Gündem Haberleri

    İşte CHP’nin anayasa vizyonu

    Hürriyet Haber
    31.05.2011 - 11:11 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, “CHP'nin Anayasa Vizyonunu” açıkladı.

    Zeynep GÜRCANLI hurriyet.com.tr

    “Türkiye Başkanlık sistemine geçmeli mi?”

    “Anayasa’da Türk ifadesi olacak mı? Vatandaşlık nasıl tanımlanacak?”

    “Laiklik ilkesi nasıl düzenlenecek?”

     

    Daha 12 Haziran seçimlerinden önce tartışmaya başladık. Ancak asıl tartışma, seçimlerden sonra...

    Türkiye olarak, yeni ve sivil anayasayı konuşacak, tartışacağız uzun uzun.

    CHP, bu konuda ön aldı ve seçimlere yaklaşık 10 gün kala “anayasa vizyonunu” resmen açıkladı.

    Açıklamayı, CHP’nin yeni Anayasa konusundaki görüş ve vizyonunu oluşturan ekibin başındaki Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum yaptı.

     

    YENİ ANAYASAYI, ANAYASA MECLİSİ YAPSIN

     

    CHP’nin bu konudaki ilk önerisi, “usül” yönünden. Yeni Anayasa’nın, seçimlerde oluşturulacak meclis tarafından değil, oluşturulacak bir “Anayasa Meclisi” tarafından yazılmasını istiyor ana muhalefet partisi. Önemli bir de ayrıntı var bu CHP’nin “Anayasa Meclisi kurulsun” önerisinde; “Anayasa Meclisi’nin oluşturulmasında baraş olmamalı. Böylece tüm siyasi partilerin adil temsili sağlanmalı”.

     

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ HALKI”

     

    Anayasa’nın en çok tartışılan konusu, “vatandaşlık tanımı” konusundaki önerisi ise, vatandaşlık bağının, dinsel, etnik değil, “hukuksal bağ” çerçevesinde oluşturulması.

     

    CHP’nin önerdiği metin şu:

    “Yurttaşlık hukuksal bağını, Cumhuriyetin hak eiştliği ve özügürlüklere dayanan bir arada yaşama arzusu olarak gören ve ondan güç alan Türkiye Cumhuriyeti halkı, bu Anayasayı yapmıştır.”

     

    CHP Anayasa’nın 1, 2,3 ve 4. maddelerinin, bu maddelerde yer alan ilke ve kuralların “değiştirilmezliğinin” de korunmasını istiyor yeni Anayasa’da. Cumhuriyetin nitelikleri ise, “laik, demokratik, sosyal, insanhaklarına dayanan bir hukuk devleti” olarak belirleniyor.

     

    ANAYASA’DA LAİLİKLİK HÜKMÜ YENİDEN KALEME ALINSIN

     

    En çok tartışılan konulardan biri de, Anayasa’daki laiklik hükmü. CHP, bu hükmün yeni Anayasa’da yeniden kaleme alınması gerektiğini savunuyor. Ana muhalefetin önerisi şu:

    “Laiklik hükmü, devletin, dinler karşısındaki tarafsızlığı, inanç çoğulculuğu, inanç çoğulculuğunun dinsel tutum ve tavırları benimsememeyi de içerdiği ve devletin dinsel baskıyı engelleme yükümlülüğü göz önüne alınarak hazırlansın”

     

    Kısacası, dinsel sömürü yasaklansın ve devletin temel düzeni dine dayandırılmasın.

     

    Bu alanda, başka önemli önerileri de var CHP’nin:

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi zorunlu olmasın

    Değişik din ve mezheplere mensup yurttaşların tüm hakları güvence altına alınsın

    Anayasa’da “ibadethane statüsü tanınsın”. Bu madde özellikle önemli. Bu maddenin Anayasa’da yer alması halinde, Cemevlerinin ibadethane olup olmadığından, Protestan kiliselerinin özgürce açılmasına kadar pekçok tartışma konusu halledilebilecek.

    Diyanet işleri Başkanlığı’nın yapısı, inanç çoğulculuğu gözetilerek yeniden düzenlensin

     

    “CİNSEL YÖNELİM AYRIMCILIĞI KALDIRISIN”

     

    CHP’nin önerilerinden sir tanesi de, Anayasa’ya konulacak “ayrımcılık yasağı” tanımının genişletilmesi. Bu çerçevede, “yaş, etnik ya da sosyal köken, cinsel yönelim, engellilik ve benzeri nedenlere dayalı ayrımcılık yasaklanmalıdır” ilkesini savunuyor Ana Muhalefet partisi.

     

    KAMUDA KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ

     

    Kadın-erkek eşitliği konusunda ise, devrim niteliğinde bir öneri getiriyor CHP:

     

    Buna göre, “atama ve seçimle üstlenilen kamusal görevlerde eşit temsil ilkesi”nin Anayasa’ya konulması öneriliyor. Bunu tavizsiz şekilde uygulayan ülkeler var dünyada. Mesela Norveç; Norveç’te, yurtdışı seyahatlere gidecek resmi heyetler belirlenirken bile, kadın-erkek dengesi mutlaka gözetiliyor. CHP, benzer bir sistemin Türkiye’ye de Anayasa yoluyla yerleştirilmesini savunuyor.

     

    VİCDANİ RET ANAYASA’YA GİRSİN

     

    CHP’nin özgürlükler alanındaki radikal önerilerinden biri de, zorunluk askerliğe karşı “vicdani red”in Anayasa’ya girmesi. Bu alandaki öneriler arasında şunlar da yer alıyor;

    RTÜK özerk ve çoğulcu yapıya kavuşturulsun, RTÜK içine radyo-televizyon kuruluşları temsilcileri de dahil edilsin

    İletişim güvenliği hükmü Anayasa’ya girsin

    Anayasa’ya “çevre hakkı” da girsin. Çevre korunması Anayasal bir değer haline getirilsin

    YÖK kaldırısın

    Eşitlik konusunda özerk bir “eşitlik kurulu” oluşturulsun.

    Ev içi şiddetle mücadele Anayasa’ya girsin

    Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Anayasal bir kurum olmaktan çıkarılsın. Sadece “danışma kurulu” niteliğinde olsun.

     

    TÜRKÇE RESMİ DİL OLSUN, ANADİL DEVLET OKULLARINDA ÖĞRETİLSİN

     

    Bir başka tartışmalı konu, okullarda anadilde eğitim konusu.

    CHP’nin bu konudaki yaklaşımı özetle şu:

    “Anayasa’da Türkçe resmi dil olarak korunsun. Ancak devlet okularında anadilin öğretilmesi imkanı tanınsın. Yerel dillerin kültürel zenginliğin bir unsuru olarak görüldüğü hükmü de Anayasa’ya girsin.”

     

    SEÇİM BARAJI EN FAZLA YÜZDE 5 OLSUN

     

    CHP’nin önerileri arasında öne çıkanlardan biri de, “temsilde çoğulculuk” ilkesi çerçevesinde, seçimlerde barajın en fazla yüzde 5 olması hükmünün Anayasa’ya dahil edilmesi.

     

    Bu alanda diğer öneriler de şöyle:

    Parti kapatma konusunda Venedik Komisyonu ölçütleri temel alınsın. Kapatma son seçenek olsun. Daha önce, ihtar, para cezası, partinin seçimlere girmesinin engellenmesi, parti yöneticilerine siyasi yasak gibi kademeli yaptırımlar olsun.

    Dokunulmazlıklar sınırlansın

    Siyasi etik kanunu yapılsın

    Seçim harcamaları saydam hale getirilsin, bu konu Anayasa’ya da bir hüküm olarak konulsun

     

    CHP’DEN “BAŞKANLIK SİSTEMİNE HAYIR”

     

    CHP’nin Anayasa vizyonunda ortaya çıkan en önemli konulardan biri de, Ana muhalefet partisinin açıkça Başkanlık Sistemine karşı durması.

     

    Başkanlık sizmeminin ABD haricindeki ülkelerde “başkancı sisteme” dönüştüğüne dikkat çeken Ana Muhalefet Partisi, Türkiye için en iyi sistemin “parlamenter demokrasi” olduğu görüşünü ortaya koydu.

     

    Bu çerçevede, Cumhurbaşkanı’nın mevcut yetkilerini de sınırlandırılmasını öneren CHP, yeni Anayasa’da Cumhurbaşkanlığı görevinin “tek başına işlem yapma yetkisi ile donatılmamış ve sembolik” olması gerektiğini savunuyor. Bu alanda bir başka öneri de, “Cumhurbaşkanıın kişisel suçları ve vatana ihanet suçundan kaynaklanan cezai sorumluluğunun, açık anayasal kurullarla somutlaştırılması”.

     

    ÜNİTER DEVLET KORUNSUN, YEREL YÖNETİM REFORMU YAPILSIN

     

    Anayasa konusundaki en çok tartışılan konulardan biri de yerel yönetimlerin statüsü.

     

    Bu alanda CHP, “üniter yapının korunmasını” temel ilke olarak görüyor. Ancak yerel yönetim reformu yapılmasını da savunuyor.

     

    CHP’nin bu konudaki en önemli vurgusu, “yerel yönetim reformunun tek bir bölgeye özgü değil, tüm Türkiye için planlanması...”

     

    Bu çerçevede yerel yönetimlerin merkezden daha bağımsız olması açısından CHP’nin bir başka önemli önerisi ise, “yerel yönetimler için Anayasa’da katılımcı bütçe konusuna yer verilmesi”

     

    YEREL KONULARDA REFERANDUM

     

    Yine CHP açısından yerel yönetimler konusundaki bir başka önemli açılım, önemli yerel konularda bölge halkının doğrudan fikrine başvurulması önerisi. Ana muhalefet partisi bu çerçevede, “yereli ve bölge halkını ilgilendiren konu ve kararlarda referanduma gidilmesini” öneriyor. Buna örnek olarak da, bir bölgede nükleer santral ya da HES kurulması konusunu, bunun halka sorulması gerektiğini ortaya koyuyor.

     

    SOSYAL ALAN VE HUKUK ALANI

     

    CHP’inn sosyal devlet ve hukuk alanı konusunda da önemli önerileri var Anayasa vizyonu çerçevesinde. Bunlar özetle şöyle:

    Sosyal ve ekonomik hakların sınırlarını içeren Anayasa hükmü (mevcut madde 65( yeniden yapılandırılsın. Bu çerçevede, devletin önceliği olarak sosyal ve ekonomik hakların sınırlandırılması değil, bu hakların insan onuruna uygun askeri standartlarda hayat geçirilmesi Anayasa’ya konulsun.

    Yoksulluğun ortadan kaldırılması ve tam istihdam hedef olarak Anayasa’ya girsin

    Tekelleşme ve kartelleşmenin engelenmesi Anayasa hükmü olsun

    Kalkınmaya ilişkin anayasa hükümler içine mutlaka “sürdürülebilir çevre”, “kalkınmanın sosyal boyutu” ve “kadın-erkek eşitliği” konuları da yerleştirilsin.

    Kamuda çalışanlar dahil, tüm çalışanlara sendikal haklar, toplu sözleşme ve grev hakkı verilsin. Bu haklar anayasal güvenceye alınsın. Anayasa kapsamlı bir sosyal ve ekonomik haklar kataloğu oluşturulsun.

     

    YARGI ALANINDA

     

    Anayasa Mahkemesi kuruluşu, faaliyeti ve seçimleri yeniden yapılandırılsın

    Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulu, “hakimler yüksek kurulu” ve “savcılar yüksek kurulu” olarak ikiye bölünsün. Bu kurullarda Adalet bakanı ve müsteşarı yer almamalı.

    Askeri yargıtay kaldırılmalı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin kaldırılması konusu da tartışılmalı

    Adli kolluk kurulmalı

    Özel yetkili mahkemeler kaldırılmalı

    Barolar Birliği de Anayasa’nın yargı bölümünde düzenlemeli

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı