu denetimleri yapıyoruz.”

Damızlık ithalatı konusunda da bilgi veren Muhittin Eyimaya, BSE hastalığı nedeniyle 1996'da durdurulan damızlık ithalatına, 1999 yılından itibaren, 100 baş ve üzerindeki besi işletmelerine, kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere izin verildiğini hatırlatırken, bugüne kadar 42 bin başın üzerinde başvuru yapılmasına karşın, gerçekleşen ithalatın 18 bin 900 düzeyinde bulunduğunu açıkladı. Eyimaya, ithal edilen damızlıkların sadece 5 bin başının etçi ırk olduğunu kaydetti.

İTHAL ETİN NEDEN OLDUĞU HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ

Her hafta süt ve et fiyatlarını düzenli olarak izlediklerini ve değerlendirdiklerini kaydeden Muhittin Eyimaya, ithalat nedeniyle yerli karkas et ile ithal et arasındaki farkın giderilmesi, yerli üretici aleyhine haksız rekabetin önlenmesi için 2 önlem üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Süt piyasasının sağlıklı seyretmesi için 1 kg süt ile 1,6 kg yem alınmasını sağlayacak şekilde paritenin korunmasının önemine işaret eden Eyimaya, şöyle konuştu:

“Zaman zaman karkas et üretim maliyeti ve satış fiyatları arasında fark oluştuğuna işaret eden Eyimaya, “Bu fark, bazen üreticinin lehine, bazen aleyhine. Burda 2 tür destekleme modeli üzerinde duruyoruz. Et ithalatındaki gümrük vergisi yukarı çekilebilir. İkincisi, geçmişte hayvan başına kaba yem desteği vardı, buna benzer bir destek olabilir. Arada maliyet farkı, bir referans fiyat konarak, referans fiyat ile maliyet arasındaki fark üreticiye ödenebilir. Bu kısa vadede alınabilecek bir tedbir. Ama uzun vadede, bizim temel politikamız, süt fiyatının istikrarıdır. Bunun için süt fiyatının bir baz aralığında tutulması için çalışıyoruz. Süttozu teşviği ile bunu gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.”

TÜGEM Hayvancılık Daire Başkanı Muhittin Eyimaya, süt ve süt ürünleri ithalatındaki yasağın kaldırılması için 10-15 gündür Rusya ile görüşüldüğünü de açıkladı.

“SÜT-YEM PARİTESİ BOZULDU, İNEKLER KESİME GİDECEK”

Ankara Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cengizhan Yorulmaz da süt primlerinin artırılması ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Eylül'deki süt ihalelerinde 73,5 kuruş olarak belirlenen süt fiyatının Aralık'taki ihalelerde de değişmediğini, ama aynı dönemde yem fiyatlarının yüzde 25-30 artırıldığını söyledi.
Süt fiyatları değişmemesine karşın üretim maliyetlerinin arttığını vurgulayan Yorulmaz, şunları söyledi:

“Üretim maliyetlerindeki artışı göstererek, sanayici süt alım fiyatını, ihale dışında, bazı bölgelerde 2-6 kuruş düşürdü. Devletin artırdığı süt primin bu nedenle bazı bölgelerde üreticiye bir faydası olmayacak. Süt üretiminin devamı için 1 kg süt ile 1,5 kg yem alınması lazım. Şimdi 800 gram alınabiliyor. Bu gidişle damızlık hayvanlarımızı yine kasaba vereceğiz. Bu da et fiyatlarını düşürecektir. Evet, önümüzdeki dönemde damızlıklar kesildiği için tüketici ucuz et yiyecek, ama sonra ne yer ne içer bilemem...”

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı