Gündem Haberleri

GÜNDEM

    İstanbul sokaklarında farklı bir maraton

    Hürriyet Haber
    19.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme: 19.03.1999 - 00:01

    İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve Fransızca yayın yapan televizyon kanalı TV5, İstanbullular’ı bu cumartesi günü farklı, eğlenceli ve çok ilginç bir sokak yarışmasına davet ediyor.

    Organizatörler olayı 'Fransızca Kültür Maratonu' olarak vaftiz etmişler.

    Maraton’un, Fransa’nın her yıl bütün dünyada Fransızca konuşan insanlarla birlikte kutladığı Fransızca Şenliği Günü olan 20 Mart’ta gerçekleşeceği bildiriliyor.

    Organizasyon için İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde bir birim oluşturulumuş ve 252-6155, 249-0776 ve 252-0262 numaralı telefonlardan Sevil Doğrugüven’e ulaşıldığında her türlü bilgiyi almak mümkün.

    İstanbul’daki maratonun özelliği, Fransızca konuşan İstanbullular’ı, karşılıklı kültür alışverişinin yaşanacağı iddia edilen bir şenlikte biraraya getirmek ve bu vesileyle katılanlara yaşadıkları kenti farklı bir gözle ve bir oyun aracılığı ile yeniden keşfetme imkanı vermek diye tanımlanmış.

    Fransızca Kültür Maratonu’nun parkuru Beyoğlu ile Çemberlitaş arasında tespit edilmiş.

    Yarışmacılardan parkur üzerinde belirlenen yerlere giderek buralarda Fransız kültürü ile ilgili, gizlenmiş sırları bulmaları isteniyor.

    Bir bina, bir kahvehane, bir kütüphane, bir sokak her yer bu maratonun bir mekanı; bir insan, bir kitap, bir yemek adı, her şey bu maratonun bir nesnesi olabiliyor denmekte.

    Yarışmacılardan bu yerlerin çağrıştırdığı, Fransızca bilgisi kadar yaratıcılık da gerektiren sorulara cevap vermeleri isteniyor.

    Maraton’un sabahın saat 10:00’undan akşamüstü saat 17:00’ye kadar süreceği belirtiliyor. Bu süre içinde en fazla yere uğrayıp en çok işareti toplayan ve en fazla sayıda soruyu en yaratıcı biçimde cevaplayanlara cazip armağanlar verilecekmiş.

    Ekipler halinde katılınan Fransızca Kültür Maratonu’nu bir İstanbullu olarak çok ilginç buldum. Kentin uzak bir kültürle bağlantısını ortaya çıkarması açısından çok da önemli olduğunu düşünüyorum.

    Kültürlerini yayma ve dillerini dünyanın en uzak köşesinde bile korumadaki kararlılıklarından ötürü Fransızlar’ı kutlamamak elde değil.

    Herkesin -ve başta Fransızlar’ın- özellikle Amerika’dan gelen kültürel dalgaları 'kahrolsun kültür emperyalizmi' çığlıklarıyla kınadığı günler çok geride kalmadı. Hatta Fransız kültür bakanları bu konuda duyarlılıklarını bugün de korumayı sürdürüyor. Ama iş kendi kültürlerine gelince nasıl da değişiyor, görüyorsunuz.

    Ben siyasetçi olmadığım için böyle palavralara karnım tok. Kendi kültürüme saygılı kalmak şartıyla, kültür dünyasının da çok renkli olmasının dünyayı daha keyifli kıldığını düşünmeye devam ediyorum.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı