Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İsviçre Dışişleri Bakanı Bayan Michelle Calmy-Rey’e teşekkür ederim

Önce Hürriyet gazetesinin Münih temsilcisi Celal Özcan’a teşekkür ederim: 25 ekim tarihli “MİT İsviçre’yi Karıştırdı” başlıklı haberi için. Gazetenin birinci sayfasına manşet olacak bir haberdi.

***

Sonra Madame Michelle Calmy-Rey’e teşekkür ederim: Kadınların iyi politikacı olmakta zorlandıkları tezimi doğruladığı için. Bu görüşümün kadın düşmanlığıyla ilgili yok. Bayan Calmy-Rey’in yerine bir erkek politikacı olsaydı MİT’te yakalanmazdı.
Belki de kendisini yakalanıp gündeme gelmek istemiştir.

***

Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli İstihbarat Teşkilatı’na yani MİT’e teşekkür ederim: Dışişleri Bakanı’nı iş (“suç” ya da “görev” diyemediğim için “iş” diyorum) üzerinde yakalayarak vurdum duymaz İsviçre ülkesinin huzurunu biraz kaçırdığı için.
MİT’in yaptığı işi anımsayalım: Bayan Calmy-Rey bir süre önce Lozan’da PKK’nın bir üst düzey yetkilisi ile buluşmuş. Bu buluşmayı saptayan MİT durumu İsviçre emniyetine bildirmiş. İsviçre emniyeti de ihbarı üst makamlara iletmiş... Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Couchepin konseylerini olağanüstü toplantıya çağırmış. Yapılan toplantıda Bayan Calmy-Rey suçlamaları reddetmiş.
Reddetmeyip ne yapacak?!
Bu arada, Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Bayan Calmy-Rey’in ekim başlarında ülkemize yapacağı ziyareti iptal etmiş.
Bayan Calmy-Rey’in üyesi olduğu hükümetten habersiz iş yaptığını külâhıma anlatsınlar!

***

Burada hiç kızılmayacak taraf kuşkusuz PKK... Adamlar bir örgüt kurmuşlar, Türkiye’den ayrılmak istiyorlar, elbette bu türden ilişkileri olacak.
PKK Türkiye’nin bir bölümünü Türkiye’den ayırıp ne yapacak? Ne yaparsa yapar, becerebilirse, Türkiye izin verirse, ayrı bir devlet kurar, Irak’la ya da Suriye ile birleşir; birleşmek için İran bile var. Binlerce tasa arasında PKK’nın hayallerini kendimize dert edecek değiliz.

***

Bu arada İsviçre’ye de teşekkür ederim: Tuzu kuru küçük ülkelerin türlü nedenlerle başka ülkelere zarar vermek gibi bir hobileri olduğu tezimi doğruladığı için.
Haçlı Seferleri’nden bu yana İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin 1800’lerin ortalarında itibaren de ABD’nin önce Osmanlı İmparatorluğu’nun sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde bulunan Yukarı Mezopotamya ile ilgileri olmuştur. Bu sıcak ilgilerini bölgede Kürtlere, Ermenilere, Süryanilere çıkarttırdıkları isyanlar ve işgallerle kanıtlamışlardır.

***

Merak ediyorum: Sütçü ve saatçi İsviçre’nin PKK ile ilişki kurmasının nedeni ne olabilir?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI