"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

İşte Eda’nın paletleri!

Mayosundan çantasına, kıyafetinden ayakkabısına kadar Eda Taşpınar’ın her giydiğini takip eden magazin muhabiri arkadaşlara bugün haber atlatacağım!

Eda Taşpınar’ın kullandığı paletlerin fotoğrafı ilk kez bu köşede!

İstanbul’da davetlerde, Türkbükü’nde sahillerde ve her daim her yerde şık şıkıdım gezinen Eda Hanım’ın denizde sıradan olmasını beklemiyorsunuz herhalde değil mi?

Normal paletlerle yüzecek hali yok, Eda Hanım paletin de topuklusunu kullanıyor.

Eda Taşpınar’ın yüzerken giydiği bu yüksek topuklu paletlerin siyah, turuncu ve mavi olmak üzere üç rengi bulunuyor...

Çok aramama rağmen kırmızısını, yandan bağlısını, taşlısını bulamadım henüz...

İşin şakası bir yana, şu sıralar maillerde dolaşan bu fotoğraf bana da geldi.

Tasarım olarak yapılmış bu paletler, bizim maillerde "Kokoş hanımlar için" mesajıyla geziyor. Yabancı blog sitelerinde ise "Seksi dalgıçlar için" ibaresiyle yer alıyor...

Eda Hanım’ın böyle bir palet giydiği görülmüş değil ama giyse fena olmazdı değil mi?..

Sadece biz değil balıklar da görsün şıklığını.

Okan’ın milletvekili

Okan Bayülgen’e NTV ekranlarında "Bana ismimle hitap etmeyin" diyen Özlem Türköne, AKP İstanbul miletvekili olarak Meclis’e girdi.

Okan Bayülgen, Türköne’nin bütün itirazlarına rağmen programda "Özlem" diye hitap etmeyi sürdürmüştü.

Seçim gecesi Türköne’yle ilk kez tanıştım.

Meclis’te olmasından hepimizin gurur duyacağı isimlerden biri.

Ama Özlem Hanım’ı her gören "Okan’ın tartıştığı milletvekili" olarak anıyor.

Bu imajından kurtulmak için ilk icraatlarına acilen başlaması lazım.

Aslında en iyisi Okan Bayülgen’in Özlem Hanım’ı bu hafta Makina’ya konuk etmesi olur...

Tarihteki en şeytan kadınlar

Biyografi yazarı Shelley Klein’in, tarihteki en şeytan kadınları yazdığı kitabı okuyorum.

En favori kanalı Crime and Investigation olan benim için, başlığı bile yeterince heyecan verici...

Şöhretini işledikleri suçlara borçlu on beş kadının hikayesi var kitapta.

Çocuklarını öldüren ve sekiz cinayetten suçlu bulunan Marie Noe...

Evlendiği dört kocasını ve 12 çocuğu öldüren Kara Dul lakaplı Marry Ann Cotton’un hikayesi...

Madagaskar’ın Kanlı Meryem’i Kraliçe Ranavalona...

1995’te kendi kızı da dahil olmak üzere 10 kişiyi öldüren Rose West...

Seks ve şiddeti birleştiren, kurbanlarını baştan çıkararak öldüren, ilk cinayetine 16 yaşında başlayan Kanada’nın en ünlü kadın katili Grace Marks...

Kitabı okuduktan sonra yeniden ilk cümlesine döndüm;

"Erkek katillerin aksine, cinayet işleyen bir kadına nadiren rastlanır.

Buna rağmen, böyle kadınlar genellikle erkek eşdeğerlerine göre çok daha dehşet vericidirler."
X