Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İstanbullu Kati katilin peşinde

    Nazan Mengü (Hürriyetim/ Kültür- Sanat)
    05.12.2001 - 14:58 | Son Güncelleme: 05.12.2001 - 14:58

    Kati Hirşel. Mahalle bakkalının çağırdığı biçimiyle 'Kati Abla'. Genç yazar Esmahan Aykol, ilk kitabı Kitapçı Dükkanı'nı ve kahramanı Kati Hirşel'i anlatıyor.

    İkinci Dünya Savaşı yıllarında İstanbul'a kaçan Yahudi bir hukukçunun kızı Kati Hirşel. Yıllar sonra ülkesine dönse de aklı İstanbul'da kalır. Günün birinde çantasını sırtına yüklediği gibi soluğu tekrar İstanbul'da alır. Bu kez bir daha geri dönmemecesine.

    İstanbul'un eski semtlerinden Kuledibi'nde bir eve yerleşip yine aynı semtte bir kitapçı dükkanı açar. Polisiye kitaplar satan Kati'nin hayatında bir süre sonra onu terkeden eşcinsel bir ev arkadaşı, bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan Lale, sürekli işten atılma korkusu yaşayan reklamcı Yılmaz vardır. Günün birinde yıllardır görmediği arkadaşı Petra -ki artık ünlü bir film yıldızı olmuştur- çıkagelir İstanbul'a. Kentte çekilecek bir filmin başrolünü oynayacaktır. Ama filmin yönetmeni esrarengiz bir cinayete kurban gidince işler karışır.

    Tabi bu arada polisiye kitaplar satan ve okumayı da çok seven Kati'ye 'dedektifçilik' oynama fırsatı da çıkmıştır. İngilizce bilen, kitap okumayı seven, sıradışı cinayet masası komiseri Batuhan'a karşı olan karmaşık hisleri de cabası.

    Sayfalar boyunca katilin kim olduğunu, zaman zaman başını belaya sokma pahasına da olsa arar durur Kati.

    Esmahan Aykol
    Esmahan Aykol, 1970 Edirne doğumlu. Bornova Anadolu Lisesi'nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Öğrencilik yıllarında Sokak Dergisi'nde çalışmaya başladı. Daha sonra Güneş, Nokta ve Radikal İki'de çalıştı. Daha sonra Almanya'ya giderek Berlin Humboldt Üniversitesi'nde hukuk yüksek lisansı yaptı. Şİmdi aynı üniversitede doktora yapıyor. İstanbul ve Berlin'de yaşıyor. Kitapçı Dükkanı, Aykol'un ilk kitabı. En çok polisiye okumayı seviyor. Patricia Highsmith, Jacob Arjouni, Lawrence Block, Ruth Rendell gözde yazarları. Kitabını yazarken başta Vincenzo Bellini olmak üzere -34 yaşında ölen Bellini'nin yaşamı, genç yazara dokunaklı geliyor- bir çok ünlü bestecinin operalarını dinlemiş Şimdi her gece yatar yatmaz bir iki saat Kati Hirşel'in gelecek maceralarını kafasında yazıyor.

    İstanbul tutkunu Alman Kati, kendi deyimiyle 'İstanbullu' Kati, Kitapçı Dükkanı adlı ilk macerasıyla Türk okuruyla tanıştı. Görünüşe göre de bu tür romanlardan hoşlananlar onu daha şimdiden benimsedi.

    "Dedektif ruhlu" kitapçı Kati Hirşel, bir 'ilk roman kahramanı'. Onu yaratan da son üç yıldır Almanya'da yaşayan genç yazar Esmahan Aykol.

    Hukuk öğreniminin ardından bir süre İstanbul'da gazetecilik yapan Aykol, daha sonra Berlin'de hukuk alanında yüksek lisans yapmaya başlamış. Everest Yayınları arasından çıkan Kitapçı Dükkanı, Aykol'un ilk kitabı.

    Aykol ile Kitapçı Dükkanı adlı kitabının ana mekanı olan ve kendisinin de İstanbul'a geldiğinde yaşadağı Kuledibi'ndeki Gündoğdu Kahvesi'nde görüştük.

    Esmahan Aykol, yarattığı karakterden en az 10 yaş daha genç. Ama onun gibi neşeli, esprili ve çayla sigara içmeyi seviyor. (Kati'yi bilmiyoruz ama o İran sigarası içmeyi tercih ediyor)

    TOPLUMSAL ELEŞTİRİLER DE VAR

    Aykol, yarattığı Kati karakterinin biraz da kafasında idealize ettiği Almanlar gibi olduğunu söylüyor. "Keşke bütün Almanlar öyle olsa diye düşünüyorum. Neşeli, esprili, bakımlı. Bunun da ötesinde Türkler'e karşı önyargılı davranmayan, hatta onları seven."

    Kitabın ana karakterinin Alman olmasının temelinde de Almanlar'ın Türklere ve tabi kendisine karşı bazı önyargılı davranışlarının olduğunu söylüyor Aykol. "Aslında kitabın kurgusunu dört yıl önce İstanbul'da yaşarken yapmıştım. Ama, araya master girince epey ara verdim. Sonra bir gün üniversitede başıma bir şeyler geldi. Öylesine hırslandım ki o günün akşamında oturup kitabı yazmaya başladım." Bu arada klavyedeki her harfe dokunuşunda kafasının içinden de Almanlar'a 'Sizden intikam alacağım' diyormuş.

    "Özellikle Almanya'ya ilk gittiğim dönemde Almanca kursundayken, Türk olduğum için bir sürü önyargılı davranışla karşılaştım" diye anlatmaya başlıyor Aykol. " Oradaki Türkler'in 'creme de la creme' olmadığını kabul ediyorum. Ama Almanlar da biraz fazla tepkisel davranıyorlar. Başta benim Türk olduğumu anlamıyorlardı. Sonra öğrendiklerinde de yüzlerinde şaşkınlıkla karışık bir tiksinti ifadesi görüyordum." İşte bu yüzden de Kati Hirşel'in Alman toplumuna yönelik ciddi eleştirileri var kitapta.

    Tabi aynı şekilde Türk toplumuna yönelik eleştiriler de. Bu noktada kitabını sadece bir polisiye roman olarak tanımlamak istemiyor Aykol. "Sosyal sorunlara, kültür farklılıklarana da değinmek istedim" diyor.

    Kitapçı Dükkanı'nda politikacılarla mafya arasındaki karanlık ilişkiler, Türkler ile Kürtler arasındaki çekişmeler, sansasyon peşinde koşan medya, çocuk istismarı gibi konulara da altı çok kalın çizgilerle çizilmese de değiniliyor.

    Aykol, İstanbullu Alman kahramanı Kati Hirşel'in gördüğü ilgiden memnun. Şimdi en büyük amacı kitabın Almanca'ya çevrilmesi. Çünkü biraz da onların okumasını isteyerek yazmış kitabı. Şu sıralar bir İsviçre yayınevi ile görüşmeleri sürüyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı