İstanbul’daki en iyi ocakbaşı

14 Mart 2009 - 00:00:00

İstanbul’da en iyi ocakbaşı hangisi deseler hiç düşünmeden Zübeyir diye cevap veririm. Pek çok medya çalışanı da benimle aynı cevabı verecektir.

Zübeyir, Beyoğlu’nda iki katlı mütevazı bir dükkan. Ama medyada çalışıp da bu küçük dükkanı bilmeyen yok gibidir. Akşam saat sekiz oldu mu her masasında beğendiğiniz bir televizyon programcısına, sevdiğiniz bir yazara ya da takip ettiğiniz derginin yayın yönetmenine rastlayabilirsiniz.
Geçmişi çok eski değil. Uzun yıllar Beyoğlu Ocakbaşı’nda çalıştıktan sonra ayrılıp kendi mekanını açan Zübeyir Usta (Ertaş) ve kardeşleri tarafından 2 yıl önce açıldı. Müdavimleri arasında kimler yok ki? Azra Akın, Deniz Pulaş, Funda Arar, Kenan İmirzalıoğlu, Uğur Yücel, Nejat İşler, Şevval Sam, Yılmaz Erdoğan, Can Dündar, Erkan Oğur, Berrak Tüzünataç...
Yazın dışarıda masaları var, kışın ocakbaşının etrafına toplanıyorsunuz. Zübeyir Usta gözünüzün önünde pişirip servisinizi yapıyor. Herkes başka bir şeyine hasta. Kenan İmirzalıoğlu sebzeli kebabına, Ali Sirmen böbreğine. Şevval Sam et yemediği halde mezelerine geliyor, Murat Bardakçı hususi olarak ateşte kızarmış yağ yemeye. Etleri her daim yumuşak, mezeleri hep günlük.
ZÜBEYİR KUMA SEVMEZ
 Benim rüyalarıma ise gavurdağı salatası giriyor. Az maydanozlu yaptırıyorum, nar ekşili falan... Çıtır lavaşın üzerine tulum peyniri ve Urfa’yla birlikte nasıl oluyor biliyor musunuz, ellerimle büküp büküp yutmaktan neredeyse parmaklarımı yiyeceğim. Üstüne de kaburganın baş tarafından yapılan tarak. Hele de yanında iki duble parlatırsanız... Zübeyir kuma sevmez, gece başka program yapmayın. Zevkten olduğunuz yere çakılıyor, mümkünse arabayla bile uğraşmadan Zübeyir’den direkt eve ışınlanmak istiyorsunuz.

İrlanda barında yeşil İrlanda bayramı

Aziz Patrick partisinde etrafa yeşil renk hakim. Yeşil bira içiliyor, yeşil giymek şart, her yer yeşil renklerle süsleniyor. Beyoğlu’ndaki James Joyce Pub, Anzak partileriyle de meşhur.
Nişantaşı’ndaki Yunan lokantası Lipsi, müdavimleri için sirtaki kurslarına başladı.

Önümüzdeki salı akşamı işiniz var mı? Yoksa ilginç bir geceye katılacağım, sizin de ilginizi çekebilir: James Joyce Irish Pub’da, İrlandalıların geleneksel Saint (Aziz) Patrick Günü kutlanıyor. Her yıl kutluyorlar; İstanbul’daki İrlandalı, İngiliz, İskoç, Kanadalı ve Amerikalılar gidiyor. Çok eğlenceli geçiyormuş, her taraf yeşil süsleniyor, yeşil biralar içiliyor, üç yapraklı yonca bulunmaya çalışılıyor ve uğur getirdiğine inanılan Blarney taşı öpülüyor. İrlanda müzikleri eşliğinde dans ediliyor.
Yeşil bir şeyler giymek şart. Üstünüzde mutlaka yeşil bir şey olması gerekiyor. Zaten James Joyce senede üç kez bu kadar eğlenceli oluyor. Biri Noel’de, biri marttaki Aziz Patrick Günü’nde, diğeri nisandaki Anzak gününde. Çanakkale Savaşları’nın yıldönümünde Türkiye’ye gelen Avustralyalı ve Yeni Zelandalılar Çanakkale’ye hareket etmeden önce son gece yine James Joyce’taki Anzak partisinde buluşuyor.
Beyoğlu Balo Sokak’taki 8 katlı mekan, 12 yıl önce Eamonn Leaane adlı bir İrlandalı tarafından açıldı. Bir Türk’e aşık olup İstanbul’a yerleşmiş. İrlandalı yazar James Joyce’a hayran olduğu için açtığı pub’a onun adını vermiş. James Joyce İrlanda Kahvesi çoğunlukla İstanbul’da yaşayan yabancıların uğrak yeri. Rugby, futbol, basketbol ya da köpek yarışları gibi yabancı maçları izlemek için burada buluşuyorlar.
Mekanın resmi dili İngilizce, bütün garsonlar çok iyi konuşuyor. Meksika, İrlanda ve Türk mutfağı sunuyorlar, haftanın farklı günlerinde canlı müzik, perşembe ve pazar akşamları hakiki İrlanda müziği var.
Aziz Patrick gecesi için saat 21.00 gibi çoğu yabancı 300 kişi toplanıyor. Mekanın sahibi Eamonn, İrlanda müziklerine kemanıyla eşlik edecek. Giriş ücreti yok, bira 5, İrlandalıların vazgeçilmezi yeşil Guinness’ler ise 15 lira. (212) 244 79 70.

Gideni Yunan yapıyorlar

Topuklu ayakkabılarıyla rakı bardağının üstünde biblo gibi duran bu sarışın hanım zeybetiko oynuyor. Zeybetiko, Sirtaki’nin tek başına yapılanı. Melis Gövenç, sirtakiyi ilk Fedon’dan öğrenmiş, şimdi her cumartesi Lipsi’de kursuna gelip ilerletiyor. İlerletmekle kalmıyor, gündüz kursta öğrendiklerini akşam müdavimi olduğu mekanda eşe - dosta sergiliyorlar. Nişantaşı’ndaki Yunan lokantası Lipsi, müdavimleri için Sirtaki kurslarına başladı. Açılalı 4 ay olmasına rağmen Lipsi’nin şimdiden Serdar Ortaç, Ege, Hepsi, Süreyya Yalçın, Cem Uzan, Ali Sunal, Cefi Kamhi gibi birçok ünlü müdavimi var. Müzikler Gallis’e emanet. Gallis 1992’den beri Türkiye’de yaşayan bir Yunanlı. Türkçe- Yunanca karışık bir program yapıyor. Lipsi’de yemekler de müzikler gibi karışık. Hangisinin orijinali Türk, hangisininki Yunan bir süre sonra hepsi birbirine karışıyor. Kişi başı 70 liraya fiks mönü var. Midyeli lahana dolmasına bayılacaksınız. (212) 296 95 55.

Etiketler:
Son Güncelleme : 13 Mart 2009 - 22:41:11
 
HaberlerFenerbahçeburçniobestar tvGalatasarayABDPatlama