Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İşte İstanbul'un bisiklet dedektifi

    Aziz ÖZEN / İSTANBUL
    01.09.2017 - 11:58 | Son Güncelleme: 01.09.2017 - 12:43

    Kadıköy’de, işe gidip gelirken kullandığı bisikleti, aparmanın girişinden çalınan Hande Ü., hırsızların peşine düştü. Önce çalıntı bisikletlere ne olduğunu araştırdı. Sonra yollara düştü. Polis gibi iz sürüp iki günde hem hırsızları yakalattı, hem de bisikletini kurtardı. Bir de hırsıza bisiklet kilidi dayanmadığını öğrendi.

    Acıbadem’de oturan, Balat’ta çalışan Hande Ü., işine giderken yılladır ulaşım aracı olarak bisiklet kullanıyordu. 2010 yılında aldığı bisikletiyle Kadıköy’e geliyor, motora binip Eminönü’nde iniyor, oradan da yine bisikletle Balat’taki işyerine gidiyordu.

    Acıbadem’deki apartmanın 5. katında oturduğu için, bisikleti merdivenlerden taşımamak için apartmanın girişinde duvara monte ettiği demir bir halkaya, çelik halatlı bir kilitle emniyete alıyordu.

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    MEĞER HİÇ GÜVENLİ DEĞİLMİŞ

    Bu yöntemin hiç de güvenli olmadığını 15 Ağustos sabahı işe gitmek için dairesinden çıkıp giriş katına indiğinde çok tatsız bir şekilde öğrendi. Kilit kesilmiş, bisiklet uçup gitmişti.

    7 yıldır büyük bir tutkuyla bağlandığı bisikletinden vazgeçmek yerine hırsızların peşine düşmeye karar veren Hande Ü. anlatıyor bisiklet hırsızlarının peşine düşüşünü:

    “İşe gittim. Öğlen izin alıp yeniden Kadıköy’e geldim. Polis merkezine gidip bisikletimin çalındığını söyledim. İfademi verdikten sonra aklıma, Fenerbahçe stadının yanındaki bisikletçiler geldi. Bisikletimin fotoğraflarını renkli olarak bastırdıktan sonra oradaki bisikletçilere götürdüm. ‘Böyle bir bisiklet size satılık olarak geldi mi? Ya da gelirse bana ulaşabilir misiniz?’ diye rica edip, irtibat numaramı bıraktım. O arada da bisikletçiler ile sohbet ettim. ‘Çalıntı bisikletler nerede satılır ve akıbetleri ne olur?’ diye sordum.

    'KADIKÖY’E BİSİKLET HIRSIZLARI DADANDI'

    Sağ olsun oradaki bisikletçi arkadaşlardan birisi akıl verdi, dedi ki, ‘Bu aralar Kadıköy bölgesine özellikle bisiklet hırsızları dadanmış durumda. Eski Salı Pazarı’nın orada sabahları ‘05.00-07.00 pazarı’ diye bir pazar var ve o pazarda çalıntı bisikletler satılıyormuş’ dedi. Ayrıca, Kocaeli’de de hafta sonları Türkiye’nin en büyük çalıntı bisiklet pazarı kurulduğunu ve orada çalıntı bisikletlerin satıldığını, ayrıca çalıntı bisiklet işini Özbek ve Gürcü’lerin çok yaptığını, bisikletleri otobüse koyup ülkelerine götürdüklerini ve oralarda sattıklarını da söyledi.

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    'İNTERNETTEN, BİSİKLETİ ÇALINANLARLA GÖRÜŞTÜM'

    Bu bilgiler beni tatmin etmedi. Bisikletim Salı günü çalınmıştı. Hafta sonuna uzun bir zaman olduğu için ne yapabilirim diye düşünürken, sosyal paylaşım sitelerinde daha önce bisikleti çalınan insanlar ne yapmışlar, başlarına neler gelmiş, nasıl bir yol izlemişler, bu konuda neler paylaşmışlar diye araştırmaya ve bu insanlarla fikir alış verişi yapmaya başladım. Orada birkaç kişi, ikinci el bisikletler ve Kadıköy’den çalınan bisikletlerin, Eminönü ve Küçükpazar civarında satıldığını söyledi.

    Herhalde içgüdüsel olarak vapura atlayıp Eminönü’ne geçtim. Önce Sirkeci’ye bisikletimi aldığım yere gittim ve orada da fikir alış verişinde bulundum. Bana bisikleti satan kişi de, çalıntı bisikletlerin Küçükpazar civarında satıldığını duyduğunu söyleyince oraya gitmeye karar verdim. Bu arada, internetten satılır mı acaba diye sürekli olarak ikinci el alışveriş sitelerinde araştırıyordum.

    'İÇİMDEN GEÇİRİRKEN, BİR ANDA BİSİKLETİMİ GÖRDÜM'

    Bir sitede, benim bisikletimin fotoğraflarının olduğu satılık ilanını gördüm. İlan yeni girilmişti. Hemen satan kişi ile internetten yazışmaya başladım. Alıcıymış gibi görünmek için yanlış bilgiler verdim. ‘Pazarlık payı var mı’ diye de sordum. Bu kişi, İstinye tarafında olduğunu söyledi. Ben de, akşamüzeri İstinye’ye giderek, parasını verip kendi bisikletimi alırım diye düşündüm.
    Bu arada, bana bisikleti satan dükkandaki kişinin verdiği tarif üzerine, bir kadın olarak son derece tedirgin bir şekilde Küçükpazar’daki yere gittim. Bir sokağa girip yürümeye başladım. Herkes bana bakıyordu. Sağa sola bakarak yürürken, uzakta bir bisiklet yığını gördüm. Hatta, ‘Ah keşke burada çıksa’ diye içimden de geçirdim. Yavaş yavaş yürürken sokağın en sonunda kendi bisikletimi gördüm. Hatta aksesuarları da hala üzerindeydi. Bisikletimi hemen tanıdım. İnsanları kuşkulandırmamak için bisikletimi görmemiş gibi biraz daha yürümeye devam ettim. Tam telefonu elime alıp polisi arayacağım sırada, ileride sokağın başında bir polis arabası gördüm. Hemen gidip polise söyledim. Devriye gezen polis arabasıymış. Polisle birlikte bisikletin yanına gittik. Polis bana, ‘Bu mu bisikletin?’ diye sordu. Ben de hemen bisikletimin fotoğraflarını ve 2010 yılından beri sakladığım faturasını çıkardım. Yani su götürmeyecek şekilde bisikletin benim olduğunu kanıtladım. Bu olaylar da aynı gün içinde oluyor. Yani sabah bisikletim çalındı, aynı gün saat 16.00 sıralarında ben bisikletimi orada buldum.

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    'BİSİKLETİNİ AL GİT’ DEDİLER'

    Polis, ‘tamam o zaman, bunu alalım hemen götürelim’ dedi. O anda orası bir anda kalabalıklaştı. Polis, ‘ben şu anda işlem yapamam. Siz 155 Polis İmdat’ı arayın. Ben sadece başında durabilirim şu an’ dedi. 155 Polis İmdat’ı aradım ancak yaklaşık 3 dakika boyunca kimse cevap vermedi. Sürekli, sırada başkaları bekliyor diye telesekreter konuşuyordu. O esnada orası kalabalıklaşmaya başladı. Birkaç kişi, bir yandan beni ittirerek polisten uzaklaştırmaya çalışırken, bir yandan da kısık sesle, ‘Bisikletini al git’ demeye başladılar korkutucu bir şekilde. Son derece tedirgin olunca polise doğru yaklaşmaya başladım. Bu sefer bana, ‘Biz hırsız değiliz. Sen niye polis getiriyorsun. Biz ikinci el bisiklet satıcısıyız. Sabah getirdiler 200 lira para verdik senin bisikletine ve satın aldık’ diye bağırmaya başladılar. Ben polisin yanına doğru yaklaştım. Amacım, başkaları da mağdur olmasın diye şikayetçi olmaktı. Bu arada itiş kakış olmaya başlayınca, polis beni ekip aracının içine oturttu. Ben bu arada yeniden 155 Polis İmdat’ı aramaya başladım ancak yine, ‘Sırada başkaları bekliyor’ diye telesekreter konuşuyordu. Bu arada polis memuruna da, ‘155 cevap vermiyor, ne yapacağız, bir sonra ki adım ne?’ diye sordum. Bu esnada benim yanımdaki polisler başka bir ekip çağırınca, başka bir polis ekibi daha geldi. Polisler, benim bisikletimi alıp, içinde bulunduğum ekip otosuna yüklediler. O gruptan da 3 kişiyi alıp Beyazıt Polis Merkezi’ne gittik. Hatta o 3 kişiden birisi karakolun girişinde son derece saldırgan bir şekilde ‘Biz hırsız değiliz, sen bize nasıl hırsız dersin’ diyerek üzerime yürümeye çalıştı.

    'BİSİKLETİMİ ARTIK EVİME ÇIKARTIYORUM'

    Yaklaşık 3 saat polis merkezinde bekledik. Hatta bir polis gelip, ‘barışın, bisiklet için uzatmayın’ gibilerinden şeyler söyledi. Ben de, ‘Hayır barışmıyorum, şikayetçiyim’ dedim. En sonunda, ‘ben şeker hastasıyım. Çok yoruldum ve acıktım. Gitmek istiyorum. Bir an önce ifademi alın’ dedim. Sonra ifadem alındı. Daha sonra bisikletimle birlikte polis merkezinden ayrıldım. Yani aynı gün içinde hem bisikletim çalındı, hem de ben bir dedektif gibi iz sürerek bisikletimi buldum. Sosyal medyada da bu yaşadıklarımı yazıp insanları bilgilendirdim. Şimdi tekrar çalınmasın diye her akşam bisikletimi 5. katta bulunan evime çıkartıyorum.”

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    Hangi kilit güvenli?

    Piyasada bisiklet kilidi çok. U kilitler, çelik telliler, katların olanlar, zincirliler. Şifreli olanlar. Asma kilit takılanlar. Hangi kilidi kullanırsanız kullanın bisikletler hırsızlar için kolay bir hedef.

    Zincir ve çelik halat kilitler, demir makasıyla peynir gibi kesiliyor. Asma kilitleri bir hadi bilemedin birkaç vuruşta kırıyorlar. Katlanır ve U kilitler hırsızları biraz uğraştırıyor ama onun da üstesinden geliyorlar

    Bisiklet kilidi çalınmayı önlemekten çok hırsıza vakit kaybettirmek için kullanılacak bir güvenlik aracı.

    Bisiklet tutkuları, “Hangi kilit güvenli?” sorusuna tek yanıt veriyor: “Hiç birisi?”

    Yapacak bir şey yok mu? Var.

    * Hırsızı oyalayabilmek için, sbisiklete verdiğiniz paranın yüzde 10-20’sini gözden çıkarıp iyi bir kilit alın.

    * Kilidi, bisikletinizin yanından kısa süre ayrılacağınız zaman kullanın.

    * Bir dakika bile bisikletinizin yanından ayrılsanız mutlaka kilitleyin.

    * Bisikletinizi her gün aynı yerde bırakmaktan kaçının

    * Mümkünse iki kilit bulundurun. Biriyle bisikletinizi sabit bir noktaya kadrosundan bağlayın. Diğerini kadro ile arka tekerleği bağlamak için kullanın.

    * Bisikletinizi bağladığınız direğin yere sabit olup olmadığını kontrol edin.

    * Değerli aksesuarlarınızı bisikletin üzerinde bırakmayın.

    * Apartman girişlerine bisiklet bağlamayın. Evinize çıkarın.

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    Çalınmadan önce ne yapmalı

    * Bisikletinizin faturasını atmayın.

    * Üzerindeki aksesuarlarla birlikte fotoğraflarını çekip saklayın.

    Çalındıktan sonra ne yapmalı

    * Fatura ve fotoğraflarıyla polise başvurun

    * Çevredik güvenlik kameralarını araştırın.

    * İkinci el bisiklet satış sitelerini araştırın.

    * Çevredeki bisiklet tamircilerine bisikletinizin bir fotoğrafını ve telefonunuzu bırakın.

    * Çalıntı bisikletlerin satıldığı ikinci el pazarlarını gezin.

    İşte İstanbulun bisiklet dedektifi

    GPS takip cihazlarını henüz göremedik

    Bisiklet hırsızlığı özellikle Avrupa’da Türkiye’yi fersah fersah geride bırakacak kadar mesafe kaydetmiş. Hırsızlara karşı yeni önlemler de gelişiyor. Fiyatları pahalı ama son çare GPS takip cihazı. Fara, gidona, sele borusuna gizlenen GPS takip cihazı sayesinde, çalınan bisikletinizin yarini akıllı telefondan tespit edebiliyorsunuz. Henüz Türkiye’ye gelmeyen bu cihazların fiyatı 500 liralardan başlayıp uçuyor.

     

    SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı