İstanbul da Paris kadar güvenli

Hande FIRAT-Umut ERDEM/ANKARA
01.09.2017 - 21:30 | Son Güncelleme:

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir hedefine yönelik çalışmalarına hızlı başladı. Bakan Kurtulmuş, Almanya ile gerilimin uzun sürmeyeceğini söylerken, Türkiye’nin tüm turistik merkezlerinin Paris, Berlin, Brüksel kadar güvenli olduğuna dikkat çekti.

İstanbul da Paris kadar güvenli

NUMAN Kurtulmuş, 65’inci hükümetin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü’ydü. 65. Hükümette yapılan revizyon ile adı Kültür ve Turizm Bakanı olarak açıklandı. Yeni görevi, kabinedeki en sürpriz değişikliklerden biri oldu. Kurtulmuş da “Ben de ilan edildiğinde öğrendim. Öncesinde bilmiyordum” diyerek bu görevin kendisine sürpriz olduğunu kaydetti. Yeni bakanlığına hızlı bir giriş yaptı. Turizmcilerle buluşup sorunlarını dinledi. Kültür dünyasının tanınmış simalarıyla istişarelerde bulundu. “BM’nin Dünya Turizm Örgütü yürütme kurulu üyeliğine” talip olunduğunu anlatmak için büyükelçilerle bir araya geldi. Louvre Müzesi’ndeki “Geyik Avı” kabartmasının iadesi için Fransız yetkililerle yazıştı. Turizmde 2023 için 50 milyon turist, 50 milyar dolar gelir hedefini yineleyerek çalışmalarına hız veren Kurtulmuş, Bakanlığının kapılarını Hürriyet’e açtı. Kurtulmuş, son yaptığı tatilden, AKM projesine bakış açısına ve turizmdeki beklentilerine kadar sorularımızı yanıtladı:

UZAK DOĞU’YA AÇILACAĞIZ

- 50 milyon turist hedefi nasıl yakalanacak?

- Türkiye aleyhine bu kadar büyük propagandalar yapılmasına rağmen, 2017’nin ilk altı ayında İstanbul’a 6 milyon ziyaretçi gelmiş. Bunun 540 bini Alman vatandaşı. 2023 için 50 milyon turist ve 50 milyar dolar turizm geliri hedefini koyduk. Bunun için de hem pazar hem de ürün çeşitlendirmesi yapacağız. Ayrıca Türkiye’nin Çin, Japonya, Hindistan ve Güney Kore gibi Uzak Doğu’daki yeni pazarlara ağırlık vermesi de şarttır. Bu pazarlarda yer tutabilmek için de olağanüstü bir efor ortaya koyuyoruz. İnşallah Türkiye pazar çeşitlenmesi ile de bu hedefine ulaşacaktır. Tabi ki ülkelere özel tanıtım kampanyalarımız da olacak.

- Avrupalı turist sayısı nasıl arttırılacak? Kılıçdaroğlu’nun Almanya ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Hiçbir şekilde endişe duymadan çalışmaları sürdürüyoruz. Yeni tanıtım kampanyalarımız olacak. Dünyanın bütün şehirleri terör tehdidi altındadır, ama herkes şunu bilmelidir ki Antalya, İstanbul, İzmir, Türkiye’nin bütün turizm destinasyonları en az Paris, Brüksel, Berlin kadar güvenli şehirlerdir. Dolayısıyla Türkiye’nin ana muhalefet liderinin Türkiye’yi güvensiz bir ülke olarak ilan eden bu açıklamalarını büyük bir talihsizlik ve Türkiye’ye haksızlık olarak telakki ediyoruz.

- Ne kadar zamandır tatil yapmıyorsunuz? Ne yaparsınız tatilde?

- Geçenlerde iki gün de olsa Çanakkale’deki bahçemize gitme imkanı bulduk. Öyle oluyor ki ben, eşim ve üç çocuğumun bir sofranın etrafında buluşmamızın üzerinden aylar geçiyor. Siyasetin yoğun temposu fazla tatil yapmaya müsaade etmiyor. En son hep beraber, Nisan ayında iki günlüğüne de olsa Kapadokya’ya gidebildik.

- Her şey dahil sistemine devam edilecek mi turizmde?

- Yayla turizmi, sağlık turizmi, kongre turizmi gibi alternatif turizm alanlarını güçlendirmeliyiz. Her şey dahil tek başına yeterli değil. Bu sistem, ürün çeşitliliğimizi zenginleştirmenin bir alternatifi de değildir. Bunun yanında başka ürün çeşitlerimizi de ortaya koymalıyız.

- Cumhurbaşkanı “kültürel alanda eksik kalındığı” eleştirisinde bulundu. Ne yapacaksınız?

- Türkiye’de Tanzimat’tan, Meşrutiyet’ten bu yana aslında bir büyük siyasi mücadele veriliyor. Bu mücadelenin iki ekseni var. Maalesef bir eksen, Meşrutiyetten bu yana batı medeniyeti karşısında mağlup olduğumuzu kabul ederek onlarda var olan kültürel üst yapıyı transfer edersek, bu açığı kapatabileceğimizi zannederek bir siyaset geliştirmiştir. İkinci eksen ise milli kültürel bağımsızlığı savunan çizgidir. Bu, ta Sait Halim Paşa’dan, Şehbenderzade’den, Mehmet Akif’ten itibaren kültürümüzü yeniden günün şartlarında üretebileceğimizi ortaya koyan bir anlayıştır. Bu eksenin bir başka ayağı da tabii ki Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığıdır. Bu iki çizgi birbirini tamamlayan alanlardır. Buradaki maksat devlet eliyle kültürü yaymak değildir. Devletin kültürde teşvik etmesi ve yapacağı ufak dokunuşlarla da kültürün daha rahat üretilebilmesinin zeminini hazırlaması önemlidir. Aslolan da yeniden kendi kültürümüzü zamanın ruhuna uygun bir şekilde üretebilecek bir kapasiteye kavuşabilmektir.

ALMANYA GERİLİMİ UZUN SÜRMEZ

- Almanya ile yaşanan gerilim turizmi etkiler mi? Endişeniz var mı?

- Gerginliğin sürmeyeceğini düşünüyorum. Almanlar bakımından da sürdürülebilir bir gerginlik değildir. Bu Avrupa iç siyasetindeki dalganın bir sonucu… Çok kuvvetli bir yabancı, göçmen düşmanlığı, İslam karşıtlığı var. Bunun çok somuta indirgenmiş olan hali de Türkiye düşmanlığı. Bu şu an siyaseten prim yapıyor ama Avrupa için çok riskli bir durum. Bu gerilim sürmez. Şu anda bu, siyaseti ilgilendiren bir mesele. Ama Allah korusun sokağa yansır ve insanlar kendi komşusu olan yabancıları, Türkleri, Müslümanları taciz etmeye başlarlarsa, Avrupa için bedeli çok ağır olan bir kırılma olur. Almanya’nın seçimlerinden sonra bir miktar normale döneceğini düşünüyorum. Her gün Türkiye düşmanlığı ile yatıp kalkmalarının Almanya’nın geleceğine zerre kadar faydası yoktur. Avrupa’daki özellikle Almanya’daki kara propagandaya rağmen İstanbul’a en çok Almanya’dan turist gelmiş. Mesela İngiltere’deki tur operatörleri önümüzdeki yıl Türkiye’deki rezervasyonlarını yüzde 107 oranında artırmak istiyor. Bunlar ümit verici gelişmeler.

HANGİSİ DAHA ZOR?

- Başbakan yardımcılığı mı Kültür ve Turizm Bakanlığı mı zor?

- Her ikisinin de kendine has zorlukları var. Nihayetinde bu görevlerin hepsi titizlikle yerine getirilmesi gereken milletin emanetleridir. Hükümet sözcülüğünün zor olan tarafı, lafı öyle bir söyleyeceksiniz ki ne bir cümle fazla, ne bir cümle eksik olacak. Resmi sözcülük dolayısıyla daha ölçülü konuşmak durumundasınız. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda ise hem milli kültürel bağımsızlık yolunda atılması gereken çok adım, hem de turizm sektörünün yeniden canlanması için yapılacak çok iş var. İnşallah burada gerek kültür gerekse turizm alanlarında önemli adımlar atacağımıza inanıyorum.

NASIL BİR DEĞİŞİM OLACAK?

- Metal yorgunluğu ve değişim mesajları var. Nasıl bir değişim olması gerekiyor?

- Metal yorgunluğunun giderilmesinin yanında yeniden niyet tazelenmesine de ihtiyaç var. Hiçbir parti durduk yere kurulup halktan tesadüfen destek almaz. AK Parti’nin temel bazı özellikleri var. Bunlardan biri reformcu bir parti olması. İkincisi özgürlükçü bir parti olması. Üçüncü temel özelliği kapsayıcı olması. AK Parti’nin diğer temel özelliği de milli olmasıdır. AK Parti’nin bütün bu özelliklerini güçlendirerek, bir dava partisi, bir misyon hareketi olarak yoluna devam etmesi gerekiyor. Yakın dönemde somut bir rakibimiz görünmüyor. İktidarın bizatihi kendisi rehavete kaptırıcı bir unsurdur. Buradan sıyrılmak gerekir. Cumhurbaşkanımızın söylediği budur. Bu yükü taşıyabilecek birikimde, niyette insanlarla bu davanın sürdürülebilmesi gerekiyor.”



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı