Gündem Haberleri

    İstanbul'u Dinliyorum

    Hürriyet Haber
    27.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Nilgün GEDİKOĞLU

    Uykusuz geceler

    Siz bu sıcakta geceleri uyuyabiliyor musunuz? Kendi hesabıma konuşursam ben uyuyamıyorum. Evet. U-yu-ya-mı-yo-rum! Üstelik zaten sabaha karşı yatıp azıcık uykuyla yetinirim, o minik uykumu da alamıyorum. Sıcaktan. Ya da nemden. Ya da sıcak ve nemin birlikte etkisinden. Bilemiyorum. Ama gecenin geç bir saatinde ‘‘bu gece de uyuyamıyacağım’’ın sinyallerini almaya başladığımda sıcağın etkisine bir de huzursuzluk ekleniyor. Çünkü biliyorum ki açık bir camın önünde bekleyip ‘‘Aaa esti! Off durdu’’ları saymaya başlayacağım. Kendimi sakinleştirmeye çalışarak Tutankamon gibi sırtüstü uzanıp sıcaktan nerelere kaçtığı bilinmez uykumun beni ziyaret etmesini bekleme denemelerimin, hışımla yataktan çıkmamla sonlanacağını ve vantilatör önü nöbetinin başlayacağını biliyorum. Sıcak her gecede tekrarlanan senaryoyu adım adım bir daha izleyeceğini bilmek iyice sinirlendiriyor insanı. Üstelik herşeye rağmen evde uyuyan biri varsa, bir de sessiz olmak zorundasınız. Çünkü böyle bir uyku çok kıymetli, hem de çok...

    Nafile denemeler

    Vantilatör tesellisinden sonra bir deneme daha. Gecenin sessizliğini bu kez sivrisinek vızıltısı bozuyor. Kalkıp ilaç sıkılacak.

    İlaçlama faslından sonra zihinsel soğutma faaliyetine girişiliyor. Kar, buzul, aysberg ne varsa hayal edilecek (bunun vücut ısısını bir iki derece düşürdüğü bilimsel deneylerle kanıtlanmış ama günlük denemelerde sonuç sıfır!)

    Yine hışımla yataktan kalıp, bu kez ışıkları, televizyonu açıp, gündüzmüş gibi davranacağım, madem ki uyuyamıyorum hiç değilse uyumaya çalışmayıp, uyanık saatleri değerlendireyim diyorum. Yine de çaktırmadan uykuyu çağırmak için buzdolabından buz gibi süt dolduracağım kocaman bir bardağa. (Tam o sırada aklıma Marilyn Monroe geliyor. Bir filminde ya da belgeselde sıcak günlerde çamaşırlarını buzdolabında bekletip öyle giydiğini anlatmıştı.)

    Bilgisayar bozulacağı zamanı buldu. Hiç değilse bir chat ya da oyun olurdu...

    Her gece fiks program

    TV'de ilginç bir şey bulurum belki diye bütün kanalları zaplıyorum. Keşke şöyle güzel bir film olsa. Bir Peter Sellers filmi mesela. O sıcakta bir tek gülmeye ihtiyacım varmış gibi geliyor nedense.

    Ama kanal zaplamak sonunda sıkıyor.

    Bu kez balkonda pineklemeyi deniyoruim. Tüy yumağı kedim bayılmış gibi uyuyor. Her gece sıcak krizime alıştı, artık ‘‘N'apıyor bu kadın’’ diye uykulu gözlerle anlamaya çalışmıyor.

    Neden kendimi öylece bırakamıyorum, sakin sakin?

    Balkon. Ama esmiyor ki. Daha balkona çıkar çıkmaz içerisi mi sıcak dışarısı mı sorusuyla sinirlenmeye başlıyorum.

    Tam da gölgesiyle kavga eden birine dönüşüyorum. Bana munis diyenler beni şimdi görsün!

    Balkonda süt ve sigara.

    Uyku hala çok uzak.

    Çünkü sıcak. Çok sıcak...

    Ama tekrarlanan senaryonun sonlarına yaklaşıyorum. Çünkü hap aynı:

    Saate bir göz atış.

    Saat 05.45.

    Çiçekleri sulama.

    06.00.

    Kanepede bayılma...

    İşte sıcak, ÇOK SICAK bir gece daha sabaha kavuşuyor.

    İşin en güzel yanı ne peki?

    İşte beni klima bekliyor...

    YÖNETENLERİN DİKKATİNE

    Megafonlar bıktırdı

    ÇENGELKÖY

    Güzeltepe'den ulaşan okurlarımız, seyyar satıcıların megafonla satışından muzdarip. Tam bir gürültü kirliliği yaşadıklarını söyleyen okurlarımız pazar günleri kurulan semt pazarının zaten halkın ihtiyacına cevap verdiğini belirtiyor. Çocuklarını bile uyutamaz hale geldiklerini söyleyen semt sakinleri bir önlem alınmasını istiyor.

    Kahyalar gitsin

    CERRAHPAŞA

    Bize faks çeken semt sakinleri Yokuşçeşme Caddesi'nde (Yeni Cerrahi Bölüm girişine bakan cadde) otopark yerine yaklaşık altı ay önce kendi deyimleriyle 'peydahlanan' otopark kahyalarından şikayetçi.

    Bu insanların park başına 500 bin lira para aldıklarını söyleyen okurlarımız kahyaların akşam olunca toplanan parayı aralarında paylaştıklarını iletmiş.

    BU OLAYIN TAKİPÇİSİYİZ

    Defterdarlığı göreve çağırıyoruz

    İstanbul'un en büyük ilçelerinden Gaziosmanpaşa'da vatandaşlar belediyenin emlak vergilerini üç kat fazla almasından şikayetçi. Belediye ise yasal oranda vergi topladığını iddia ediyor. Fakat şikayetler sürüyor. İstanbul Defterdarlığı'nı belediyenin kayıtlarını incelemeye davet ediyoruz.

    Yeni vergi yasasının uygulanış biçimi Gaziosmanpaşa'da sorun oldu. Vatandaşlardan bize gelen gelen 'belediye üç misli emlak vergisi alıyor' şikayetlerine daha önce duyurmuş ve bu konuda belediyenin ve defterdarlığın açıklamalarına köşemizde yer vermiştik. Bu şikayetler devam ediyor. Vatandaşlar verginin matrah üzerinden alınması gerektiğini dile getiriyor. Görüştüğümüz belediye yetkilileri ise farkın kanunu yorumlayış biçiminden kaynaklandığını söylüyor.

    Bir örnek

    Bize elindeki belgeleriyle başvuran Hulusi Ergun adlı okurumuz Sultançiftliği Cebeci Mahallesi'ndeki dairesi için kendisinden fazla vergi alındığını anlattı. Okurumuz 'başvurmadığım yer kalmadı, defterdarlığa bile gittim' diyor ve ekliyor: ‘‘İşin parasında değilim, sonuçta belediyeye gidiyor, hizmet için harcanır ama koskoca belediyenin böyle bir yola başvurmasını ve ödeyemeyecek durumda olanları mağdur etmesini anlayamıyorum.’’

    Hulusi Ergun defterdarlığa bir dilekçe ile başvurmuş: ‘‘Gaziosmanpaşa Belediyesi bu uygulamayı Maliye Bakanlığı'nın talimatlarına göre değil, kendi yorumlarına göre keyfi yapmakta ve vatandaştan hakkı olmadığı halde üç katı para almaktadır. Belediye, emlakın beyan değeri yerine 1998'de ödenen vergi üzerinden yüzde 77,8 artış yaparak tahsilat yapıyor.’’ Defterdarlıktan aldığı cevap açık: ‘‘Beyan edilen miktar yüzde 77,8 arttırılıp vergi hesaplanacak.’’

    Gaziosmanpaşa Belediyesi'nden görüştüğümüz yetkililer ise belediyelerinde yasal olmayan hiçbir tahsilatın olmadığını savunuyor. Aradaki fark kanunu yorumlayış biçiminden kaynaklanıyormuş. 'Peki diğer 31 belediye niçin böyle yorumlamıyor, onlar da gelirlerini arttırmak ister' diye sorduğumuzda ise yanıtları açık: ‘‘Bunu onlara sorun’’

    Daha önceki şikayetlerde de defterdarlıkla görüşmüştük. Yetkililer bize kendilerine ulaşan şikayetleri derhal incelediklerini söylemişlerdi. Şimdi İstanbul Deftardarlığı'nı göreve çağırıyoruz. Gaziosmanpaşa Belediyesi'nin emlak vergi kayıtlarını incelesinler ve sonucu açıklasınlar. Bize şikayetlerini ileten Gaziosmanpaşalı vatandaşlar mı haklı, belediye mi? Belediye haklıysa bunu Gaziosmanpaşalılara duyuralım, vatandaşlar haklıysa belediye fazladan aldığı vergileri geri versin ya da gelecek vergilerden düşsün. Bu konudaki gelişmeleri sizlere bildirmeye devam edeceğiz, çünkü bu olayın takipçisiyiz.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı