İşte İclal'in evi

İclal Aydın, Etiler’deki evinin kapılarını ilk kez Gala dergisi için açtı.

Sema EREN
24.11.2009 - 00:00 | Son Güncelleme :

İŞTE İCLAL AYDIN'IN EVİ (FOTO GALERİ)  

Çok özel pozlar eşliğinde, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aydın’ın açıklamaları, medya dünyasındaki erkekleri kızdıracak cinsten...

İclal Aydın’ın Boğaz manzaralı şık dairesinde, tütsü kokusu ve güzel bir melodi karşılıyor bizi. Çalan, Tom Barabas’ın “Inner Peace”i...  İclal hazırlanırken, yardımcıları bizi içeri alıyor. Evin zevkle döşenmiş salonuna geçiyoruz.


Fotoğraf çekimi için hazırlıklar sürerken, evin içinde dolaşıyorum. Duvarlar Zerrin Tekindor, Hanefi Yeter, Uğural Gafuroğlu ve Fikret Otyam imzalı eserlerle süslü...
Ben merakla evi incelerken, ıclal tüm enerjisi ve gülümseyen gözleriyle kapıdan içeri giriyor...
Kısa bir sohbetin ve Londra, Berlin, Batum’dan aldığı çaylardan harmanladığı özel içeceğinin tadına baktıktan sonra fotoğraf çekimlerimizi gerçekleştiriyoruz. ıki saatlik yorgunluğun ardından da atıveriyoruz kendimizi koltuklara.
İlk soru ondan geliyor, “Beni çok sıkıştırmayacaksın değil mi?” diyor merakla. Röportajımız da bu cümleyle başlıyor.

 Dayanıklı mısın, yoksa kırılgan mı?
- Dayanıklı biriyim ama kırılgan bir yapım olduğu sanılır. Duygulardan söz etmekten kaçınmadığım için sanırım. ıtiraf edeyim kırılgan görünmenin, başlangıçta korunaklı bir yanı da vardı. Zira yakaladığım yalanları, küçük oyunları, herkesten akıllı olduğunu düşünenlerin küçük tenezüllerini yüzlerine vurmaktan hoşlanmıyorum. Onlar adına utanıyorum. Bazen insanların benim karşımda kendilerini benden daha zeki ve daha önemli, hatta daha güçlü hissetmelerine (öyle olmadıkları halde) izin verdiğim de olur.
 Bir anlamda oyun oynuyorsun...
- E biraz öyle... Gizli bir eğlencesi de vardır bunun. Sahneyi şov meraklısına bırakmaktan hiç çekinmem. Çok izler, çok biriktiririm. Ağlamaktan, kahkaha atmaktan ve sofralarla haşır neşir olmaktan büyük haz alırım. Kendime ait çok küçük bir hayatım var. Neredeyse kimsenin giremediği, küçük bir düzen taşıyor. O düzen ve sessizliği korumak önemli benim için.
 Bugünlerde nasılsın, her şey yolunda mı hayatında?
- Yorgunum.
Neden?
- Sahiciliği temiz bir tenle, açık bir yürekle yaşamanın bedeli çok çok ağır bizim dünyamızda. Üstelik oyuncu ya da yazar fark etmez, herkes bu bedeli ödemişken, kimse kimsenin halinden anlamaz duruyor. Hatta her yeni gelene aynısını ödetme telaşı da var. Keşke birbirimizi yemek için harcadığımız enerjiyi, ulusal platformdaki sorunlara ortak bir çözüm arayışında harcayabilseydik. Biz birbirimizle uğraşırken, sistem kurucular niye kendilerini korumak için telaşlansınlar ki! Biz bize yeteriz zira...
HAYAT VE İNSAN CAHİLLERİNE BÜYÜK ÖFKE DUYUYORUM
“Medyada kadın olmak zor” der gibisin...
- (Gülüyor) Medyadaki erkeklerin sinirlerinin, kadınlardan daha bozuk olduğunu düşünüyorum. Çabuk çöküyorlar. Bu çöküş onları daha saldırgan yapıyor. Pek çoğu kaprisli uvertür şarkıcılar ya da haplanmış fedailer gibi çevrelerine saldırıyor. Kendi üsluplarına benzer bir tepkiyle karşılaşmaya da tahammülleri yok. E ama sen şimdi bana, benim saygınlığıma, duruşuma, iş becerime, kadınlığıma saldıracaksın, beni küçük düşürmek üzerinden kendini tatmin edeceksin, ben tepki gösterince de “ama eğleniyoruz, ne var bunda” diyeceksin. Yok ya! Neden aynı mizahı erkek yazarlar üzerine yapmıyoruz peki? Hadi birlikte eğlenelim! Ya da biraz da biz eğlenelim. Bunlar erkek medya mensuplarının hüzünlü iç yaraları aslında. Başka bir tanımı yok. Aynısını ben yapsam, inanın bana, bizi küçük gören isimlerin çoğu bizden daha çabuk havlu atar.
 Bu sözler hangi erkek yazara ya da gazeteciye, televizyoncuya?
- Anlayan anlayacaktır...
Peki, medyadaki erkekler ıclal Aydın’ı biraz da “Hayat güzeldir” cümlesiyle mi sınırlıyor?
- Medyadaki erkekler olarak bakmamak gerek duruma... Benim geniş bir telefon rehberim var. Hemen her kesimden farklı görüşlerdeki kişilerle, temel insani mutluluklarda ya da kaygılarda buluştuğumu düşünüyorum. Kendi küçük zihninde beni küçük bir “hayat güzeldir” cümlesine sınırlamış birine ne diyebilirim ki? Çok zarif olmaya gerek yok bu noktada. Hayat ve insan cahillerinin iyi niyete ve iyi kalmaya çalışanlara burun kıvırmaya hakkı yok. Gerçek bir öfke duyuyorum onlara.
Medyada olmak ne öğretti sana?
- Çabuk ve kolay iletişim kuran ve malumunuz konuşkan biriyim. Hakkımda çok şeyi bildiğini düşünenler, gerçek yaşamımla, kendime sakladıklarımla karsılaşsalar, eminim büyük şaşkınlıklar yaşarlar. Medya dünyası içinde anladım ki tüm tanışıklıklarda, sadece duyulmasında bir sakınca bulmadıklarını büyük bir sırmış gibi anlatacaksın. Medya dünyası dışındaki yakın arkadaşlıklarımda ise çok önem verdiğim içtenliği, sınırlı bir dostluğu muhafaza ederek sağlıyoruz. Birlikte seyahatler yaptığım, pek çok sırra vakıf olduğumuz arkadaşlarımla hiçbir zaman laubali olmamışımdır. Koruduğum bir sınır vardır. Daima! Arkadaşlıklarda sınırsızlığa ve güven bunalımına tahammülüm yok.

ELBETTE DÜNYAYIÖNÜME SERENLER OLDU
Dostluktan aşka geçelim. Ayağını yerden kesenler, dünyayı önüne serenler oldu mu?

- Elbette ayaklarımı yerden kesenler, dünyayı önüme serenler de oldu.
 Aşk, acı ve sen... Sürekli yan yana anılıyorsunuz. Bu rahatsız ediyor mu?
- Sürekli yan yana anılırsak, hem bana hem aşka haksızlık olur. Ama... ışte hep bir ama var bir yerde...
Ne gibi?
- Ne yapsan olmuyor, o boşluk dolmuyor. Sanki geç kalınmış her şey için... Zira ben, “hadi bakalım göster hünerlerini” diyebilen
acımasız bir kadın olmadım hiç. Kendi olanaklarımla karşılayamayacağım yükün altına girmedim. Hep böyle bir tetikte olma halim var. Özgürlükten ödün vermemek, sınır koyabilmek için bu gerekliymiş gibi geldi bana.
Ama şimdi...
- Ama şimdi görüyorum ki bu küçük oyunda iltifat kabul edebilir olmak da önemliymiş. “ınsan borçlu olduğu kişiyi sevmez” derler. Bu kadar cömertçe zorlarsan sınırlarını, ezersin karşındakini, doğru değil mi? “ıki erkek gibi baş başa ne güzel sohbet ediyoruz” dediğinde, aslında aşk adına ilk baltayı vurmuş oluyormuşsun o körpe ağaca... “Sen ağlama, ben ağlarım ikimizin yerine” diyerek sevilmiyormuş. “Sen de ağla, sen de koy elini taşın altına” demek gerekmiş meğer. Erkeğin ilişkide alın teri olmazsa olmuyor, ne aşkın ne kadının kıymeti kalıyor.

GARSONA VE ŞOFÖRE KABA DAVRANAN ERKEĞi İNSANDAN SAYMAK MÜMKÜN MÜ
 Bayıldım bu açıklamalara... Erkekler desem...
- Zekâ pırıltısı görmek gerek erkeklerde. Zekâyla yapılan mizah, acı ya da alaycı değildir. Alay eden erkeğin sorunlu olduğunu düşünürüm hep. Günümüzde para terbiyesi olan ve bilgi görgüsüzü olmayan bir erkeğe rastlamak öyle zor ki. Ait olduğumuz nesille ilgili bir sorun olsa gerek. Zekâsını, parasını ya da bilgisini göstermeye çalıştıkça sevimsizleştiklerini gözlemliyorum. Öte yandan tam tersi kayıtsızlık da bir kimlik hali değildir. Garson, taksi şoförü gibi servis veren insanlara kabalaşan, dili sivri, hayatla sürekli bir itiş kakış içinde olan erkeği, insandan sayabilmek mümkün mü? Diğer yandan hayat şartları, kendisinin farkında olabilen, cesur ve hayatı kendisi için renklendirebilecek erkek ve kadınların sesini kesiyor. Birbirimizi bulabilmemiz ütopik bir dünyaya ait bir masal. Hayatımda şefkat eksikliği hissediyorum bazen. Bunu itiraf edebilirim...


 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün