Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşte mutluluğun formülü

Tatlıses çiftinin nikâhta yaşadığı kontrat krizi, aklıma evlilikleri kurtaracak sihirli formülü getirdi.

O formül ki, bir Alman milletvekili tarafından vaktiyle bulunmuş ama çağının ötesinde olduğundan kıymeti bilinmemiş.
İşte boşanmaların arttığı, çiftlerin yaralandığı, mutsuz evliliklerin masum yavruları örselediği günümüzde yuvaları ayakta tutacak formül: Evlilik 5 yıl olsun.
Davul zurnayla kutladığımız nikâh, 5 yıl sonra otomatikman düşsün yani. Karı-koca oturup “Tamam mı, devam mı?” diye müzakere yapsınlar.
İki taraf da geçen 5 yılın bilançosunu ve gelecek 5 yıl için beklentilerini masaya yatırsın.
Anlaşma sağlanırsa ikinci 5 yıllık kontrat imzalansın.
Böylece ne olacak?
Bir kere eşimizi çantada keklik olarak görmekten vazgeçeceğiz. “Kıymetini bilmezsem bu kesin imzalamaz bir dahaki kontratı” diyerek ayağımızı denk alacağız.
Sonra diyelim yanlış seçim yaptık, evlilik hüsran oldu. O zaman da “sayılı gün çabuk geçer” diyerek dişimizi sıkabiliriz. Nasılsa sürecin ucu kapalı.
Hatta sonsuza kadar aynı eve kısılmış olma psikolojisinin verdiği stres de ortadan kalkacağından, 5 yıllık kontratlar evliliklerin ömrünü uzatabilir bile.
Bir de bakmışsınız hayatınızın aşkıyla beşinci kez 5 yıllık kontrat imzalıyorsunuz.
Nasıl geçti onca yıl, anlamamışsınız.
Ya da zehir olmuş bir 5 yılın ardından kontratın bitişini kutluyorsunuz.
Ne mahkeme, ne dilekçe ne de avukat masrafı.
Tek mahsuru, boşanmayı tarihe gömeceğinden, avukatların ekmek kapılarından birini kapatacak olması.
Bu yüzden baronun karşı çıkması mümkün.
Bu fikri bulan Alman milletvekilinin kadın mı erkek mi olduğunuysa bir türlü hatırlayamadım. İnsan merak ediyor, “Böyle dahiyane bir fikir hangi cinsin aklına gelir?” diye.

Hıncal Uluç haklıdır

“Nuri Bilge Ceylan’ın son filmini tavsiye etmem” dedi ya, bir haftadır yönetmenin fanlarından Hıncal Uluç’a veryansın.
“Sen kim oluyorsun da beğenmiyorsun!” diyorlar: “Koskoca Cannes jürisinden daha mı iyi bileceksin!”
İyi de, Cannes jürisi dediğimiz zaten Nuri Bilge Ceylan’ın ana hedef kitlesi.
Üstadın filmlerini onların beklentilerine göre çektiği sır değil.
Haliyle, o jüride olmayan herkesin beğenmeme ve tavsiye etmeme hakkı var. Hıncal Uluç dahil. Yapacak bir şey yok.

tatlı Sözlük

Ushan Çakır: Bestelediği ezginin kurbanı.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI