« Hürriyet.com.tr
MENÜ

İşte efsane adam

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Esat YILMAER

Paris'te 700 gazetecinin konuşmak için yarıştığı Chicago Bulls'un yıldızı Türk basketbolseverlerine sevgilerini gönderdi ve ekledi ‘‘Bu sizinle ikinci görüşmemiz. İnşallah bir dahaki sefere Türkiye'de biraraya geliriz’’

KORUMA ORDUSU

Fransa'ya eşi ve dört çocuğunu da birlikte getiren Jordan, 10 kişilik koruma ordusuyla dolaşıyor. Sokağa çıktığında bu sayı da 30'a ulaşıyor. Jordan ‘‘Ben basketboldan çok şey kazandım, çok şey aldım. Ama ben de oyunumla basketbola ayrı bir renk ve hava getirdim’’ diye konuştu.

TÜRKLER NBA’YA

Türkiye'yi çok merak ettiğine değinen Jordan, ‘‘Basketbolda bütün Avrupa gibi Türkiye'nin de büyük bir aşama yaptığını biliyorum. Bugün Avrupa'dan çok sayıda oyuncu NBA'e geliyor. Dilerim Türkiye'den bir oyuncu da kısa süre içinde bunu başarır. Ama bir gün yolum Türkiye'ye düşecek. Buna eminim’’ dedi.

HİÇ kuşkusuz o dünya basketbolunun efsane adamı... Bu büyük yıldızı, NBA şampiyonu Chicago Bulls'la McDonald's Şampiyonası'na katılmak için geldiği Paris'te yakaladık. Avrupa şampiyonu Olympiakos, İspanya şampiyonu Barcelona, İtalyan şampiyonu Benetton, Güney Amerika şampiyonu Atenas Cordoba ve evsahibi Fransa şampiyonu PSG Racing'in katıldığı turnuvanın en fazla ilgi gören kişisi tabii ki süperstar Michael Jordan'dı.

Bu turnuvaya aktredite olmuş 700 gazeteci onunla görüşüp, konuşmak için birbirleriyle yarıştı. Sonuçta NBA'deki bazı dostlarımız aracılığıyla yayın hakkını elinde bulunduran 6 televizyon şirketinin yanı sıra, tek yazılı basın mensubu olarak Chicago Bulls'un röportajları için ayrılmış suit odasına giriyoruz.

Fransa'ya eşi ve dört çocuğunu da birlikte getiren Jordan, beraberinde en az 10 kişiden oluşan bir koruma ordusuyla dolaşıyor. Jordan, Avrupa'yı tanısınlar diye getirdiği eşi ve çocuklarıyla Paris caddelerine çıktığı zaman, koruma sayısı 30'u buluyor.

Basketbolun yaşayan efsanesi ile röportaj yapmanın belli şartları var. Yan yana fotoğraf kesinlikle çektirilmiyor. İmza almaya da asla izin yok. Bu şartlara ‘‘evet’’ diyoruz. Bir kaç dakikalık bekleyişten sonra Jordan, 10 kişilik bir koruma ordusuyla odaya girip, tek başına karşı koltuğa oturuyor: ‘‘Ne güzel bir gün değil mi?’’ diye söze başlayıp, ‘‘Buyrun, sorularınızı bekliyorum’’ diyor.

‘‘Bu, NBA'deki son sezonun mu?’’

‘‘Bilmiyorum. Antrenörüm Phil Jackson bırakırsa ben de bunu düşünürüm. Bu karar tamamen Jackson'un tutumuna bağlı.’’

Jordan'dan kendisinin basketbolun günümüzdeki kahramanı olduğunu ve rakip oyuncuların kendisinden imza almak için birbirleriyle yarıştıklarını ve bu durumda neler hissettiğini öğrenmek istiyoruz.

Gülüyor ve diyor ki: ‘‘Öncelikle sahaya çıktığımda basketbol oynamayı düşünürüm. Zaman zaman karşılaştığım rakipler benden imza istiyorlar. Ama ben onun yerine gelip, nasıl jam-shoot attığımı sormalarını isterim. Çünkü maç içinde onlara karşı bunu sık sık yapıyorum. Ve çoğunlukla da başarı sağlıyorum. Tabii böylesine beğenilmek ve rakipler tarafından takdir edilmek gurur verici, güzel bir olay. Basketbol, benim için bir yaşam biçimi. Ben oyunumla basketbola ayrı renk ve hava getirdim. Dolayısıyla ben basketboldan, basketbol benden birşeyler kazandı.’’

Ünlü basketbolcuya bir maçta 60 sayının üzerinde yapmanın nasıl duygu olduğu soruluyor:

‘‘Kazanmak isterim. Bunun için ne gerekliyse o yapılmalıdır. Eğer 60 sayı atarsam, bu büyük bir olay. 70 sayı atarsam daha da büyük bir olay. Ama ben 10 sayı atıp, yine de kazanıyorsak, 70 sayı attığım ve kaybettiğim maçı bu düşük skora tercih ederim.’’

Jordan'a basketbolun efsaneleri olarak birlikte anıldıkları Larry Bird'ün, antrenörlüğe başladığı belirtilip, basketbolu bıraktıktan sonra bu yolu seçip seçmeyeceği sorusu yöneltiliyor.

‘‘Coachluğu kesinlikle düşünmüyorum. Bird, yolunu böyle seçti ve bunda başarılı olacaktır. Ama benim beklentilerim, antrenörlükten daha fazla. Benim bir de işadamlığı yönüm var. Nike ile yaptığım anlaşmaya göre basketboldan sonra bu yönde çalışacağım. Bu bana daha zevkli geliyor.’’

ÇOCUKLAR VE ÇEVRECİLİK

Jordan'a oyunculuğun dışında bazı görevlerinin olup olmadığını, soruyor ve bir insan olarak nelere dikkat ettiğini öğrenmek istiyoruz:

‘‘Hayatta en çok önem verdiğim şey çocukların eğitimi. Basketbola başladığım ilk yıllardan itibaren bu konuya ve çevreciliğe oldukça önem verdim. Bu alanda gelen öneri ve yardım tekliflerini hep yerine getirmeye çalıştım. Kendi çocuklarım olduktan sonra onlara nasıl bir çevre bırakacağımız yolunda daha ciddi endişeler duymaya başladım. Ve bunun için de çocukların gelişimi ve eğitimi için yapılan her etkinliğin içinde varım.’’

Söz çocuklardan açılmışken, basketbolcu olmak isteyen 10 yaş civarındaki çocuklara neler önerdiğini soruyoruz:

‘‘Birincisi, oyunu ve basketbolu sevmeleri. Eğer bu sevgi olursa basketbolu daha çabuk ve kolay öğrenirler. Bir basketbolcu oyunun sadece bir bölümünü iyi yapmamalı. Yani komple oyuncu olmalı. Bunun için de çok çalışmak gerektiğini kafasına sokmalı. Yani bir top alıp nerede ve nasıl olursa olsun onu sektirerek işe başlamalı. İyi dripling yapmak, beraberinde basketbolun tüm içeriklerini de getirir. Ama tabii iyi basketbolcu olmak için sporculuk ruhu ve iyi ahlak da gerekli. Ve bunun için basketbolun kuralları içinde doğruları öğrenmek ve çok çalışmak lazım.’’

MÜKEMMEL BİR TAKIMIZ

Jordan'a McDonald's Turnuvası'nda rakiplerinin alan savunmasını tercih edeceklerini ve kendisini durdurmak için özel önlemler alacaklarını da hatırlatıp, ne düşündüğünü soruyoruz:

‘‘Evet alan savunması NBA'de yasak. Ama buraya gelirken buna karşı çalıştık. Bizim için yeni bir şeyler olacak. Rakipler beni durdurmak için özel önlem alıp başka bir oyuncuyla yardım getirirlerse bu da bizim takım için daha iyi olur. O zaman bir oyuncumuz boş kalır.’’

Bu noktada Jordan'a başarılarında büyük payı olduğunu her zaman söylediği Scottie Pippen'in uzun sürecek sakatlığından ve aynı dertten müzdarip Dennis Rodman'ın yokluğundan nasıl etkileneceğini soruyoruz:

‘‘Pippen'in yokluğu çok önemli. Onunla antrenmanlardaki mücadelemiz beni çok iyi hazırlıyor. Gerçek anlamda bir lider. Onunla birlikte oynamak büyük zevk. Rodman ise bizim takımın bir rengi. Ribaundları, mücadele gücü bizi ateşliyor. Onun yokluğu da bu yönümüzü eksik bırakacak.’’

Ünlü yıldıza son olarak Türkiye hakkında neler düşündüğünü soruyoruz.

‘‘Çok merak ediyorum.’’ diyor ve ekliyor: ‘‘Basketbolda bütün Avrupa gibi büyük bir aşama yaptıklarını biliyorum. Bugün Avrupa'dan çok sayıda oyuncu NBA'e geliyor. Dilerim Türkiye'den bir oyuncu da kısa süre içinde bunu başarır. Ama bir gün yolum Türkiye'ye düşecek. Buna eminim.’’

Michael Jordan ile vedalaşırken, kendisiyle 1992 Barcelona Olimpiyatları öncesi yine Fransa'da Monaco'da karşı karşıya gelip konuştuğumuzu hatırlatıyorum. ‘‘O zaman ben de gençtim, sen de... Şimdi yine Fransa'da karşılaştık. İnşaallah bir dahaki sefere senin ülkende karşılaşırız’’ diyor ve tüm Türk basketbolseverlerine sevgilerini gönderirken, basketbola gönül verenlerin kendisini izlemeye devam etmelerini istiyor.

kariyeri

96'da NBA tarihinin 50 En büyük Oyuncusu listesine seçildi.

1991, 92, 93, 96 ve 97'de Bulls ile 5 şampiyonluk yaşadı.

5 kez NBA Finalleri'nin En Değerli Oyuncusu seçildi.

93'te 41 sayı ortalaması ile NBA Finalleri rekorunu sahibi oldu.

Dört kez NBA'in En Değerli Oyuncusu seçildi.

Ligde 9 sezon en çok sayı üreten basketbolcu oldu.

7 sezonluk, ligde üstüste en çok sayı üreten oyuncu rekorunun ortağı.

Ortalama 21.1 sayı ile NBA All-Star Maçları'nın en skorer oyuncusu.

İki kez NBA All-Star Maçları'nın ‘‘En değerli oyuncu’’su seçildi.

1988'de NBA'de Yılın Savunma Oyuncusu seçildi.

1986'da Celtics'e Play-off kariyerinin en yükseği 63 sayı attı.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler