Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İşte Selahaddin

    Sebati KARAKURT Halep’ten yazıyor
    13 Ağustos 2012 - 00:00Son Güncelleme : 13 Ağustos 2012 - 15:06

    Halep’te, muhalifler ile ordu güçleri arasındaki en şiddetli çatışmaların yaşandığı Selahaddin Cephesi’ne girdik. İki gün önce taktik gereği ordu güçlerini içlere çekip büyük kayıplar verdiren muhalifler, geri aldıkları Selahaddin sokaklarında şükür namazı kılıyor.

    İKİ gün önce taktik gereği ordu güçlerini içlerine çekip büyük kayıplar verdiren, dün yeniden sokakları geri alan muhaliflerle buluşmak için Selahaddin mahallesine hareket ediyoruz. Muhalifler bir sokağı geri aldıktan sonra hep birlikte şükür namazı kılıyor. Bu, bir tür kutlama. Buradaki birliklerle, Halep’teki diğer birlikler gibi kolayca irtibat kurulamıyor. Savaşın en çetin yaşandığı bölgeye istihbarat amaçlı sızmaları önlemek için işi çok sıkı tutuyorlar. Selahaddin mahallesi en çetin cephe olduğundan, muhaliflere bağlı bütün birlikler dönüşümlü olarak en iyi adamlarını buraya gönderiyor. Dolayısıyla ekipler birbirini çok iyi tanımıyor. Sızmalar olmasın diye, gördükleri herkesi sorguya çekiyorlar.

    HÜRRİYET MUHABİRLERİ HALEP’TE ÇATIŞMA BÖLGESİNDE

    SEBATİ KARAKURT, SELAHADDİN'E GİRDİ / WEB TV

    TÜRKMEN ÖĞRETMEN TÜRKİYE'DEN SİLAH İSTEDİ / WEB TV

    SAVAŞIN ORTASINDA KALAN KEDİLER / WEB TV

    3 hafta boyu tek başına

    Cephe haline gelmiş sokaklara girme isteğimizde ısrar edince 40 yaşlarında biri gelerek Suriye’ye nasıl girdiğimizi, vizemiz olup olmadığını soruyor. Suriye’nin kuzey girişinin muhaliflerin eline geçtiğini bizden öğreniyor. Günlerdir terkedilmiş bir binada tek başına keskin nişancı tüfeğiyle gizlendiği için muhalif arkadaşlarının bile yerini bilmediği savaşçı, 3 haftadır ilk kez ortaya çıkıyormuş. Şu an terkedilmiş görünen sokaklardaki binalarda onlarca keskin nişancı aynı şekilde gizleniyor. Binaların dış cephelerine güneşten korunma amaçlı asılan perdeler yüzünden varlıklarını fark etmek mümkün değil. Duvar diplerinden ilerlemem için sürekli uyarı alıyorum. Bir kilometre ileride bu kez ordu güçlerinin keskin nişancıları kendilerini aynı şekilde gizlemiş ve bekliyor.

    Keskin nişancıya canlı yem

    Köşe başında 17 yaşında bir genç, Kanaslı nişancının yerini tespit edebilmek için kendini yem yapıyor. Sokakta sağa sola koşturup nişancının ateş etmesini sağlıyor ki, yeri belli olsun. Sarışın, kıvırcık saçlı bu genç görüntüsünün alınmasını özellikle istemiyor. Tanınmış, varlıklı bir ailenin çocuğu. Görüntüsü yayınlanırsa devlet tarafında olan ailesinin büyük zarar göreceğini söylüyor. Nihayetinde olan oluyor. Başka bir genç, sokakta zigzaglar çizerken Kanaslı nişancıyı tuzağına düşürüyor. Ateş etmesini sağlayıp yerini belirliyor. Hedefe  doğru cehennem ateşi başlıyor. Bu arada uçaklardan ve havan toplarından yapılan gelişi güzel yoğun bombardıman nedeniyle muhalifler ilerleyemiyor. Ordu birlikleri de savaşı karada yüzde yüz kaybedeceklerini bildiklerinden oldukları yerde duruyorlar. Dolayısıyla iki taraf da keskin nişancılarıyla mevzilerini koruyor.

    En büyük ganimet silah

    Selahaddin’in korkunç sokaklarından dönerken, Türkmen komutana haber geliyor. İki gün önce savaşın en büyük silah ganimetini ele geçirdikleri Aynıtel semtine, Esad yanlısı keskin nişancılar sızmış. Tüm muhalif gruplar semti ablukaya alarak çatışmaya giriyor. Yaklaşık bir saat süren çatışma sonunda, etraflarının sarıldığını farkeden keskin nişancılar kaçmayı başarıyor. İki TIR dolusu silah, Türkmen Birliği’nin başkanlığında tüm gruplara dağıtılıyor.

    Hava 48 saat kapatılsın işi bitiririz

    ÜLKENİN tamamındaki muhalif birlikler, ellerindeki en sağlam savaşçıları belirli periyotlarla Selahaddin’e gönderiyor. Bu nedenle savaşçılar da birbirlerini yerel takımlar kadar iyi tanıyamıyor. Bölgedeki savunmanın başında eski bir polis olan ve 4 ay önce muhaliflere katılan 75 kişilik Abu Nasr Grubu’nun komutanı Muhammed var. Bandanalı, dövmeli, ipod’lu direnişçiler, mücadelesiyle efsane haline gelmiş Fatih Sultan Mehmet Birliği’nin Türkmen komutanı Muhammed Süleyman’ı görünce etrafımızı sarıyor ve cep telefonlarıyla hatıra fotoğrafı çekiyorlar. Türkmen komutan, “Yalnızca 48 saat için Suriye’ye hava sahası kapattırılsın bu işi bitiririz” diyor. Yakınlarımıza sürekli havan topu düşüyor. Bir okulun bulunduğu Ayil Meşhed sokağını güvenli bulan birkaç çocuk, hiçbir şey yokmuş gibi harabelerin arasında oynamaya devam ediyor...

    Gaz maskesi espriden

    SELAHADDİN Mahallesi’nden bir kamyonetin arkasında dönerken, Türkmen komutana haber geliyor. İki gün önce iki TIR dolusu silah ele geçirdikleri Aynıtel semtine, Beşar Esad yanlısı keskin nişancılar sızmış. Hemen oraya yöneliyoruz. Bu gaz maskesi ganimetlerden biri. Eski
    ordu malı. Muhalif gençler espri olsun diye takıp eğleniyorlar.

    Esadcı 2 gazeteci öldürüldü

    SURİYE hayatını kaybeden ya da kötü muameleye maruz kalan basın mensupları arasında, mevcut rejime yakın olanlar da var. Bunun en son örneği dün Şam’da yaşandı. Resmi haber ajansı SANA’nın muhabirlerinden Ali Abbas, başkentin Caydet Artuz semtindeki evinde suikaste kurban giderek can verdi. SANA, suikasti “silahlı bir terör grubu”nun gerçekleştirdiğini duyurdu; ama başka ayrıntı vermedi. Suriye krizinde etkili olan televizyon kanallarından El Arabiya’nın Şam’daki muhabiri Beraa Yusuf el-Buşi ise dün haber kovalamaya gittiği El-Tal semtindeki patlama sırasında can verdi. Suriye Ordusu’ndan firar eden El-Buşi, bir süredir gazeteci olarak görev yapıyordu.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı