"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

İstanbul film endüstrisini keşfetti

BİR televizyon kanalında Lübnan sokaklarında yapılmış röportajlara denk geldim.

Türkiye’yi soruyorlar, Türk dizilerini...
Hem Türkiye, hem diziler müthiş popüler...
Birisi diyor ki...
“Sırf çekimlerin yapıldığı mekanlarda yemek yemek için, alışveriş yapılan yerlerde alışveriş yapmak için her ay neredeyse İstanbul’a gidiyoruz...”
Bir başkası...
“Türkiye bizim rol modelimiz, dizilerdeki karakterler de bizim sanatçılarımız...”
Diğeri...
“Diziler sayesinde İstanbul’u merak ettim. Şimdi yılda birkaç kez İstanbul’a gidiyoruz...”
Yıllardır yazdığım bir konu...
Amerika film endüstrisini çok iyi kullanır; İtalyanlar da son dönemlerde İspanyollar da...
Hollywood’un ünlü yıldızları Roma sokaklarında yürüdükçe, Venedik’te gezindikçe; hele hele o film tuttuysa birkaç ay sonra o mekanlara bir turist akını başlar.
Örnekler çok...
İstanbul bunu keşfetti; Türkiye bu gücün farkına vardı.
Filmler, diziler sayesinde büyük bir coğrafyayı etkisi altına almaya başladı.
Oysa...
İzmir ve çevresi; bütün Ege doğal bir film platosudur.
Roma’da olmayan olanak buralarda vardır.
Olağanüstü prodüksiyonlar yapmadan, paralar harcanmadan bu doğal platformlarda pekala film çekilebilir.
Geçen gün Özdemir Nutku’nun 80’inci yaş gününü kutladığımız sürpriz partiye gittiğimizde de konuştuk.
Bugün ekranlarda gördüğümüz, filmlerine gittiğimiz hem oyuncuların, hem de perde arkasındaki ekibin büyük çoğunluğu İzmirli ya da İzmir’den yetişme...
Yani...
Her şey var.
Helva için sadece niyet yeterli...

BEN OLSAYDIM

Çok dizi meraklısı değilim ama...
Eğer...
Tanıdık mekanlar var ise...
Senaryo beni çekiyorsa...
Bende bir merak uyandırıyorsa...
Çekimler hoşuma gidiyorsa...
Bazen göz ucuyla da olsa ekrana bakıyorum.
“Fatmagül’ün suçu ne” dizisinin çekimleri Çeşme Ildırı’da başladı, sonra İstanbul’a gitti.
“Bitmeyen Şarkı” Urla’da başladı, sonra İstanbul’a gitti.
“Kavak Yelleri”nin Seferihisar, Urla ve İzmir’de çekimleri yapıldı, sonra İstanbul’a gitti.
Gitmeyebilir miydi?
Bence hepsi kalabilirdi.
Dizilerin, filmlerin o kentlere, o coğrafyaya büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.
Ben olsam...
Mevcutların, yenilerinin Ege Bölgesi’nde çekilmesini teşvik ederdim. Bu prodüksiyonlar için bütçelere kaynak aktarırdım.
Yönetmenlere, senaristlere, prodüksiyon şirketlerinin yöneticilerine “açık davette” bulunurdum.

Selim Gökdemir’den sinemaya yatırım

Film, dizi... Prodüksiyonlar, müzik organizasyonları...
İzmir’in pek de yatırım yapmadığı sektörler...
Belki buna eğlence sektörünü de eklemek gerekir.
Mutlaka, ama mutlaka İzmir’in bu konuya eğilmesi gerekir.
Bu sektörün farkında olanlar da yok değil. Örneğin; Megapol İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, inşaat sektörünün yanında film endüstrisine de büyük ilgi duyuyor.
Bunun için bir şirket kurdu ve birçok bağlantı yaptı.
Hatta düğmeye basıldı bile...
İlk film bu yıl içinde başlayacak, İzmir’de geçecek bir aşk öyküsü...
Selim Gökdemir, şöyle konuşuyor:
“Ben film endüstrisine çok inanıyorum. Dünyadaki algı filmler üzerinden kuruluyor. Bugün Amerika’nın, Japonya’nın, Çin’in, İsrail’in algısının önemli ağırlığı sinemadandır. Bizim de ulusal sinemamızla bu ligde olmamız gerekir. İzmir bunun için ideal bir kent... Ben nasıl bugüne kadar inşaata yatırım yaptıysam, bundan sonra da film endüstrisine de yatırım yapacağım...”
İkinci ve üçüncü filmlerin projeleri de hazır...
İkinci film Bakü – Tarhan – Paris üçgeninde geçecek.
Üçüncü filmde ise, konu Osmanlı olacak.
Bu arada Gökdemir, son tartışmalarla ilgili “Tarihi tarihçilere bırakalım. Bu eleştirilere katılmıyorum. Osmanlı zengin bir malzemedir. Türk filmleri bu konuyu bugüne kadar çok işlemedi, ama bundan sonra daha iyi işleyebilir” diye düşünüyor.
Selim Gökdemir ilk prodüksiyonda acemiliğini atmak, sektöre de biraz ısınmak istiyor.
Belki de sonrasındaki yatırımlar çok daha hızlı gelecek...

X