Gündem Haberleri

    İşyerinde mobbing var

    Hürriyet Haber
    06.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Bu taciz cinsel değil, duygusal. İşyerlerinde meydana geliyor. Genellikle üstler tarafından uygulanıyor. Bir çeşit sindirme, korkutma, aşağılama. Bu teröre maruz kalanda çalışma isteksizliği, verim düşüklüğü gibi olumsuz sonuçlara yol açıyor ve sonu istifaya kadar varabiliyor. Mobbing kavramını İsveçli Dr. Heinz Leymann ortaya attı. Amerikalılar geliştirdi. Türk psikiyatrlar bizde de örneklerin bol olduğunu söylüyor.Kelimenin kendisi yabancı olsa da, içerdiği anlam yabancı değil. Mobbing'in sözlük karşılığı çevresini sarmak veya topluca saldırmak. Bu özel kullanımdaki anlamı ise işyerinde duygusal taciz. Uzmanlar Türkçe'de tam karşılığını bulamadıklarından İngilizcesini kullanıyor. Mucidi İsveçli olsa da ABD'de daha fazla tanınıyor. Mobbing'e ismini veren ve ilk olarak tanımlayan İsveçli endüstri psikiyatrı Dr. Heinz Leymann 80'lerde Avrupa'da çalışma ortamlarıyla ilgili uzun süreli bir araştırma başlattı. 1999'da ölen Leymann'ın çalışmalarını, şimdi iş arkadaşları sürdürüyor. DUYGUSAL TACİZMobbing genellikle çalışanlara üstleri tarafından uygulanıyor. Bu üstler, astlarının hayatını zorlaştırmaya, verimini düşürmeye, kendine güvenini sarsmaya çalışıyor. Nedeni kıskançlıktan, psikolojik sorunlara kadar herşey olabiliyor. Örneğin şefinize hiç anlaşamadığı babasını hatırlatıyor olmanız, hayatınızın kararmasına yetebiliyor. Sabah uyanıp da işe gitmek fikri karnınızda ağrıya neden oluyorsa, sizde de mobbing belirtileri ortaya çıkmış olabilir. Doç. Dr. Psikiyatr Armağan Samancı, iş yerinde duygusal tacize uğrayan insan sayısının Türkiye'de de azımsanmayacak kadar fazla olduğunu söylüyor.‘‘İnsanların kendi duygusal dünyalarında yaşadıkları çatışmalar, işlerine de yansıyor. Çözemediklerini karşısındakinde çözmeye çalışıyorlar. Çoğunlukla bunun için işyerindeki yetkilerini kullanıyorlar. En sık rastlanan durum başarı çatışması. Kendilerinden başarılı kişiyi yenmeye, kötü hissetirmeye çalışıyorlar. Bunlar ailenin başarısız çocuğu olabiliyor.’’ Samancı, 20-40 yaş arasındaki hastalarının yüzde 10'unun mobbing mağduru olduğunu belirtiyor. Kadınların oranı da erkeklere göre daha yüksek. Elbette herkes mobbing mağduru değil. Kurbanların sayısı katı kuralların uygulandığı iş yerleri, devlet daireleri ve bankalarda artıyor. Tacizciler kendilerine kurban olarak sessiz, kolay kontrol altına alabilecekleri, kırılgan insanları seçiyor. Şirketlerde verim kontrolü yapıldığından bu gibi durumlar daha kolay ortaya çıkarılıp, engellenebiliyor. İSTİFA ETMEYİNTacize maruz kalanlar önce karşısındakiyle iyi geçinmeye çalışıyor. Ancak bu işe yaramadığı gibi, baskının artmasına neden olabiliyor. Alttan almak işe yaramayınca tayinlerini istiyorlar. O da olmazsa işyerinde ağlayarak tepkilerini dile getirmeye çalışıyorlar. Bazen de patlayıveriyor ve böylece aslında mağdurken suçlu durumuna düşüyorlar. Doç. Dr. Samancı ‘‘Savunma yöntemlerini öğretiyoruz’’ diyor. ‘‘Hangi durumlarda nasıl davranması tacizi geri püskürtebilir gibi. İlaç kullanılması gereken durumlar da oluyor.’’ Ancak istifa asla tavsiye etmedikleri bir çözüm. Samancı, çalışanların sık sık hastalık izni aldığı, geç kaldığı iş yerlerinde ruh sağlığının bozuk olduğunu belirtiyor. AMERİKA'DA KİTABI YAZILDIMobbing'in en sık rastlanıldığı ülkelerden biri de ABD. Hatta birkaç uzman biraraya gelerek, bir rehber kitap hazırlamış. Kitabın adı ‘‘Mobbing: Amerikan İşyerlerinde Duygusal Taciz’’. Yazarları Noa Davenport, Ruth Distler Schwartz ve Gail Pursell Elliott. Kitapta Dr. Leymann'ın çalışmalarına yer veriliyor. Kitap doğrudan işçilere sesleniyor ve mobbing denen bir kavramın varlığından, bunu kimlerin uygulayabileceğinden ve belirtilerinden bahsediyor. ‘‘Bu sizin de başınıza geldiyse yalnız değilsiniz, kendinizi korumanın yolları var...’’ Kitap sorumlu idarecilere, insan kaynakları birimlerine, sendikalara, sigorta şirketleri ve sağlık kurumlarına hatta avukatlara hitap ediyor.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı