Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İstanbul'u dinliyorum

Dr. Nilgün GEDİKOĞLU

Sapasağlam binayı hasarlı kıldı

SARIYER

Yaşanılan deprem felaketinden sonra, özellikle araştırma yaparak, sağlamlığı su götürmez bir binada bir daire alıyorsunuz. Nihayet rahat uyku uyuyabileceğinizi düşünüyorsunuz.Sonra biri çıkıp binanın en alt katında, daire satma kaygısıyla kapı açmak için binanın ana taşıyıcılarından olan perde duvarı kırıp demirleri kesiyor... Nasıl isyan etmezsiniz?

Bize faksla ulaşan bir okurumuzun şikayeti, kendi sözleriyle aynen şöyle:

‘‘Ben Sarıyer Emlak Konut evlerinde oturuyorum. Evimizi yaklaşık dört ay önce aldık. Tüm araştırmalarımızı yaptık, zira geçen sene yaşadığımız felaketten sonra binaların zemin ve temelinin ne kadar önemli olduğunu kötü bir tecrübe ile anlamıştık. İki aydır bu binada güvenle otururken sitede bulunan, dekorasyon işi ile hiç alakası olmayan bir kişi yüzünden oturduğumuz blokta herkesin huzuru kaçtı. Çünkü bu kişi bizim bodrum katında bulunan spot daireyi satabilmek için binanın ana taşıyıcılarından olan perde duvarı kapı açmak amacıyla kırarak demirlerini kesti. Üstelik engel olmak isteyenlere de kullandığı aletleri gösterip tehdit ederek!

Herkesin binasını sağlamlaştırmak için uğraştığı bu zamanda böyle bir şeyi yapmak

hangi mantığa ve vicdana sığar anlamıyorum. Bu kişi hala yüzsüzce bu sitede oturuyor ve emlakçılık yapmaya devam ediyor. ‘‘Kimse bana karışamaz, diğer bloklara da yapacağım’’ diyor.’’

Site sakinleri her türlü yasal yola başvurmuş, zabıta gelmiş, ama kimse ona engel olamamış.

Belediyeden ekip gelerek duvarın, binanın % 25'ini taşıdığını bildirmiş.

Faksın gelişinden bu yana yaklaşık 25 gün geçti.

Okurumuzu arayarak durumun hangi aşamada olduğunu sorduk: Teknik Üniversite’den uzmanlar gelip yapılan işlemin tehlikesini belgeleriyle ortaya koymuş ve onarım için projelendirme gerçekleştirmiş.

Burası Türkiye

Bütün bu olup biten tek başına bir ‘‘vaka’’ ve haber netileğinde. Ama okurumuzun faksta bahsettiği bir şey var ki, mesleki açıdan da insanı isyan ettiriyor. Okurumuz, ‘‘Kendimi çok sahipsiz ve çaresiz hissediyorum bir kaç TV kanalının haber merkezlerini aradım ama bana cevap olarak ‘‘Hanımefendi burası Türkiye’’ dediler... ’’

‘‘Burası Türkiye’’ herhalde şu anlama geliyor: ‘‘Deprem olsun, eviniz yıkılsın, insanlar ölsün, o zaman haber değeri taşır’’.

Bu nasıl bir zihniyet?

21. Yüzyıl, büyük kent, hukukun üstünlüğü, etik vs. Bunlar illüzyon mu?

Bu şahsın yaptığı akıl alır gibi değil. Sapasağlam binaya hasar veriyor. ‘‘Beni kimse engelleyemez’’ diyor. Güvenle satın alınan dairelerde oturanları mağdur ediyor.

Bu nasıl bir, bir...

Söyleyecek söz bulamıyorum.

Evrim yolunda geç kalanlar filan mı var, aklıma başka hiçbir şey gelmiyor...

Yatalak hastalara havalı yatak

BAKIRKÖY

Sevgi Yumağı Projesi çerçevesinde 65 yaşın üstündeki yatalak hastalara havalı yatak veriliyor.

Bakırköy Belediyesi tarafından uygulanmaya başlanan Sevgi Yumağı Projesi'nden şu an ilçedeki 18 bin yaşlı faydalanıyor. Bakırköy Belediye Başkanı, bu 18 binin içinde 200'e yakın yatalak ve felçli vatandaşın bulunduğunu belirterek tümünü havalı yatak imkanından yararlandırmak istediklerini söyledi ve bu konuda gönüllülere ve hayırseverlerin büyük katkısı olduğunu bildirdi.

Hayırseverlerin başvurabileceği telefon numaraları: (0212) 570 02 82, 543 71 95, 542 86 94, 542 00 15 (Feryal Uluözyurt -Felçi ve yatalak yaşlılardan sorumlu görevli)

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI