Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İstanbul ve Ankara elmanın iki yarısıdır

    Hürriyet Haber
    26.07.2001 - 00:00 | Son Güncelleme: 26.07.2001 - 00:01

    İstanbul'un hafif meşrep, Ankara'nın mazbut olduğuna dair inanışlar, görüntü esas alınırsa, doğru gibi gözükebilir. Ancak, esasta İstanbul ve Ankara bir elmanın iki yarısı gibi birbirine benzer ve birbirini tamamlar. Biri olmadan öbürü asla var olamaz.Eğer İstanbul hafif meşrep ise, buna olanak sağlayan Ankara'dır.Bakmayın Ankara'nın mazbut görünümüne; o saman altından su yürüten bir dilberdir.* * *Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı bile, İstanbul'un düzeni bozduğunu, Ankara'nın ise orada devlet olduğu için, bir düzeni olduğunu düşünüyor.Bence yanılıyor!* * *Ben ihalelerin hasını, teşviklerin en babasını, meyvenin tazesini, Karadeniz hamsisinin irisini, Kayseri pastırmasının kuşgömünü, Vakfıkebir yağının álásını, Trakya rakısının imbik altını, Adana satsumasının ihraç fazlasını İstanbul'un götürdüğünü inkár etmiyorum. Yalanın babası, kalleşliğin ana rahmine düşmemişi burada üretiliyor.* * *‘‘Değil dersaadeti, memleketi biz yöneteceğiz’’ diye inatlaşır İstanbul.İnadında da çoğu zaman haklı çıkar.‘‘Ferman Ankara'nın, sermaye ve medya bizimdir’’ der İstanbul.* * *Bir sengine yekpare Acem mülkünün feda edildiği İstanbul nice padişahlar gördü. Kurtuluş Savaşı'na tanıklık etti. Tek partili, çok partili dönem yaşadı. İthal ikamesini çok sevdi. Gümrük duvarlarını hálá özler.İstanbul darbeleri konuk etti. Hepsini yüzüne alkışladı, arkasından sövdü.Her ‘‘proje’’ İstanbul'un üzerinden geçtiği için İstanbul bir amip gibi hep bölünerek büyüdü.İstanbul gördüklerinin ve yaşadıklarının hiçbirisine benzemedi.Hepsini kendisine benzetti.* * *Bütün bunlar doğrudur. Ancak, İstanbul bütün bu kazançlarını ve hoyratlığını 76 yıldır Ankara sayesinde elde ediyor. Ankara'da pişiyor, İstanbul'a düşüyor.Ankara da pişirirken elleriyle armut toplamıyor. O da payına düşeni ‘‘ham’’ ediyor.Bülent Ecevit'in hálá anlamadığı nokta, onun devlet düzeni zannettiği bu pespaye devletçi sistemin İstanbul'u doğurduğu, beslediği, yaşattığıdır.* * *Bülent Ecevit ‘‘benim memurum dürüsttür’’ diye inanıyorsa, % 99 haklıdır. Ancak, aynı oranda namus İstanbul halkı için de geçerlidir.İstanbul'un % 1'inin, Ankara'nın % 1'ini nasıl baştan çıkardığını anlaması için de bir zahmet, birileri Ecevit'i ‘‘Eskişehir yolu’’na çıkarsın.Önce hangi gökdelenin hangi bakanlığa ait olduğunu, hangi müteahhit tarafından yapıldığını, o müteahhitin hangi partinin adamı olduğunu anlatsın.Bu gökdelenlerin ihale bedelleri ile hak ediş bedelleri arasındaki akıl almaz farkı izah etsin.Sonra da Başbakan'ı, fiyatı 500 bin dolardan başlayan, aylık giderleri genel müdürlerin maaşını katlayan, binlerce villaların yer aldığı Eskişehir yolu üzerindeki sözüm ona köylere götürsünler.* * *Ne İstanbul'un ‘‘bir sengine yekpare Acem mülkü feda’’ edilsin, ne de Ankara ‘‘her dara düşene yardım vaat etsin’’.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı