« Hürriyet.com.tr
MENÜ

İstanbul Yazıları

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

25 Mart

Rıza Paşa yokuşunda gençten bir satıcı, çift gözlü láhmacun kutusunun üstüne şöyle yazmış: Seyyar Kebap Salonu. Ne yaman bir dil kullanma yeteneği var halkın. Yıllardanberi kuşaktan kuşağa devredilerek gelişmiş bir beğeni: öyle ki sözcükler ya da kavramlar kapma, özentili olduğunda bile bir tad var. Şakacılık, kendiyle alay, kendi sınıfının dışındakilere bıyık altından gülme güdüsü.

Saçma'yı keşfeden, sıfır'ı bulan doğu halkı değil miyiz? Yurdumuzsa dağlı, Asyalı, yalnız ayaklarını azıcık Akdeniz'e sokmuş.

Rıza Paşa'da esnaf birbirine yardımcı, rekabet pek önemli değil. Çünkü o daracık yokuşun iki kıyısına dizilmişler, hergün yüzyüze bakmak zorundalar. O yüzden de komşuluk töresi baskın çıkıyor ticaret hırsına. İlişkileri daha çok Fatih yöresiyle, oraların tavırdaş esnafıyla ve alacakları eşyanın seçimini mağaza sahibine bırakan dar gelirli ailelerle.

En yeni modadan bir önceki giysiler... renkli çamaşırlar naylon torbalarından çıkarılmış, takımlar ayrı ayrı satılıyor... poliüretan topuklu pabuçlarla terlikler, turistler için işlemeli, topuksuz terlikler, plástik eşya... Sergilerde, Türkán Şoray'ın fotoğrafları, nedense hep çiçek resimleriyle süslü kartpostallar, Ecevit'in resimleri, çakmak, çakı, zarf, prezervatif, kontrol kalemi ve televizyonlu kalem...

Trikocular, döşemeciler, plákçılar, bölgelerini ayırmışlar. Ama sanki kendiliğinden olmuş bu. Eski bir uygarlığı yaşamış, başıbozuk, büyük bir kentte dolaştığını hemen anlıyor kişi. İş hanları, konak kalıntıları gibi ahşap, bol merdivenli, çok katlı. Her yana sinmiş sidik kokusu, yüzyıllardır keskinleşmiş. Kimse denizi görmüyor. Biraz ötede, yalnızca arabaların karşı kıyıya taşınmasına yarayan bir ticaret gemisi duruyor, belki ondan. Yokuştan Sirkeci'ye -saydım- üç kestirme sokak iniyor; az aralarla, çok yakın yerlere.

Sultanahmet'e çıkan yol başka bir dünya, Aksaray'a giden de. Kendinizi bıraksanız, üç mevsimi tek günde yaşayabilirsiniz. Anadolu'dan gelip İstanbul'u, oradan Almanya'yı, Avrupa'yı besleyen yollar burada kesişiyor.

Köprünün Galata yakası tekdüze, batılı, iki oda bir sofa kolaylığında. Galata, artık Şişli'ye yayılan şımarık batı-pazarını besliyor, butikleri, Amerikan pazarlarını, drugstore'ları.

(Gündökümü 75. Koza Yayınları. 1976)


Bunları da Beğenebilirsiniz