İşte benim Fransam... İşte benim Almanyam...

Hürriyet Haber
14.01.2015 - 10:21 | Son Güncelleme:

Geçen hafta Paris’in göbeğinde aşırı İslamcı iki teröristin haftalık mizah dergisi Charlie Hebdo’nun redaksiyonuna girip 12 kişiyi acımasızca katlettiği haberini duyunca adeta şok oldum.“Olamaz” dedim....

Bu kanlı saldırı, 1969-1973 yılları arasında yaşamımın 3 yıldan fazla bir dilimini geçirdiğim; ÖZGÜRLÜĞÜN, EŞİTLİĞİN ve KARDEŞLİĞİN büyük harflerle yazıldığı Fransa’da düşünceyi ifade özgürlüğüne saldırıydı.
“Bu benim Fransam olamaz” diye haykırmak geldi içimden.
Bu çirkin saldırı, bazılarının umduğu medeniyetler çatışması tedirginliğimi artırdı.
Tabii kültürler çatışması tedirginliğimi de.
İki gün sonra yine Paris’te Musevilere ait bir markette yine aşırı İslamcı bir terörist tarafından 4 kişinin katledilmesi, bende dinler çatışması endişesine yol açtı.
Ancak geçen Pazar günü farklı dinden, farklı milliyetten, farklı etnik kökenden 1 milyon 200 bini Paris’te olmak üzere 2 milyon 700 bin kişinin Fransa’nın çeşitli kesimlerinde sokaklara dökülüp tam bir dayanışma sergilemesi tedirginliğimi azalttı.
Aralarında Türkiye’nin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun da bulunduğu 50’ye yakın ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının bu dayanışma gösterisinde yer alması endişelerimi bir parça da olsa giderdi.
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın “Bunu yapanlar Müslüman değil, bu olayın İslamla ilgisi yok” demesi yürekleri ısıttı.
Kendi kendime “İşte benim Fransam bu” dedim.
Ya Almanya?

* * *

Pegida kısa ayıyla tanınan ve Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar olarak sokaklara dökülenleri izlerken tedirgin oluyorum.
Müslüman oranının binde 2’yi ancak bulduğu eski Doğu Almanya sınırları içinde kalan Dresden kentinde 12 haftadır Pazartesi akşamları düzenlenen ırkçı, yabancı ve İslam düşmanı gösterilere katılanların sayısının her geçen hafta artması benim tedirginliğimi artırıyor.
Bu gelişme ışığında 40 yılı aşkın süredir yaşadığım Almanya için “Bu benim Almanyam olamaz” diye haykırmak geliyor içimden.
Ancak Köln’de, Münih’te, Stuttgart’ta, Düsseldorf’ta, Berlin’de ve Almanya’nın daha birçok kentinde Pegida’ya karşı düzenlenen göstergelere baktığımda bu tedirginliğim azalıyor.
İnsanların dünyaya açık bir Almanya ve hoşgörü için sokaklara dökülmesi, çok açık bir biçimde ırkçılara “Meydanları size bırakmayacağız” demesi, yüreklere su serpiyor.
Bu gelişme ışığında da “İşte benim Almanyam” diyorum.

* * *

Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre Almanların yüzde 70’i İslam’ı bir tehdit olarak görse de, bu ülkedeki Müslümanlar, yasalara saygılı bir biçimde ve diğer dinden insanlarla birlikte içiçe barış içinde yaşamak istiyorlar.
Bunu da her fırsatta dile getirmekteler.
İslam dini adına girişilen bu terör saldırılarını onlar da kınamakta, lanetlemekte.
Onlar da terörün dini ve milliyeti olmadığını düşünmekte.
İşte dün akşam Berlin’de tarihi Brandenburg Kapısı önünde Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi ve Almanya Türk Türk Toplumu (TGD) öncülüğünde bir anma nöbeti etkinliği üzenlendi.
Teröre, şiddete, ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, din düşmanlığına ve hoşgörüsüzlüğe karşı bir etkinlik.
Birlikte – Kendini göster, Tavır koy! (Zusammenstehen- Gesicht zeigen) sloganı altında düzenlenen bu etkinliğe Almanya’nın Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Başbakan Angela Merkel, Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel ile birçok bakan katıldı.
Federal Meclis’ten, eyalet parlamentolarından birçok milletvekili katıldı.
Sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) dışında Federal Meclis ile eyalet parlamentolarında grupları bulunan tüm partilerin yöneticileri oradaydı.
Yani devlet oradaydı...
Katolik ve Protestan Kilisesi temsilcileri oradaydı.
Musevi din adamları ve Yahudi Cemaati temsilcileri oradaydı.
Müslüman din adamları oradaydı.
Müslüman sivil toplum örgütleri temsilcileri oradaydı.
Evet, Berlin’de tam birliktelik sergilendi.
Barış içinde birlikte yaşam için güçlü bir mesajdı bu.
Bu tablo soğuk bir Berlin akşamında yürekleri ısıttı.
“İşte benim Almanyam bu” dedim...

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı