"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

İstanbul’da bir devriye uçuşu

Bugünlerde İstanbul semalarında alçaktan uçan, denize veya çevredeki göllere inip-kalkan büyük, sarı bir uçak görürseniz sakın şaşırmayın.

Büyükşehir Belediyesi tarafından İtalya«dan kiralanan CL-215 uçakları İstanbul«un yanı sıra diğer bölgelerde çıkacak yangınlar için hazır bekliyor. Devriye uçuşlarıyla İstanbul’un ormanlarını sürekli kontrol eden CL-215«ler, denizleri kirleten gemilere de göz açtırmıyor.

Her orman yangını haberiyle birlikte yüreğimiz de yanıyor. Ne yazık ki yangınların yüzde 99«u insan faktörüyle çıkıyor. Tarla açma, kaçak yapılaşma, piknikte söndürülmeyen ateş sonucu bu yıl 2 bin 200 hektar orman kül oldu. Orman Genel Müdürlüğü kiraladığı 23 helikopter ve 11 uçakla yangınlara havadan müdahale ediyor. Ancak bazen bu hava araçları da yeterli olamayabiliyor. Bu yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi ilk defa yangın söndürme uçağı kiraladı. İtalyan Sorem şirketine ait biri yedek 3 CL-215 tipi çift motorlu uçak Atatürk Havalimanı’nda hazır bekliyor. Bu uçakların özelliği amfibik yani hem suya hem de karaya inebilmeleri. Deniz veya göllerden su alan uçaklar yangına hızla müdahale edebiliyor.

Her türlü yangın ihbarı Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) tarafından pilotlara iletiliyor. İhbarı İtalyan ve Kanadalı pilot-teknisyenden oluşan ekip brifingde değerlendiriyor. Harita üzerinde yangın bölgesi işaretleniyor, koordinatlar çıkarılıyor. Yakın su alma noktaları belirleniyor. İhbarlar dışında CL-215’ler devriye uçuşlarına çıkıyor. Tüm uçuşlara Türk pilotlar da kule-yerle telsiz irtibatı sağlamak için gözlemci olarak katılıyor.

ALWAYS FİLMİ GİBİ

Periyodik olarak yapılan devriye uçuşlarından birine katılıyoruz. Ekibimiz Baş Pilot Salvatore Depalme, İkinci Pilot Antonio Vitale ile Gözlemci Pilotumuz Mehmet Atalay’dan oluşuyor. CL-215’in Pratt&Whitney imalatı R2800 piston motorlar gürül gürül çalışıyor. Sanki Steven Spielberg’in yangın pilotlarının hayatını anlattığı ‘Always’ filminden bir sahnedeyiz. Uçağımız yaklaşık 800 metrede koşturduktan sonra rahatça pistten kesiliyor. Sola dönüşle Küçükçekmece Gölü’ne geliyoruz. Eylül ayında klasikleşen kirlilik göl yüzeyinde dikkat çekiyor. Çevre kontrolünü yaptıktan sonra göle iniyoruz. Sanki piste teker koymuş gibi uçağın gövdesi göle yumuşakça dokunuyor ve kısa sürede duruyor. Dönüyoruz ve tekrar havalanıyoruz. İkinci inişimizde bu sefer su alacağız. Uçağımızın gövdesi göle değince kapaklar açılıyor. Özel sistem 12 saniyede 5 ton suyu depolara alıyor. Tekrar göl yüzeyinden kesildiğimizde yaklaşma dahil 1450 metreyi geride bırakıyoruz. Küçükçekmece Gölü kenarındaki atış sahasına ulaşıyoruz. Uçağın kontrolü 5 ton suyla zorlaşıyor. Alçak geçişten sonra tekrar gelip suyu bırakıyoruz. Beş ton su hayali alevlere doğru düşerken biz de yükseliyoruz.

TELSİZ ÇAĞRISI

Suyu bırakma antrenmanından sonra kuzeye açılıyoruz. Çatalca ve Terkos’taki ormanlık bölgenin üzerinden Karadeniz’e çıkıyoruz. İyice alçalıyoruz. Adeta suyu yalayarak yaptığımız uçuşta süratimiz saatte 260 kilometreye yükseliyor. Gemi ve sahil kontrolünden sonra bir anda telsiz çağrısı geliyor. Uçaklardan biri Kurtköy taraflarındaki Formula 1 pisti yakınlarında çıkan orman yangınına müdahale için bölgeye gidiyor. Biz de yetişmek için hızlanıyoruz. Ancak yangına tek uçak kısa sürede müdahale ederek söndürüyor. Hevesimiz kursağımızda kalıyor.

Yangın pilotluğu zor bir iş. Dağlık alanlarda, ağırlık sınırına yaklaşan uçağı havada tutabilmek ve yangına doğru müdahale etmek tecrübe ve sürekli eğitim gerektiriyor. Kaptanımız Depalme, ‘Yangın pilotu işini çok sevmeli ve yüreğiyle uçmalı’ diyor. Depalme Türkiye’ye ilk defa 1991’deki Körfez Savaşı sırasında gelmiş. Konya’da NATO’nun AWACS radar uçaklarında görev yapmış. Yeniden Türkiye’de olmaktan memnun.

GEMİLERE KONTROL

Boğaz girişine yaklaşırken gemileri kontrol ediyoruz. Kaptanımız uçağı uçururken diğer iki pilot ellerinde fotoğraf makineleri ile çevreyi kolaçan ediyor. Şu ana kadar denize sintine basan 4 gemi fotoğrafla tespit edilerek Büyükşehir Belediyesi’ne bildirildi. Bu gemilerle ilgili cezai işlem başlatıldı. Okulların açılmasıyla birlikte Şile plajları boş. Güneşlenen tek tük insanlar uçağa el sallıyorlar. Sempatik pilotlarımız da onlara karşılık veriyor. Şile’de plajın açıklarına iniyoruz. Karadeniz’in dalgalı yüzeyi uçağı inişte sarsıyor. Durduktan sonra yeniden havalanıyoruz.

Devriye uçuşumuzu Ömerli Barajı-Kadıköy istikametinde uçarak tamamlıyoruz. Son kontrol noktamız Kınalıada’yı geride bırakarak Atatürk Havalimanı için son yaklaşmaya giriyoruz. İki saatlik uçuşumuz inişle son buluyor. Pilotlar uçuşu değerlendirmek üzere brifing yapıyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin kiraladığı uçaklar 4 Ağustos’tan bu yana görev yapıyor. Uçaklar aralık ayına kadar İstanbul’da kalacak. Yaklaşık 1,5 aylık dönemde CL-215’ler 8’i İstanbul’da, 2’si de İzmir ve Antalya’da toplam 12 yangına müdahale ettiler. Yangın uçuşlarında 30 saat uçan CL-215’ler toplam 375 ton su attılar. Pan Havacılık tarafından Türkiye’ye getirilen uçakların gelecek yıl mayıstan itibaren İstanbul’da görev yapması planlanıyor.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Kanadalı Bombardier şirketinin 1960’larda tasarladığı piston motorlu CL-215’ler uzun yıllar üretimde kaldı. Daha sonra Bombardier uçağın daha güçlü turbo-prop motorlu CL-415 modelini geliştirdi. Uçak, orman yangınlarının yanı sıra arama-kurtarma amaçlı da kullanılabiliyor. Kabin 11 tam teşkilatlı yangın söndürme görevlisi alabiliyor.

Seyir Hızı: 290 km/saat

Menzili: 2095 km

Maksimum Kalkış Ağırlığı: 17 ton

Kanat Açıklığı: 28,6 metre

Gövde Uzunluğu: 19,82 metre

Uçuş Ekibi: 2 pilot

Her 7 yolcudan birini Lufthansa taşıdı

Bu yıl Türkiye’den yurtdışına uçan her 7 yolcudan biri Alman Lufthansa Havayolları tarafından taşındı. Bölge müdürü Joachim Steinbach’ın verdiği bilgiye göre Lufthansa Türkiye’den yılın ilk altı ayında 426 bin yolcuya ulaşırken pazar payı da yüzde 14 oldu. Bu yıl toplam yolcunun 1 milyonu aşması beklediklerini belirten Steinbach, ‘Türkiye’deki büyüme hızı güney Avrupa ve Ortadoğu ortalamalarının üstünde. Son beş yılda yüzde 10’luk pazar payımız yüzde 14’e ulaştı. 49 yıldır uçtuğumuz Türkiye’de Mart 2006’dan itibaren İstanbul’dan günlük altıncı uçuşumuza başlayacağız’ dedi. Özel yolcu programları Miles&More üye sayısını da artıran Lufthansa, yolcularına kredi kartı ile de mil kazanma imkanı sunuyor.

Delta ve Northwest’ten uçuşlara devam

Amerikan Delta ve Northwest Havayolları, finansal krizi atlatmak için yeniden yapılanmak üzere Amerikan kanunları gereği konkordato ilan etti. Bu süreç içinde seferlerini aksaksız sürdürecek iki havayolu rezervasyon, iade ve bilet değişiklikleri yapmayı sürdürecek. Delta ve Northwest yolcuları kazandıkları millerle havayollarının kendi ve ortak oldukları SkyTeam’in özel yolcu programlarından yararlanmaya devam edecek. Halen İstanbul-New York arasında uçuşların aksamadan sürdüğünü belirten Delta Türkiye Satış Müdürü Ayşe Ülgen, 3 Ekim’den itibaren kış tarifesine gireceklerini açıkladı. Delta bu tarihten itibaren pazar, pazartesi, çarşamba ve cuma günleri İstanbul’dan New York’a uçacak.

Çevre dostu British Airways

İngiliz Havayolları British Airways (BA), başlattığı çevre kampanyasıyla atmosferdeki karbondioksit emisyonlarının azaltılmasına destek veriyor.

BA’in kampanyasına yolcular da internet sitesinden bağış yaparak destek verebiliyor. Avrupa uçuşlarında 12, uzun seferlerde ise 33 YTL bağış yapabilecek yolcular ve British Airways’in katkılarıyla oluşturulacak fonla Afrika’da enerji randımanlı lamba dağıtılması planlanıyor.

İzmir TAV’lanıyor

İstanbul Atatürk ve Ankara Esenboğa’dan sonra Tepe-Akfen ortaklığı (TAV) üçüncü terminal inşaatına İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda başlıyor. 22 Eylül’de temeli atılacak tesis, TAV portföyüne yer hizmetleri şirketi Havaş’ın satın alınmasıyla girmişti. 1 Temmuz 2006’da açılması planlanan Yeni Dış Hatlar Terminali 125 milyon Euro’ya mal olacak. TAV, terminali 6 yıl 8 ay 29 gün işletecek. Seyir teraslarının da bulunacağı 110 bin metrekarelik terminalde 10 köprü ve 4 check-in adası yer alacak.

THY Avrupa’nın en hızlısı

THY, ocak-temmuz ayları arasında taşıdığı yolcu sayısını yüzde 22.5 artırarak Avrupa«nın en hızlı büyüyen havayolu oldu. Avrupa Havayolları Birliği (AEA) tarafından yapılan araştırmada THY, yedi ayda 7 milyon 653 bin yolcu taşırken hava trafiği de yüzde 20.7 arttı. Doluluk oranları ise yüzde 73.4«e yükseldi.

Filolar büyüyor

Türk Sivil Havacılığı yoğun yaz sezonunu geride bırakırken 2006 için hazırlıklarına şimdiden başladı. Yeni şirketler arka arkaya kurulurken mevcut havayolları da filolarını yeni uçaklarla büyütüyor.

THY, Airbus A330’larından ilkini 24 Ekim’de teslim alıyor. Yeni boyamayla gelecek uçak, ilk milli uçuşunu İstanbul-Ankara arasında yapacak. Uçağın ilk dış seferi ise 29 Ekim’de New York’a gerçekleştirilecek. İkinci A330 15 Kasım’da filoya katılacak. THY ayrıca bu yıl 4 Boeing 737-800 teslim alacak.

Onur Air, yurtiçinde kullandığı MD88 uçaklarına ek aynı tip 4 uçak daha alacak.

Atlasjet, teslim aldığı iki adet Boeing 757-200«yle filosunu 17 uçağa, koltuk kapasitesini de 3 bine çıkarttı. Atlasjet aralıkta teslim almaya başlayacağı dört Airbus A319’la bu uçağın Türkiye’deki ilk kullanıcısı olacak.

SunExpress, filosunu Boeing 757-200 tipi uçaklarla genişletiyor. İlki teslim edilen 757’lerin kalan ikisi önümüzdeki ay hizmete girecek.

Antalya merkezli Inter Havayolları, 2006 sezonu için iki adet Airbus A321 almak üzere anlaştı.

Son günlerde arka arkaya kurulan yeni şirketlerle Türkiye’deki havayolu ve hava taksi sayısı hızla artıyor. TAV kurduğu şirketle hava taksi operasyonu yapacak. Hüseyin Yeğin’in sahip olduğu Fina Holding bünyesinde Fiba Air adında bir havayolu şirketi kuruldu.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI