« Hürriyet.com.tr

İstanbul Yazıları

Hürriyet Haber
X

Kadırga

Bugün asırlık ağaçların gölgesi altında sakin bir mevki olan Kadırga meydanı, adından da anlaşıldığı veçhile, eskiden kadırgaların barındığı büyük bir limandı.Bizans'ın en eski limanı olan Kadırga limanı, tarihte ‘‘Portus Novus’’ (Yeni liman), ‘‘İustinus limanı’’ ve ‘‘Sophia limanı’’ adları ile yad edilir. İlk isim, limanı inşa ettiren İmparator İustinus'a (361-363) izafeten verilmiştir. Biláhare, İustinus II. devrinde (565-578), imparatoriçe Sophia tarafından támir ve ilávelerden dolayı, limana mezkûr imparatoriçenin adı verilmiştir. Sophia limanı, Ayasofya ve Atmeydanı'ndan denize inen yolun üstünde ve imparator sarayının (Bukoleon) da yakınında olduğundan, Bizans'ın en mühim mevkilerinden biri idi. Burada, muhtelif heykel ve ábidelerden başka, tacirler için de ‘‘Sigma’’ denilen dairevi bir toplanma mahalli vardı.

Latin istilásından az bir zaman evvel İstanbul'u ziyaret eden Novgorod başpiskoposu Antuan, Kadırga Limanı'nı şu suretle tasvir etmiştir:

‘‘İpodrom'dan Condoscopum'a giderken, parmaklıklı muazzam bir demir kapıya rastlanır. Deniz bu ıskaradan geçerek şehrin içlerine doğru gider. Fırtınalı günlerde burada 2-3 yüz kürekli 300 kadar gemi barındırılır.’’

Kadırga limanı, Bizans İmparatorluğu'nun sonuna kadar kullanılmakta devam etmiş, Osmanlı fethinden sonra da, bir zaman, küçük gemilere iskele olmuştur. 1550 senesine doğru İstanbul'a gelen Gyllius'un ifadesine göre liman, duvarlarla çevrilmişti, fakat orada hálá su birikintisi vardı ve civar evlerin kadınları çamaşırlarını burada yıkarlardı. Bir rivayete göre, o zaman bu suyun dibinde batmış üç çifteli çekdiriler de görülmüştür.

Kadırga meydanı, bugün, civar halkın bir mesire ve mahalle çocuklarının bir oyun yeridir. Burada bulunan dört köşeli çeşme, Ahmed III.'ün kızı Esma Sultan (1724-1787) tarafından yaptırılmıştır. Çeşmenin iki cephesinde bulunan manzum kitabelere göre, inşa tarihi 3 Şaban 1193 (5 Ağustos 1779) olup bu kitabelerde Esma Sultan'ın zevci sadrázam Muhsin-zade Mehmed Paşa'dan (o sırada vefat etmiş bulunuyordu) bahsedilmektedir. Kitabelerin názımı Tevfik Efendi, hattatı da Mehmed Şevki Efendi'dir. Çeşmenin merdivenlerle çıkılan üst kısmı namaz-gáhdır.

(İstanbul Tarihi. XVII. Asırda İstanbul. Eren Yayıncılık)

Kaynak:

GezginGezgin
Madrid'i sevmeniz için 8 neden
GezginGezgin
Cennetten düşen bir damla: Ohrid
Yeme&İçmeYeme&İçme
Sevilla’da lezzet avı
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
16 kişinin yaşadığı Avrupa'daki ilginç köy!
GezginGezgin
Almanya’da sıra dışı bir gezi: Öğrenci hapishanesi! (Heidelberg)
Karadeniz
Hem yemekleri hem doğası şahane şehir: Trabzon