Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İşte krizin şeyhi: Muhammed el Maktum

    Associated Press
    07 Aralık 2009 - 00:35Son Güncelleme : 07 Aralık 2009 - 12:07

    Bazı araştırmacılar, Dubai şeyhinin sınır tanımayan hırsını savurganlığı ile birleştirerek yaşanan ekonomik krizin tohumlarını da kendisinin ektiğini savunuyor.

    Şeyh Muhammed bin Raşid El Maktum’un politikanın üzerine çıkan iş anlayışı Dubai’yi Batı liberalizminin tuzakları ile kaplı bir devlet şehrine çevirdi. Ancak şeyhin gösterişli planlarını ve üzerine inşa edildikleri temeller ortaya çıktığı gibi petrol değil, ancak diğer insanların parasına dayanıyordu.             

                                                                      

    Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) oluşturan özerk yedi devletten biri. BAE başkenti Abu Dabi’nin çok büyük petrol zenginliği olmasına rağmen, komşusu Dubai’nin bu zenginliği çok az. Buna rağmen El Maktum'un soğukkanlılığı ve hırsı Dubai’nin Londra veya New York tarzı bir şehre dönüştürülmesine yönelik arzulara yol açtı.                     

                           

    El Maktum, yatırımcıların ilgisini çekmek için büyük bir gayret göstererek spekülatif bir balon yaratan artışa neden oldu. En büyük borçlulardan biri, geçen hafta 60 milyar dolarlık borcunu ödemek için erteleme isteyerek piyasaları şok eden, devletin kendi gelişim aracı Dubai World holdingiydi.                                 

     

    SAVURGAN ŞEYH             

    Ancak El Maktum ve hükümeti şirketin borçları arkasında durmayı reddetti ve Dubai’nin dünya ekonomik kargaşasına yenik düştüğünü gösteren sinyaller arttıkça bunu kabul etmedi ve hiçbir zaman bir kurtarma planı ile gelmedi.

     

    Son 10 senede yapay adalar ve şatafatlı gökdelenler, uluslararası okullar, çok uluslu şirketler ve lüks otellerin gibi aşırı savurgan projeler şehrin etrafında mantar gibi bitmeye başladı. Tüm bunlar genç Araplara Kahire veya Beyrut’ta elde edemeyecekleri profesyonel iş ve yaşam tarzı sundu.

     

    Tıpkı Batı görünüşlü Müslüman devlet şehri gibi, net geliri Forbes tarafından 12 milyar dolar açıklanan Muhammed’de, modernizm hırsını kovalarken derinlere kök salmış olan Arap geleneklerine sıkı sıkı bağlandı.

    Divanında ya da misafir odasında yerel sakinlerin şikâyetlerini eski usul dinliyor, ancak Facebook hesabını düzenli güncellediği gibi Dubai gençliği ile Twitter üzerinden haberleşiyor.

     

    Bu karışım, liderlerin üzerindeki kişilik özelliklerinin iyi bir yönetim için gerekli bir unsur olduğunun kabul edildiği bölgede El Maktum'un karakteri ve yönetim şekli ile uyum gösteriyor.

     

    DUBAİ'NİN GAYRİMENKUL BALONU

    Şeyh'in pazarlama yetenekleri ele alındığı zaman, görevden alınan politikacılar, petrol zenginleri ve güçlü yöneticiler tıpkı Avrupa ve Asya’dan emirliğe akın eden profesyoneller gibi Dubai’nin gayrimenkul piyasasında istekli olarak yer aldılar, mülklere ve villalara daha inşaatlar başlamadan para döktüler.

     

    Bazıları devlet tarafından yönetilen, diğerleri ise ona yakın bağı bulunan gelişimciler, ucuz kredinin avantajını kullanarak insan yapımı adalarda gerçek talebi görmezden gelen bir hızla göklerde yükselen gökdelenler ve lüks konutlar inşa etmeye başladılar. Fazla tedarikin yığılmasına rağmen, ABD’deki ipotek krizinin aynadan yansıması gibi,gayrimenkul fiyatları tırmanmaya başladı.

     

    Küresel ekonomik kriz Dubai’yi vurduğu zaman, ucuz finansmanın kuruması ile fiyatların bir sene içinde yüzde 50 düşüş göstermesi, diğer projelerin ya yarım kaldığı ya da bir kenara atılması anlamına geldi.

     

    El Maktum şu an komşusu Abu Dabi’nin bir nevi kefaletle yardımına koşmasını veya kredicilerin borcu yeniden yapılandırmaktan başka çareleri olmadığını kabul etmesini ümit etmekten öteye gidemeyecek durumda.

     

    Dubaili yetkililer şehrin hükümetinin şirketin borçlarından sorumlu olmayacağını ve El Maktum'un son iki haftadır Dubai World’ün borç sorununa doğrudan yaklaşım konusunda çok az bir eğilim gösterdiğini söylediler.

     

    "MEDYA DURUMU ABARTIYOR"

    Kısa bir süre önce kendini gösteren Şeyh, medyayı durumu abartmakla suçladı ve piyasa tepkisinin “Dubai’de olup bitenleri anlamakta güçlük çektiklerine” yönelik bir gösterge oluşturduğunu belirtti.

     

    Dubai’nin Körfez bölgesindeki en büyük kredi kıyımı kurbanı olarak ortaya çıkmasıyla Dubai’nin yönetici ve iş elitlerinin son bir senede açıklık konusunda yaşadıkları sıkıntılar iyice ortaya çıktı.

     

    Kasımın gelmesi ile El Maktum daha huysuz bir hale bütündü. Kasım’da uluslararası yatırımcılarla gerçekleştirilen bir toplantıda, Arapça konuşurken bir anda İngilizce konuşmaya başlayan Şeyh medyadaki muhalefet yanlılara “kapatın çenenizi” diye bağırdı.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı