Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İsveç'in önerisi gerçekte ne anlama geliyor

    Jerusalem Post
    12 Aralık 2009 - 00:42Son Güncelleme : 12 Aralık 2009 - 11:39

    İsrail İsveç’in Doğu Kudüs'ü başkent olarak kabul edip Filistin’in devlet olma isteğini desteklemesinin pek çok anlama gelebileceğini tartışırken, bu öneri uzun vadede barış için olumlu bir adım olarak görülmüyor.

    Jerusalem Post gazetesinde, Yossi Alpher tarafından “The Swedish initiative as metaphor (İsveç’in önerisinin anlatmak istedikleri) başlığıyla ele alınan köşe yazısında, İsveç’in Kudüs’ü İsrail ile Filistin arasında paylaştırma önerisinin aslında uluslararası kamuoyunun gerçek isteğini bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi.

     

    Köşe yazısında ayrıca, İsrail’in Kudüs’teki son dönemde hareketlerinden dolayı, bu kararı hak etmiş olabileceğine dikkat çekildi.

     

    AVRUPA İSRAİL’E BASKI UYGULAMIYOR

     

    Alpher, Avrupa’nın İsrail üzerinde çok fazla baskı uygulamadığını belirtirken, birliğin Arap dünyası ile İsrail arasında yaşanan çatışmada çok fazla etkisinin olmadığına dikkat çekti.

     

    Avrupa Birliği’nde yeni başkan ve dışişleri bakanıyla dinamiklerin değişebileceğinin vurgulandığı yazıda, şu anda birliğin dış politikasının tam olarak ne olacağının bilinmediği belirtildi.

     

    Alpher yazısında, “İsveç’in herkesi hayal kırıklığına uğratan başarısız girişimi, dönem başkanlığı yapan ülkelerin liderlerinin başarısız diplomatik girişimlere imza attığı eski AB sisteminin sonunun geldiğini gösteriyor” sözleriyle yeni dönemde dış politikada AB’nin daha etkin olabileceğini işaret etti.

     

    Ocak ayında İsrail’in Gazze’yi işgal ettiği zamanda, Çek Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığı yaptığını söyleyen yazar, deneyimsizlik ve oldukça İsrail yanlısı bir eğimle, ülkenin AB’yi bu sorunda nerdeyse etkisiz hale getirdiğinin altını çizdi.

     

     

    İSVEÇ’İN ÖNERİSİ ÇABALARDAN BAĞIMSIZ

    “Çözümün iki ülkenin çıkarları için daha yumuşak hale getirilmesi bile ABD'li barış elçisi George Mitchell’ın barış görüşmelerini yeniden başlatma çabalarına kolaylaştırmayacak” diyen Alpher, sözlerine şöyle devam etti:

     

    “Filistin Kurtuluş Örgütü, Avrupa’dan gelecek desteğe olan inancını artırdığı için, artık görüşmeye daha şiddetle karşı çıkabilir.Bu noktada, İsveç’in girişimi, ABD ve Avrupa Birliği’nin geçtiğimiz aylarda Kudüs sorununu çözmek için verdikleri ortak çabadan tamamen uzak olarak görünüyor.”

     

    OBAMA DA BAŞARILI OLAMADI

    Yazıda, ABD’nin George W. Bush yönetiminde de Ortadoğu dörtlüsü olarak bilinen ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Birleşmiş Milletler ile ortak çalışmalar yapma gayretinde bulunduğu ancak diplomasi cephesinde çok başarılı olamadığına değinildi.

     

    Bununla birlikte, şu anda Obama yönetiminin diplomatik olarak daha sıkı çalışmasına rağmen çok fazla başarılı olamadığına dikkat çekildi ve ABD Başkanı Barack Obama’nın da İsveç’in bu kararını hak ettiği söylendi.

     

    “Netanyahu şu anda çözümün Kudüs’teki Arapları Filistin devletine vermekten geçtiğini biliyor” diyen Alpher, İsrail başbakanının bu bağlamda kontrol noktalarını kaldırıp, yerleşimleri durdurarak doğru hamleler gerçekleştirmiş olabileceğini belirtti.   

     

    Netanyahu’nun hareketlerinin arkasında farklı nedenler olduğunu söyleyen Alpher, ABD’yi memnun edip, ülkenin İran tehlikesine göz kulak olmasına devam etmesini sağlamayı bu nedenlerden biri olarak gösterdi ve yazısını şu sözlerle sonlandırdı:

     

    “İsveç’in bu önerisi pek çok anlama gelebilir ancak bu yarattığı bütün kızgınlığı göz önüne aldığımızda, bu girişimin uzun vadede olumlu bir adım olarak kabul edilebileceğini düşünmüyorum.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı