Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İşte dik duruş bu

Önümüzde seçim olmasına rağmen federasyon yönetimi dik bir duruş sergiledi. Bursa’da yaşananlar Türk futbolunda inşallah bir milat olur. Herkes kendine çeki düzen verir. Ve bu işte mutlak hapis cezaları çıkmalı.

ÖNÜMÜZDE hem Futbol Federasyonu hem de genel seçimler var. Ona rağmen federasyon yönetimi dik bir duruş sergiledi. Bursa-Beşiktaş maçı konusunda, bazılarına ters gelen ama bence doğru olan bir cezayı verdi.
Şimdi bazıları diyor ki; “Olay stadın dışında olmuştur, hatta uzağında olmuştur. Yalnız polisiye bir olaydır.”
Böyle düşünenler yanılıyor. Neden? Bursaspor kiminle oynayacak? Beşiktaş’la. Bursaspor seyircisi ne yapıyor? Stada gidip yerini alacağına, oynayacağı rakip takımın, yani Beşiktaş’ın otelini basmaya çalışıyor. Burada önlem alan, Beşiktaş’ı koruyan ve Beşiktaş’ın stada gitmesi için çalışan emniyet güçlerine saldırıyor. Hedef kim? Rakip takımın oteli.
Peki yorumlar nasıl? “Bu olaylar Bursaspor’u bağlamaz.”
İşte orada haklılar! Diyarbakırspor’u bağlar herhalde!
Peki biz İsviçre Milli Takımı’nı karşıladığımızda, daha uçağın kapısı açılır açılmaz onlara küfür etmedik mi? Otobüsün güzergahını değiştirip, yumurta atmadık mı?
İsviçre’yi unutmayın

UEFA bize kaç maç ceza verdi? 6 maç. Bu 6 maçın 3’ü bu olaylardan dolayıydı, statta yaşananlardan değil. Sonra ne oldu? “6 maç ceza, 3’e indi” denildi. İşte burada yine yanılıyoruz. UEFA, 3 maçlık cezayı affetmedi, erteledi. Dedi ki; “Bir sene zarfında aynı olayları yaparsanız, size bu 3 maç cezayı da giydiririz.” Bu erteleme sistemi bizde yok. Aslında konulsa iyi olur. Peki, Bursaspor şampiyonluğa gitseydi; Bursaspor seyircisi aynı olayları yapar mıydı? Tartışılır.
Ligin 20’inci haftasıydı... Fenerbahçe, Manisaspor deplasmanına gitmişti. Fenerbahçe yöneticisi Nihat Özdemir, sahanın içinden yürüyerek, Fenerbahçe seyircisinin olduğu tribüne gitti. Adeta yalvararak, “Ceza sınırına dayandık. Eğer küfür ederseniz, sahamız kapanır. Lütfen küfür etmeyin” dedi.
Ve o F.Bahçe seyircisi 13 maçtır küfür etmiyor. Neden? “Ceza alırım” korkusundan.
Hapis cezaları çıkmalı
Bursaspor-Beşiktaş maçının iptal edilmesi Türk futbolunda inşallah bir milat olur. Herkes kendine çeki düzen verir. Bursa Valisi, bu kararı re’sen yani tek başına aldı. Kimseye sormadan. Şimdi de re’sen temizlemesi lazım. Nasıl temizleyecek? Bu işleri yapanların ele başlarını mahkemeye çıkartarak. Adalet de Vali’ye yardım edecek. Ve bu işte mutlak hapis cezaları çıkmalı. Hiçkimse hapse girmeden, bu işlerin düzeleceğini sanmıyorum.

Seyircisiz oynama cezası değişmeli

SEYİRCİSİZ tribünler keyif vermiyor. Bu konuda da acil kararlar alınmalı. Öncelikle, rakip takım seyircisinin suçu ne? O da stada alınmıyor. Kesinlikle alınmalı.
Önümüzdeki sene çipli bilet sistemi başlayacak. Bu sistem başladıktan sonra da tüm stada değil, tribüne ceza verilmeli. Mesela maraton tribünü küfür ediyorsa, o tribüne seyirci alınmamalı. Kale arkası küfür ediyorsa, kale arkası seyircisi ceza almalı. O küfür eden de, öbür tribüne geçememeli.
Bunu yapmak çok zor iş değil. Ama siz hala bedava bilet dağıtırsanız. Ayağında ayakkabısı, doğru dürüst pantolonu olmayan adamı, otobüs kiralayıp seyahatlere gönderirseniz; bu giden seyirciler, şehirlerarası yollarda restoran sahiplerini döverse; arabalı vapurlarda meyve-sebze arabalarını talan ederse, bizim akıllı idarecilerimiz, sonra çıkarlar televizyonlara; “Bu bizim takımı bağlamaz” diye beyanat verirler.
Bu işlerin üzerine dikkatle giderseniz ve iyi iz sürerseniz, sonunda karşınıza o takımların yönetim kurulu üyeleri çıkar. Yıllarca, çok takımda seyirciden sorumlu idareci vardır. Bu resmi olarak yoktur, gayri resmi vardır. Bunları da bizim alemde herkes bilir ama kimse dillendiremez. Şu aşamada Bursa Valisi’nin yapacağı iş, olayların çıkış noktasını doğru yakalamaktır. Ve gereken cezayı vermektir.

TRT’ye çıkamadım, çünkü...

 İKİ hafta önce TRT’de pazartesi günü Erdoğan Arıkan’ın programına davet edildim. Program dijital yayındaydı. Kanaltürk Genel Müdürü Fatih Karaca, önce bir programlık izni verdi. TRT’nin aldığı uçak biletiyle, Ankara’ya gittim.
Kürşat Öztürk ve Erdoğan Arıkan ile yemek yerken, Fatih Karaca’dan Kürşat Öztürk’e gelen bir telefonla izin iptal edildi, o televizyon programına çıkamadım. Sadece bir tek programlıktı, o da olmadı. Ama hala daha yolda görüp de, “TRT’ye başlamışsın, hayırlı olsun” diyenler var, bilgilerinize.
Yalnız TRT’ye uçak bileti borcum var, o kadar.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI