Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İşte DTP liderinin Cumhurbaşkanı'na mesajı

    Hürriyet Haber
    22.10.2007 - 11:28 | Son Güncelleme:

    Fatih ÇEKİRGE YAZIYOR

    Biliyorum…

    Yüreğimizdeki ateş soğumuyor. Hepimiz öfkeliyiz. Ama bir an durup derin bir nefes aldıktan sonra şu soruyu sormalıyız:

    -Bin yıldır birlikte yaşadığımız bu topraklarda bizi hangi öfke tuzağına çekmek istiyorlar?

    - Kin ve nefret tohumlarını ekerek bizi hangi uçuruma sürüklüyorlar?

    Sevgili okurlar önce bu soruların cevaplarını bulmalıyız…

    Bir Türk-Kürt düşmanlığını ateşlemek istiyorlar…

    PKK’yı Kürt kökenli vatandaşlarımızdan ayırmamız lazım.

    Şimdi bu tespiti yaptıktan sonra DTP lideri Ahmet Türk’ün Cumhurbaşkanı Gül’le yapacağı görüşmede hangi muhtemel teklifi gündeme getirdiği sorusuna gelebiliriz? Türk, önceki gün bana şöyle söylemişti:

    “İçimize kin ve nefret tohumu dökecek herhangi bir yanlış yapmamamız lazım. Olası bir sınır ötesi harekatın belli bir noktada durabileceğini sanmıyorum. Savaş psikolojisi vahşeti tetikliyor. Böyle bir sınır ötesi harekat sırasında her türlü provokasyon olabilir. El Kaide’den tutunda dünyanın bütün yasadışı örgütleri orada… Dünyanın bütün gizli servisleri orada… “

    “ROL OYNAMAK İSTİYORUM”
    Ahmet Türk’ün üzerinde en çok durduğu konu ise şu:

    DTP'Lİ TUĞLUK: KAYIP ASKERLER İÇİN DEVREYE GİREBİLİRİZ
    DTP Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk, Hakkari'deki çatışma sonrasında kaybolan ve PKK'nın elinde olduğu öne sürülen sekiz asker için devreye girebileceklerini söyledi. Tuğluk, bu konudaki bir soruyu yanıtlarken "Bize talep gelirse elimizden geleni yaparız" dedi. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk ise "Umut ediyoruz ki ortak akıl, ortak duyarlılıkla bugün gerçekten tüm yurttaşlarımızı endişeye sokan sürecin önüne geçebiliriz" dedi.

    DTP Grup Başkanı Türk, partisinin genel merkezinde, milletvekilleri ve parti yöneticileriyle birlikte basın toplantısı düzenledi. Türk sözlerine "Hakkari'nin Dağlıca bölgesinde yaşamını yitiren tüm evlatlarımıza Tanrı'dan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum" diyerek başladı ve Türkiye'nin hassas bir sürecin içinde olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kendilerini Köşk'e davet ederek düşüncelerini almasını çok önemsediklerini belirten Türk, bir diyalog ortamının oluşmasıyla sorunların daha doğru bir şekilde tespit edileceğine inandıklarını ve inanmayı sürdürdüklerini vurguladı.

    Türk, Türkiye'nin duyguların öne çıktığı gergin bir ortam içerisinde olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

    "HEPİMİZE GÖREV DÜŞÜYOR"
    "Duyguların öne çıktığı, öfkenin kustuğu bir süreçte tüm siyasi partilere demokrasiden yana her insana önemli görevler düşüyor. Artık birbirlerini eleştiren, birbirlerini hedef gösteren anlayış yerine bu ülkenin barışçıl, demokratik bir süreci yakalaması için birbirimizle tartışmalıyız. Gerginliğin, kaosun Türkiye'ye çok pahalı olacağını hepimizin bilmesi gerekiyor. Bin yıldır birlikte yaşamış olan halklarımızın sevgiyle kucaklaşabileceği bir ortamı hazırlamak için hepimize önemli görevler düşüyor. Demokratik Toplum Partisi olarak bu sürecin bilincindeyiz. Buna uygun söylemleri ve politikaları geliştirmek bizim tüm halka olan sorumluluğumuzun gereğidir."

    DTP Diyarbakır Milletvekili Tuğluk ise Hakkari'nin Dağlıca bölgesindeki çatışmanın ardından kayıp olduğu bildirilen 8 asker için bir gişimde bulunup bulunmayacakları sorusu üzerine "Bize talep gelirse elimizden geleni yaparız" dedi.

    CUMHURBAŞKANINA SUNULAN RAPOR
    Gazetecilerin Cumhurbaşkanı Gül ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin sorularını da yanıtlayan Türk de, görüşmede, partilerine yönelik baskıları da anlatan 20 maddelik bir rapor sunduklarını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Gül'ün, ülkenin geldiği noktadaki hassasiyetlerini açıklıkla dile getirdiğini ve bu hassasiyetleri gören bir mantığın öne çıkması için çaba içinde olduğunu izlediklerini belirten Türk, "Sayın Cumhurbaşkanı ne söyledi, biz ne söyledik bunu tartışacak durumda değiliz. Ancak gerçekten Türkiye'nin olumsuz bir noktaya gitmemesi için bir çabanın, bir refleksin geliştiğini görmek bizim için çok önemli. Sayın Cumhurbaşkanı'nın gösterdiği refleksi herkesin göstermesini istiyoruz" diye konuştu.

    Türk, "Cumhurbaşkanı'nın size bir çağrısı oldu mu" sorusu üzerine, partisinin TBMM'de düşüncelerini ortaya koyabilme şansına sahip olduğunu belirterek, "Tabii ki Sayın Cumhurbaşkanı da hassasiyetlerini dile getirdi. Biz de hassasiyetlerimizi. Bu sürecin farkında olduğumuzu ifade ettik" yanıtını verdi.

    Türk, "Mesele ortak akılla, mesele sağduyuyla, mesele demokratik projelerle sorunların çözümüne katkı sunacak bir mantığı ortaya koymak" dedi.

    “Kürt kökenli bir Türkiye vatandaşı olarak hayatımın bu noktasında bin yıllık beraberliğin bozulmasını önleyecek bir rol oynamak isterim. Bunun için üzerime ne düşüyorsa yapmaya hazırım. Gerekirse devletin üst makamları ile de görüşüp Talabani ve Barzani ile temas etmeye hazırım. Talabani’yle görüşüp ikna etmeye hazırım. Bu işi silah olmadan savaş olmadan çözebiliriz. Bunun için çalışmak isterim. Hatta gerekirse parlamentomuzdan bir heyetle de gidilebilir.”

    Ahmet Türk, önceki gün böyle bir arabuluculuk rolünü üstlenmek istediği mesajını benim aracılığımla duyurmak istiyordu. Bu konuyu Cumhurbaşkanı’na açacaktı...

    Ancak Hakkari’den gelen acı haber bu mesajı kilitledi…

    Şimdi muhtemelen Türk, Çankaya Köşkü’nde Gül’e bunları söyleyecek…

    Bundan bir sonuç çıkar mı bilmiyorum?

    Arkasına ABD’yi alıp böylesine bir “Ortadoğu şımarıklığına” kapılan Barzani bu saatten sonra güvenilir mi?

    Sanmıyorum…

    Ama bildiğim bir şey var Barzani ABD desteği ile bu bölgede Kürt devletini istiyor…

    Tuzak da şurada:

    Türkiye’nin güneyindeki Kürt kökenli vatandaşlarımızla Kuzey Irak’taki  Kürtleri ortak bir cepheye dönüştürmeye çalışıyorlar. Türk askerini Kuzey Irak’a çekerek ve sivil alanlarda kan akıtılmasını planlayarak bunun ilk aşamasını gerçekleştirmeyi amaçlıyorlar.

    İşte Ankara’daki en önemli senaryo ve soru işareti bu.!

    Neden hemen harekat yapılmıyor?

    Neden bunca görüşme toplantı zirve yapılıyor?

    Çünkü çok kritik bir senaryo ve soru işareti var…

    O da şudur.

    “Muhtemel bir sınır ötesi harekatın provokasyonlarla kontrolden çıkartılıp bir Türk-Kürt cephesi oluşturmaya çalışılıyor. Böylece bir Kürt devleti oluşumunun kanlı adımları planlanıyor.”

    Bu senaryo doğru olabilir mi?

    Her durumda teröristlerin, hainlerin Kuzey Irak’taki kamplarda eğitildiğini biliyoruz. O kampların mutlaka yok edilmesi gerek. Teröristlere gerilla taktiklerini öğretenlere (-ki bunların içinde ABD askerleri tarafından eğitilmiş Peşmergeler olduğu biliniyor) gereken ceza da verilmelidir…

    ELEKTRİK HÂLÂ NEDEN KESİLMEZ
    Mesela merak ediyorum, Kuzey Irak’a verdiğimiz elektrik neden kesilmez.?

    Neden Türk müteahhitleri orada milyarlarca dolarlık iş yapmaya devam ederler?

    Havaalanı, üniversiteler, hatta merkez bankası binasını dahi Türk müteahhitlerin yaptığı biliniyor..

    Buradan Barzani’ye bağırıp çağırmak neden etkili olmuyor biliyor musunuz?

    Çünkü o şöyle düşünüyor:

    - Arkamda ABD var. Zaten bir şey yapacak olsalar önce buradaki işleri durdurup, müteahhitleri ve işçileri çekerler.

    Evet sevgili okurlar, bu yazıları içimiz acıyarak yazıyoruz.

    Millet olarak durup düşünmeye ve sağduyuya her zamandan daha fazla ihtiyacımız var.

    Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Türk ordusu büyük bir ordudur. Kahramanlar yatağıdır. Sağduyuyla bakıp onlara güvenelim.

     

     


     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı