Gündem Haberleri

    "İstikrara geçiş dönemine başlıyoruz"

    Hürriyet Haber
    09.10.2007 - 13:11 | Son Güncelleme:

    Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren kendileri için yol haritası olacak AK Parti hükümetinin ikinci döneminin ekonomik ajandası ve gündemini açıklarken, “yeni dönemdeki eksen farklılığı, artık büyümeyle istikrara geçiş dönemine başlıyoruz” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Ekren, Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği basın toplantısında, yılın son çeyreğine yönelik hazırlanan Üç Aylık Eylem Planına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Yeni dönemde 'büyümeyi kalıcı hale getirip, onun ortaya çıkaracağı  istikrar atmosferinin güçlendirilmesini' sağlayacaklarına işaret eden Ekren, yeni dönemin 5 temel eksenini ise 'kapsamlı istihdam artışı,  sanayinin güçlendirilmesi,teknolojik gelişme, insan kaynakları ve makro  ekonomik istikrar” olarak özetledi.

    HEDEF KİŞİ BAŞINA 10 BİN DOLAR GELİR

    İstikrar ve büyüme için vazgeçemedikleri makro ekonomik istikrarın, hem  kamu yönetiminde hem de mali reformlarla devamı konusunda açık bir  taahhütle yola çıktıklarını belirten Ekren, “burada ana kurgumuz, vurgumuz şu; Başbakan Erdoğan'ın daha önce belirttiği gibi, kişi başına  gelirin 10 bin dolar

    EKONOMİNİN 5 TEMEL VİZYONU

    Ekonomik vizyonun 5 temel ekseni olduğunu kaydeden Nazım Ekren, bunları  şöyle anlattı:

    "Öncelikle kapsamlı bir istihdam artırma stratejisi... Büyüme ile  ilişkisinden dolayı olayı sadece büyüme trendlerine bırakmak yerine  büyümenin ortaya çıkartacağı pozitif ivmeye ilave olarak hem sektörel  hem bölgesel düzeyde neler yapabileceğimizi tartışacağız.
    Sanayinin güçlendirilmesine yönelik özel politikalar... Son 5 yılda  önemli atılımlar ve açılımlar yapılmasına rağmen, bölgesel ve sektörel  bazda Türkiye ekonomisinin uluslararası rekabet gücünü artırıcı daha  saldırgan, daha proaktif bir tedbirler paketine ihtiyacımız olduğu  açıktır.
    Teknolojik gelişmeler... Türkiye'nin ihtiyacı olan teknolojik  gelişmelerin üretilmesi ve transferi konusunda eylem planında çok  yansımalar olacak.
    İnsan kaynakları sosyal ve kültürel sermaye... Sosyal ve kültürel  sermayeyi, toplumsal katmanlar arasındaki ilişkinin kalitesinin artması  kadar eğitim kalitesinin de artması olarak anlıyoruz.
    Makro ekonomik istikrar ve kamu mali reformlarının devamı...”

    olması olgusu, ekonomik büyüme sağlandığında veya  gerçekleştiğinde, aynı gelişmiş ülke ekonomileri ve toplumlarda olduğu  gibi, ekonomik temeller sağlam olduğunda, geri dönülemez bir yapı  kazandığında, belli bir eşiği aştığında, artık ekonomik ve siyasi  istikrarın toplumsal istikrarın çok daha kolay sağlanabileceği olgusu”  şeklinde konuştu.

    2002-2006 DÖNEMİ EKONOMİK NORMALLEŞME
           
    AK partinin 2002-2006 döneminde, ekonomik normalleşme denilen siyasi ve ekonomik istikrar sağlanarak, cumhuriyet tarihinde en uzunlarından biri olan 'kesintisiz büyüme' dönemi oluşturulduğuna işaret eden Ekren, atmosferin de büyüme için uygun bir zemin hazırladığına vurgu yaptı.Türkiye ekonomisinin; dünyanın ilk 20 ekonomisi arasına girmesiyle  başlayan süreçte, geçen yıl verileriyle 17. ekonomi olduğunu anlatan Başbakan Yardımcısı, bu dönem içinde Türkiye'de bütün aktif değerlerin  borsa endeksinden başlayıp gayrimenkul fiyatlarına, sahip olunan imkanlara kadar ciddi artışlar olduğunu vurguladı. Ekren, yeni dönemde ise ekonomik dinamizm ile yatırımlar ve borçlardaki  gelişmelere bağlı neler yapılacağının tartışıldığını kaydetti.

    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım  Ekren, 2008-2012 dönemini kapsayan 5 yıllık eylem planını bu ayın  sonunda veya Kasım ayının başında ilan edeceklerini bildirdi.

    Basın toplantısına gelmeden önce yazılı ve görsel basından edindiği  intibanın, eylem planının, 2007'nin son çeyreğine tekabül eden eylem  planının, 2007-2008 bütçelerinde oluşan veya varsayılan tedbirler paketi  gibi algılanmış olması olduğunu belirten Ekren, “Eylem planı, adı üstünde herhangi bir mali tablonun ya da mali dengelerin yeniden şekillendirilme ve oluşturulmasından daha çok, 2008-2012 dönemi için de  yapmayı planladığımız genel ajandadaki gündemin 2007'nin son çeyreğine  rastlayan veya ona denk gelen kısımlarını anlatmak olacak” dedi.

    60. Cumhuriyet hükümetinin yeni kurulan bir hükümet olmadığını, birinci  dönemde aldığı veya almayı planladığı karar ve uygulamaların ilgili  dokümanlarda yer aldığını, bunların da hem bu yılın son çeyreği hem de  2008-2012 dönemini baştan şekillendirdiğini anlatan Ekren, şöyle konuştu:

    "Bunlardan bir tanesi Kalkınma Planıdır. Kalkınma Planı 2007-2013'ü kapsadığı için hükümet programını yani hükümetin eylem planını  oluştururken de dikkate aldığımız ana dokümanlardan bir tanesi de budur. Hem 2007'nin son çeyreği için hem 2008 için hem de 2008-2012'nin tamamıdır.

    "İkinci önemli temel dokümanımız AB Uyum Programıdır. Bunu da muhtemelen  eylem planlarının hazırlık sürecine paralel bir şekilde Dışişleri  Bakanımız sayın Ali Babacan benzer bir yöntemle açıklamış. O da aynı  şekilde 3 aylık eylem planını AB'ye uyum sürecinde nereye denk  geleceğini ve 2008-2012 dönemiyle tekrar gündeme gelmiştir.

    "Üçüncüsü orta vadeli dokümanımızdır, orada da orta vadeli programımız  var.

    "Son olarak da Katılım Öncesi Ekonomik Program  dediğimiz 2007-2009 dokümanımız var, bunu da yıl sonuna doğru tekrar  revize edip onu da 2008-2010 haline getireceğiz."

    Yeni dönemdeki vizyonlarını, “İstikrar içinde büyüyen, gelirini adil  paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen  ve AB'ye üyelik için uyum sürecini tamamlamış bir Türkiye” olarak  açıklayan Ekren, “Dolayısıyla bizim bütün programlarımızı, eylem  programımızı ve eylem planımızı belirleyen ve şekillendiren ana kurgu  budur. Bunun sektörler, ekonomik birimler ve kamu kurumları bakımından  dikkate alınması gerekiyor” dedi.

    Ekren, “2002-2006 performansı, ekonomik ajandamız kurguladığımız  şekilde devam ederse, 2015'te, 2025 ve 2050'de, Türkiye'nin hem gelişmiş  11 ülke arasında yer almasında hem de AB entegrasyonunda ciddi adımlar  atılmış olacak” diye konuştu.

    HEDEF TÜRKİYE'NİN RATİNGİNİ ARTIRMAK 

    Ekren, iddialı hedeflerinden bir tanesinin de Türkiye'yi yatırım  yapılabilir ülke seviyesine çıkartmak, yani Türkiye'nin ratingini  artırmak olduğunu söyledi.

    Başbakan Yardımcısı Ekren, rating kuruluşlarının Türkiye'de iş ve  yatırım yapma konusunda “Türkiye'nin yatırım yapılabilir ülke konumuna  gelmesi” için önerdiği, üzerinde durduğu konular ile hem Yatırım  Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Kararları ve uygulamaları dahil  olmak üzere ilave hangi tedbirler alınacak, o tedbirleri almanın yeni  dönemdeki temel ajandalarından biri olacağını söyledi.

    ÜÇ AYLIK EYLEM PLANINDA NELER VAR?

    Ekren’in açıkladığı üç aylık programa göre, yapılacak düzenlemeler şöyle:

    -4749 sayılı Kanun ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının yasalaşması suretiyle borç yönetiminde etkinliğin artırılması, mali disiplinin sürdürülmesi için gereken tedbirlerin alınması ve Konut Edindirme Yardımı hesabı kapsamında ödemelerin yapılabilmesi sağlanacak.

    -Özelleştirme eylem planı hazırlanacak. Petkim’in yüzde 51 kamu hissesinin blok satış işleminin sonuçlandırılması için ÖYK kararı çıkarılacak. Derince Limanı’nın 49 yıllık işletme hakkı devri sonuçlandırılacak. Mazı Dağı Fosfat Tesislerinin ihale süreci tamamlanacak.

    -Kasım 2010’a kadar tamamlanması gereken kamu bankalarının özelleştirilmesi için strateji belirlenecek. Halk Bankası’nın kamuya ait kalan hisselerine ve Ziraat Bankası’na ilişkin strateji belirlenecek.

    -İç kontrol standartları belirlenecek.

    -Devlet Yardımlarının Çerçevesi, İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Kanun taslağı hazırlıkları gözden geçirilerek tamamlanacak.

    -Rekabetle ilgili ikincil mevzuat kapsamında; teknoloji transferi anlaşmaları, taşeronluk anlaşmaları, sigorta sektörü anlaşmaları, ilgili Pazar kavramı kılavuzu, para cezalarının belirlenmesi rehberi tamamlanacak.

    -Türkiye’de Avrupa Yatırım Fonu ile birlikte 200 milyon euro tutarında girişim sermayesi fonu oluşturulması için başlatılan işlemler sonuçlandırılarak fon kuruluş sözleşmesi imzalanacak.

    -Kamu İhale Kanunu değiştirilerek, AB düzenlemelerine paralel olarak elektronik ihale hayata geçirilecek.

    -Yeni şirket kurulumu, çeşitli lisans başvuruları, mali destek ve teşvik başvuruları, çalışan SSK kayıtları, gümrük işlemleri, vergi beyan ve ödemeleri, iflas başvuruları, ünvan değişikliği ve genel kurul bildirimi gibi işlemler tek bir noktadan çevrimiçi olarak yapılabilecek, onaylanacak, arşivlenecek.

    -Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli hakkında Kanun tasarıları yasalaşacak.

    -Avrupa Patent Sözleşmesi’nin Revizyonuna İlişkin Anlaşmaya katılım çalışmaları tamamlanacak.

    -Vergilemede risk bazlı denetim sistemi uygulamaya konulacak.

    -KDV iadelerinde kod sistemi uygulaması ülke geneline yaygınlaştırılarak, haksız KDV iadesinin önüne geçilecek.

    -Gelir İdaresi bilgisayar destekli denetim başlatacak.

    -Tütün ve alkollü içkiler piyasasında bandrol sistemine dayalı izleme ve denetim sistemi kurulacak.

    -5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında kanunun uygulanmasına yönelik olarak; suç gelirlerinin aklanmasının ve terörün finansmanının önlenmesi amacıyla yükümlüler, yükümlülükler, yükümlülüklere uyumun denetimi, başkası hesabına yapılan işlemlerin beyanı , gümrük idaresine açıklama yapılması ve diğer tedbirlere ilişkin usul ve esasların düzenlendiği tedbir çıkarılacak.

    -Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu’nun çalışma usul ve esasları belirlenecek.

    -Karaparanın aklanmasının önlenmesine yönelik Merkezi Kayıt Kuruluşu ve MASAK arasında veri paylaşımı yapılacak.

    -Merkez Bankası bünyesindeki risk merkezi faaliyetleri Türkiye Bankalar Birliği’ne devredilecek. Kamu haznedarlığı uygulamasının AB ile ilgili müktesebata uyumu için taslak kanun hazırlandı, TBMM’ye sunulacak.

    -Yeni sermaye piyasası araçları oluşturulacak. Bu çerçevede; Hisse Senedi Vadeli İşlem Sözleşmesinin kotasyonu sağlanacak. İMKB Hisse Senetleri Piyasasında faaliyet gösteren Borsa Yatırım Fonları Pazarında ilk defa portföyü ağırlıklı olarak (yüzde 90) devlet iç borçlanma senetlerinden oluşan bir fonun işlem sırası açılacak. Varantların borsada işlem görme esasları belirlenecek.

    -Finansal Tavsiyelerin Sunumu ve Çıkar Çatışmalarının Açıklanmasına İlişkin Esaslar hakkında Tebliğ yayımlanacak.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı