Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İster inan, ister inanma

Başbakanımız, baş müzakerecimiz farkında mıdır bilmem: Sahip olduğu doğal değerlerle Avrupa Birliği (AB) üyesi olduğunda, AB’nin biyolojik zenginliğini tek başına nerdeyse ikiye katlayacak yegane ülke Türkiye’dir. İşte Anadolu’nun inanılmaz ve eşsiz doğasına örnekler.

Anadolu, bitkiler için güveli bir kıtadır: Anadolu buzul çağlarında canlılar için bir sığınak. Jeolojik değişim çağlarında geçiş yoludur. Böylece canlıların yaşayan en zengin müzesidir. İki kıtanın birleştiği yerde üçüncüye komşu, çeşitli iklimlerin yaşadığı tek ülke Türkiye’dir. Yine Türkiye, Avrupa-Sibirya, Akdeniz, İran-Turan bitki coğrafya bölgelerinin de buluştuğu dünyadaki tek ülkedir. Bu nedenle Türkiye yüzölçümü, dünya kara yüzeyinin yüzde 0,6’sını kaplamasına karşın, dünyadaki tüm bitkilerin yüzde 2,5’unu barındırır.

İSTANBUL, İNGİLTERE’DEN ÇOK DAHA ZENGİN

Avrupa ülkelerindeki toplam damarlı bitki sayısı yaklaşık 13 bin. Sadece Türkiye’de bu sayı yaklaşık 9 bin 200. Avrupa ülkelerindeki toplam endemik bitki türü sayısı yaklaşık 3 bin 500. Yalnız Türkiye’de endemik bitki türü sayısı, yaklaşık 3 bin 100. Anadolu topraklarının yüzde 26’sı ormanla kaplı. Bu ormanları oluşturan 564 tür ağacın 76’sı endemik. Avrupa’nın tamamında 27 meşe türü varken, yalnız Türkiye’de 18 tür meşe bulunmaktadır. AB’de doğal ormanların toplam orman sahasına oranı yüzde 1 iken, yarısı bozulmuş ve verimsiz olsa da, bu oran Türkiye’de yüzde 93’tür. Sadece 5 bin 500 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan İstanbul İli, 2.450 gibi şaşılacak yoğunlukta biyolojik çeşitliliği barındırıyor. Bu, Hollanda ve 300 bin kilometrekarelik ada devleti İngiltere’ninkinden bile daha fazla!

Yaşlı, ılıman yağmur ormanlarının bulunduğu Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay ve kivi; Akdeniz sahillerinde muz, avokado ve turunçgiller; Orta ve Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde dünyadaki en kaliteli kayısı yetişir. Anadolu, incir, üzüm, zeytin, kiraz ve fındığın anavatanıdır. 30’u aşkın meyve türünün kökeni Anadolu’dur. Anadolu’da elmada 500, erikte 200, şeftalide 100 ve üzümde 1200’den fazla çeşit var. Güney Anadolu özellikle tahıl ve baklagiller olmak üzere, dünyanın en önemli bitki gen kaynağı merkezidir. Anadolu, aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitki çeşitlerinin de en önemli merkezlerindendir.

BAKARSAN NGBB, BAKMAZSAN VALİDEBAĞ KORUSU OLUR

Türkiye’deki 40 binden fazla hayvan türünün Avrupa kıtasının toplam tür adedinin yüzde 80’ine denk olduğu tahmin edilmekte. Avrupa ülkelerinde yaşayan toplam kuş türü sayısı 545’tir. Türkiye’de ise 459. Türkiye’de 2005 yılında, 3 haftalık bir kuş gözlem turunda 276 kuş türü saptanmış. Tropik ülkeler dışında bu, dünya rekorlarından biridir.

ABD’nin en verimli buğday türü çaresiz bir hastalıktan kurtulmak için Anadolu’nun doğal buğdayı ile evlenmek zorunda kaldı ve böylece tarım ilaçlarında yılda 50 milyon dolar tasarruf sağlandı. Dünyanın en önemli koyun üreticisi Yeni Zelanda’nın geniş meraları Anadolu’nun otlaklarından alınan tohumlarla geliştirildi...

Türkiye’nin bu eşsiz biyolojik zenginliğini tanımamız ve gözümüz gibi korumamız gerekir. Ben bütün bunları her cumartesi günü gittiğim Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nden (NGBB) (www.ngbb.gen.tr) öğrendim. Bu bahçede, bahçıvan çocuklar, bitki ressamlığı gibi kurslar; meşe, aromatik, tıbbi, faydalı, toprak erozyonu ile mücadele, susuzluğa dayanıklı, tuzlu topraklara uyumlu bitkiler koleksiyonu gibi inanılmaz güzellikler var. Normalde ot bile bitmez bir yer olan bir otoyol kavşağındaki bu dünyanın tek botanik bahçesi "Ekmek bedeni besler ama çiçekler de ruhu besler" felsefesine uygun bir şekilde çeşitli çiçeklerle de bezenmiş. Türkiye bitkilerinin yanı sıra, çeşitli ülkelerden ağaç, çalı ve otsu bitkilerin, canlı koleksiyonlarını da barındıran ve doğada tehdit altındaki bazı türleri korumak için projeler uygulayan NGBB, İstanbullular için bir nefes alma noktası olmasının yanı sıra, önemli bir araştırma, eğitim ve öğretim merkezi.

Unutmadan ibreti álem için de söylemem gerekirse: NGBB, "Bakarsan bağ olur"; Koşuyolu-Altunizade arasında bulunan Validebağ Korusu ise "bakmazsan dağ ya da apartman olur" sözünün günümüzün en güzel ve en kötü örnekleridir. Mutlaka görün!
X