"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

İstanbul’un göbeğinde hayat kurtaran heliport

Helikopterler, havalimanlarının yoğun trafiğinden kurtuluyor. Başarı Holding portföyündeki Kaan Havacılık’ın Maslak’ta 22 dönüm arazi üzerine kurduğu heliport, Türkiye’ye aynı zamanda yeni bir bakım merkezi kazandırıyor.

Türkiye’de helikopterlerin önemli sorunlarının başında büyük şehirlerde pek fazla heliport yani tescilli iniş-kalkış, gece konaklama alanları olmadığı için havalimanlarında durmak zorunda kalmaları geliyor.
Helikopterler, havalimanlarında kalkış-iniş için dakikalarca uçakları bekliyor. Meydanların çok uzaklarından dolaşmak zorunda kalıyor. Yani kullanıcısının ayağına gitmesi gerekirken tam tersi yaşanıyor. Helikopterin getirdiği zaman kazancı, yolcuları için adeta kayba dönüşüyor.

MASLAK YEDİ DAKİKA

İstanbul’daki bu eksiklik, Kaan Havacılık’ın kurduğu heliportla kapanacak. Kentin zenginliğine katılacak 16 helikopter kapasiteli tesis hem Maslak’taki iş merkezlerine karayolu ile 7 dakika, hem de Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanları’nın orta noktasında. Resmi açılışı 5 Eylül’de Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından yapılacak heliportun kapasitesinin üç katına çıkartılması planlanıyor.

AVRUPA’NIN İKİNCİ BÜYÜĞÜ

Kaan Heliport, önümüzdeki beş yılda tamamlanacak iki yeni hangar ve park yerleriyle aynı anda 60 helikoptere hizmet verebilecek. Bakım merkezi yetkilerini bekleyen heliport, İtalyan imalatçı AgustaWestland’ın Avrupa’da Belçika’dan sonra en büyük bakım merkezi olacak.
Uçuş eğitimi konusunda da çalışmalar sürüyor. Kurulacak simülatörler hem Türk hem de bölge ülkelerinden gelecek pilotlara hizmet verecek.

RAKAMLARLA KAAN HELİPORT
-Toplam alan: 22 dönüm
-Hangar alanı: 1800 metrekare
-Helikopter iniş sahası: İki adet
-Maksimum iniş ağırlığı: 15 ton
-Park pozisyonu: 16 adet

AMBULANSLAR GECE DE UÇABİLECEK

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ambulans, arama-kurtarma ve insani yardım helikopterlerinin gece uçması için taslak kuralları sektörle paylaştı.
Şirketlerin hizmet verdiği ana üslerinden 75 deniz mili (138 kilometre) mesafeye kadar pilotlar belirlenen kurallarla gece de uçabilecek. Ayrıca halen Türkiye’de askeri havacılıkta yararlanılan gece görüş gözlükleri de sivil pilotlarca kullanılabilecek.

POTANSİYEL 200 HELİKOPTER

Başarı Holding’in patronu Ferda Yıldız hem helikopter pilotu hem de AgustaWestland’ın Türkiye distribütörü. Yıldız, sivil amaçlı kullanılan helikopter sayısının Türkiye’de beklenilenin çok altında olduğuna dikkat çekiyor. Toplam 70 helikopterlik filonun, aslında en az 200 adet olması gerektiğini anlatan Yıldız “İş adamlarımız helikopterin faydalarını görmeli ve içlerindeki korkuyu atmalı. Doğru kullanıldığında helikopter büyük kolaylık sağlıyor. Hızlı bir helikopterle Ankara 1 saat 20 dakika, Bodrum 1 buçuk saat sürüyor. Ama uçakla gittiğinizde transferlerle birlikte en az dört saati buluyor” diyor.

Hostes üniformalarını Dilek Hanif hazırlayacak

THY, kabin memuru yani hosteslerin üniformaları için Türk modacıları tasarım yarışmasına davet etti.
Hazırlanan çalışmalar, jüri önünde düzenlenen defilede sergilendi. Ne yazık ki tasarımların çoğu THY’yi diğer havayolları arasında öne çıkaracak bir farklılık yaratmadı. Singapur Havayolları, Emirates, Lufthansa, KLM, Katar gibi, şirketin imajıyla birleşecek bir tasarım ortaya çıkmaması THY’yi de zor durumda bıraktı. Jüri değerlendirmelerinde öne çıkan ilk isim Dice Kayek markasıydı. Ece-Ayşe Ege’nin çalışmasından sonra Dilek Hanif’in çalışmaları arasında iki örnek dikkat çekti.

LACİVERTTEN BIKTILAR

Kabin memurlarının hareket kabiliyetlerini kısıtlamayacak ama şık görünecek, vücut sorunlarını kapatabilecek, servis sırasında problem yaratmayacak bir üniforma için Dilek Hanif yeniden çalışmalar yapacak. Ortaya çıkan örnek ya da örnekler yine bir jüri tarafından değerlendirilecek. Uygun bulunursa ve çoğunluğun beğenisini kazanırsa THY kabin memuru üniformaları değişecek.
Kabin memurları ağırlıklı olarak, artık çok alışılmış lacivert rengin dışında bir renk istiyor. Saçların bozulmasına neden olan ve taşımada sorun yaratan kep, şapka gibi bir aksesuvar da istemiyorlar. Gömleklerin beyaz olması kabinde her zaman temiz bir görünüm sağladığı için tercihlerde öne çıkıyor. Üniformalar üzerinde bazı modacıların hovardaca kullandığı THY logoları, kabinde göz yorgunluğuna yol açıyor. Üniformaları tamamlayan çanta, ayakkabı, kemer gibi aksesuvarların da aynı modacı tarafından hazırlanacağı, bir bütün halinde değerlendirmeye alınacağı açıklandı.

MARKA KADAR ÖNEMLİ

Bir havayolu şirketinde kabin memurlarının üniforması marka değerine ve imaja ciddi şekilde katılıyor. Özellikle havalimanlarında ekiplerin geçişleri sırasında bir bakışta hangi havayolundan olduklarının anlaşılması araştırmalarda önemli sonuçlar doğuruyor.
THY ise bugüne kadar kabin memuru üniformalarının toptancı bir ruhla hazırlanmasında sakınca görmedi. Bu yüzden üniformalar marka değerine katılmadı ve şirketin sıradan bir seçimi olarak görüldü. Bazı havayolları üniforma tasarımlarında yıllarca abartılı modelleri öne çıkardılar. Ama geçtiğimiz yıl ödül alan Katar Havayolları kabin ekiplerinin üniformalarındaki sadelik ve kullanım rahatlığı bu konudaki konsepti değiştirdi.
THY kabin memurlarının şu anda kullandıkları lacivert üniformalar havacılık güvenliği içinde sorun yaratacak nitelikte. Ceket omuzlarından geçen bantlar tahliyelerde takılmaya yol açabilecek bir hata mesela. Büyük düğme kullanımı, hatta fularlar gibi aksesuvarlar artık üniformalardan çıkarılıyor. Havacılık güvenliğiyle ilgili çalışma yapan uluslararası otoriteler de mümkün olduğu kadar sade üniformalar öneriyor.
Ter kokusunu taşımayacak koton kumaşlarla nanoteknoloji ürünü kumaşlar tercihlerde ilk sırada. Ayrıca üniformaların çok sık ütülenmesi ve yine sıklıkla kuru temizlemeye verilmesi nedeniyle, çabuk yıpranmaması ve parlamaması gerekiyor.

Dassault Systèmes’in yeni genel müdürü Burak Süsoy

Dassault’un yazılım şirketinin Türkiye ayağının genel müdürlüğüne Burak Süsoy atandı. Avrupa’nın en büyük iki yazılım şirketinden biri olan Dassault Systèmes’in Türkiye organizasyonunda 2008’de çalışmaya başlayan Süsoy, şirketi 3D teknolojiler olmak üzere farklı alanlarda büyütmeyi hedefliyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI