Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

İstanbul’un Köpekleri Cannes’da yarışıyor

Atalarının yaşadığı Bursa Sölöz köyü hakkındaki belgeseli “Aynı Sudan İçtik” ile tanıdık Serge Avedikian’ı.

Bu kez Catherine Pinguet’in İstanbul’un Köpekleri adlı kitabından esinlenerek Chienne d’histoire (Tarihin Köpeği) adlı animasyon bir kısa film çekti. 15 dakikada tıpkı kitapta olduğu gibi, 1910’da İstanbul’da toplu halde imha edilen sokak köpeklerinin hikayesi anlatılıyor. Hikaye Avrupalılar’ın da ilgisini çekmiş olacak ki, film şu sıralar Cannes Film Festivali’nde yarışıyor.

Ermeni asıllı Fransız oyuncu ve yönetmen Serge Avedikian’ın Türkiye’yle bağları, Osmanlı dönemine dayanıyor. Atalarının izini sürerek Bursa’nın Sölöz Köyü’ne 1987, 2003 ve 2005 yıllarında yaptığı ziyaretleri “Aynı Sudan İçtik” adıyla belgeselleştirmişti. Eser, Avrupa’nın yanı sıra İstanbul’da da gösterilmişti.
Serge Avedikian, bu yıl da yine Türkiye’yle yakından alakalı bir kısa filme imza attı: Chienne d’histoire (Tarihin Köpeği).

Film, 12 yıl Cihangir’de yaşamış Fransız akademisyen Catherine Pinguet’in yazdığı İstanbul’un Köpekleri kitabındaki gerçek hikayeyi anlatıyor. 2008’de Fransa’da basılan kitap, geçen yıl Yapı Kredi Yayınları’ndan Türkçe’ye çevrilmişti. Pinguet, sokakta halı satan Osman ve köpeklerinin ilişkisinden yola çıkarak hazırladığı kitaba, İstanbullular’ın 1910 öncesinde kendi mahallerindeki köpeklerle mutlu bir hayat sürdüklerini anlatarak başlıyor. Köpeklerin o dönemde mahallenin güvenliğinden, hatta çöp toplayıcılığından bile sorumlu olduklarını vurguluyor. Ancak Batılılaşma hareketleriyle birlikte Fransa başta olmak üzere Avrupa toplumlarına özenildiğini ve hijyen endişesiyle sokakta köpek barındırmama fikrinin ortaya çıktığını anlatıyor. Sultan II. Abdülhamid’in tahttan indirilip Jön Türkler’in iktidara geçişinden sonra İstanbul’daki sokak köpeklerinin kökünün nasıl kazındığını gerçek hikayelerle kanıtlıyor.

1910 itibariyle özel ekipler İstanbul sokaklarındaki köpekleri toplamaya başlıyor. Yaklaşık 30 bin köpek Sivriada’ya götürülüp kaderine terk ediliyor. Hayvanlar açlık ve sıcaktan birbirlerini parçalayarak öldürüyorlar.
Serge Avedikian’ın Cannes Film Festivali’nde yarışmaya hak kazanan 15 dakikalık animasyon filminde anlattığı öykü bu.

Bugün köpeğiniz bir yıldız olabilir

Bugün köpeği ile İstanbul’da Bebek ve Maçka parklarına veya Caddedostan sahile uğrayanları çok güzel bir hatıra resmi ve sürpriz hediye bekliyor. Sabah 10’dan akşam 19.00’a kadar köpekler fotoğraflanacak, aralarından en beğenilenleri, dünyanın en ünlü köpek eğitmeni Cesar Millan’ın “Köpeklere Fısıldayan Adam” programının tanıtım filminde yer alacak. Program National Geographic kanalında yayınlanıyor.

Tavşanlar için ideal kafes ölçüsü nedir

Tavşanların evde sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürecek şekilde beslenmesi için kafes koşullarının uygun olması gerek. Ülkemizdeki tavşanlar genellikle orta büyüklükte. Orta boy bir tavşan için ideal kafes ölçüleri standardı olarak 60-75 cm (en), 75 cm (boy) ve 45-60 cm (yükseklik) boyutları önerilebilir. Bu durumda yaşam alanı yaklaşık 0,20 - 0,30 metreküp olacaktır.
İdeal kafes ölçülerinin yanı sıra tavşanın yaşayacağı kafesin yapısı ve yeri ile ilgili olarak da dikkat etmeniz gereken konular var. Örneğin düzenli temizlenmesi gerektiğinden, uygun bir malzeme ile yapılmış kafesleri tercih etmelisiniz. İçinde tavşanın dinlenmesi ve oturması için ayrı bir bölüm hazırlamalısınız. Günün çoğunu bu bölümde geçireceği için zemin ayaklarına zarar vermeyecek pleksiglas, tahta ya da havlu gibi bir malzeme ile kaplanmalı. Zeminin bir bölümünde havlu kullanmaya karar verirseniz, tavşanın bunu kemirmeyeceğinden emin olmalısınız. Zeminin temiz kalmasını arzu ediyorsanız, tavşana biraz uğraşarak kafesin içindeki bir kaba tuvalet yapmasını öğretebilirsiniz. Tavşanlar için ideal çevre ısısı 26 derecedir. Bu nedenle kafesin onu soğuktan koruyacak bir yerde ancak iyi havalanan ve yüksek sıcaktan da koruyan bir alanda tutulmasında fayda var.

PAKO PANO

* Köpeğimiz Turbo, 18 Mayıs salı günü, İstanbul Cihangir’de kayboldu. 5 yaşında erkek labrador. Sara hastası olduğundan düzenli kullanması gereken ilaçları var. Boynunda siyah tasma ve aynıca kamuflaj desenli göğüs tasması vardı. Görenler veya nerede olduğunu bilenler bize bu numaradan ulaşabilirler: (530) 349 17 26, (212) 244 17 54.

* Onları bir apartman bahçesinde bulduk. Annelerinin başına bişey gelmemiş olsa bu kadar ufak yavruları bırakıp gitmezdi. Evimize aldık ve biberonla büyüttük. 2 aylık üç kardeşler. İç ve dış parazit tedavileri yapıldı, çok sağlıklılar. Tuvalet alışkanlıkları var. Çok güzel kuru mama yemeye başladılar. Tek eksikleri bir yuva. Tel: (216) 384 51 65 - (555) 986 97 30.

* Fotoğraftaki Naz bebek ve kardeşleri, biberonla beslenip yaşama sıkı sıkıya tutundular. Şimdi yuvalanma zamanı... Tel: (216) 384 51 65, (555) 986 97 30.

* Bu güzel tekir bebek, çok minikken bulundu ve bugünlere getirildi. Şu an 1 buçuk aylık. Ona evinizi açar mısınız? İstanbul tel: (541) 256 33 12.
X